ŞAŞIRDIM
Yapımcı Erol Köse ardında bir intihar mektubu bırakarak 16’ncı kattaki evinden aşağıya atlayarak hayatına son verdi.
Erol Köse’yi Türkiye’de ilk tanıyan isimlerden biriyim.
1980’li yıllarda Günaydın gazetesinin bünyesindeki 24 Saat gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü yapıyordum.
Bir dans ve şarkı yarışması düzenlemiştik.
Bu yarışmadan çok ünlenen iki isim çıkmıştı.
Yarışmada birinci olan Hakan Peker ve ikinci olan Komedi Dans Üçlüsü’nün lideri Erol Köse.
Bu iki isim TRT’nin de tek kanal olması sayesinde çok tanındılar ve uzun yıllar müzikleri ve dansları ile ayakta kaldılar.
Erol Köse daha sonra yapımcılığa girdi, başta Nez olmak üzere birçok ünlü sanatçı Erol Köse’nin şirketinden geçti.
Köse’yi en son 2004 yılında görmüştüm bir daha da görmedim.
Trajik ölümünden sonra haberleri izlerken nasıl şaşırdığımı anlatamam.
Çünkü Erol Köse ile iş yapmış ya da bir süre birlikte çalışmış çok sayıda sanatçının olumsuz hatta hakarete varan paylaşımları inanılmazdı.
Anlaşılan benim magazin dünyasına girdiği ilk yıllarda tanıdığım Erol Köse sonraki yıllarda korkunç derecede düşman kazanmış.
Bizde adettir ölenin arkasından konuşulmaz.
Ama ilk kez bir ölünün arkasından bu kadar yoğun tepki gösterilmesi de sanıyorum bir gerçeği ortaya koyuyor.
Çok sayıda sanatçı “bu kadarı da olmaz” dedirtecek biçimde ölünün arkasından konuşma cesareti gösteriyorsa Erol Köse demek ki gerçekten çok kötü işler yapmış.
Yazık, Allah kimseyi bu duruma düşürmesin.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Bahçeli’nin tanımlama hatası
Merakla bekliyordum Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasını.
Özellikle iktidarın Riyad bildirisi ile açıkça İran’ı kınamasından sonra Bahçeli’nin ne diyeceği elbette merak konusu olmuştu.
Bahçeli bu konuya değinmedi dünkü konuşmasında, bol bol Amerika ve İsrail’e çattı.
Amerika’ya “İran’da rejimi değiştireceğine önce İsrail’de rejimi değiştir” dedi.
Ancak burada bir tanımlama hatası var.
İsrail’de rejim değişmez ama hükümet değişir.
Ve inanıyorum ki eğer İsrail’de hükümet değişirse her şey daha farklı olur.
İran’da ise yönetimde değişiklik fazla fark etmez, mollaların yönetimindeki ülkede kim gelirse gelsin her şey yine aynı olur.
GÜNÜN SÖZÜ
Aaaa “İşsizler Ordusu” mu var?
Aaaa “Sürünen Emekliler” mi var?
Aaaa “Tutuklu Gazeteciler” mi var?
Aaaa “Rekortmen Enflasyon” mu var?
Hepsi yalansa, “Açız, Açız” diyen
milyonlar neden var?
Ahmet ÜSTÜN
BUNU YAZMAK GEREK
Ankara temasların merkeziymiş
Garip bir durum yaşıyoruz.
Süren savaş konusunda Türkiye’yi pek ciddiye alan yok ama yandaş medya sanki en güçlü aktör olarak AKP iktidarını göstermek için yoğun çaba harcıyor.
Bunu somut bir veriye dayandırmakta güçlük çeken yandaş medyanın imdadına Trump’ın “İran’la görüşüyoruz” sözleri yetişti.
Şimdi diyorlar ki “Ankara barış görüşmelerinin merkezinde, Riyad’a toplanan ülkeler arasında Türkiye de sayılıyor.”
Tamam da o zirveden İran’a kınama çıkmadı mı?
Barış görüşmeleri için Türkiye nasıl arabuluculuk yapacak ki?
Bİ SOR BAKALIM
Bir ayda ne danıştınız böyle?
Maliye Bakanlığı verilerine göre “tasarruf tedbirleri” sayesinde bütçemiz şubat ayında 24.5 milyar lira fazla vermiş.
Ancak verilerde ilginç başka bir rakam daha var.
Ocak’ta “müşavir firma ve kişilere ödenen” para 66 milyon 985 bin liraymış.
Şubat’ta rakam 4 milyar 566 milyon 655 bin liraya çıkmış.
Tam 66 katlık bir artış.
İyi de devlet şubat ayı içinde kime neden bu kadar danıştı acaba?
66 milyon liradan 4 milyar liraya çıkan bu danışmanlık ücretleri ile Türkiye ne kazandı?
Bir anda anormal paralar ödenen bu firmalar kimin?
YENİ ÖĞRENDİM
Yine kente çok uzak hastane
İzmirli bir dostumdan öğrendiğime göre Buca’ya da bir şehir hastanesi yapılacakmış.
Demek ki yeni bir rant kapısı daha aralanıyor.
İzmirli dostum yeni şehir hastanesinin Buca çıkışı Kaynaklar orman alanı olacağını söyledi.
Şöyle anlattı dostum durumu;
- Hastanenin kurulacağı yer otoban yolu üzerinde, bölgeye yakın 9 Eylül Üniversite kampüsü var. Bu bölgede trafik zaten keşmekeş bir de hastane yapılırsa Buca trafiği bu yükü kaldıramaz.
- Bayraklı şehir hastanesi yeterlidir, belediye otobüsleri ile her yerden kolaylıkla ulaşım sağlanmaktadır.
- AKP İzmir’e hizmet etmek istiyorsa, belediyenin yaptırdığı Buca Metrosu’na kaynak sağlamalıdır.