Yeni bir kampanya açmışlar.

Neymiş sosyal medya üzerinden Avrupa’da yaşamak özendiriliyormuş.

Öyle ki doktorlar bile Avrupa’da çöpçü veya garson olmayı tercih eder hale gelmiş.

Yandaş bir kanalda 15 dakika boyunca bu haberi izledim önceki akşam.

Türkiye düşmanları Türk gençlerini sosyal medya üzerinden kandırıyormuş, Avrupa’da tatlı hayat olduğunu çöpçünün bile doktordan daha iyi yaşadığını anlatıyormuş.

Haberde bu tür yayınlardan bir tane örnek bile yok.

Röportajlar yapılmış, gençler Türkiye’de doktor olmak yerine Avrupa’da garson veya çöpçü olmayı tercih ediyormuş.

Ama ne gariptir ki ortada belge bilgi herhangi bir video olmamasına rağmen gençlere “Neden Avrupa?” diye sormuyorlar bile.

Oysa herkes biliyor ki Türkiye’deki kötü ekonomi yüzünden üniversite bitirmek bile iyi bir hayat kurmak için yeterli değil.

Buna karşı medeni ülkelerde hizmet sektöründe çalışanlar bizdeki nitelikli işlerden daha fazla kazanıyor ve çok daha rahat yaşıyor.

Yandaş medya bu tür haberlerle iktidarın ülke ekonomisine verdiği hasarı gizlemeye, suçu yabancı ajanlara ve onlara kanan gençlere atmaya çalışıyor.

Yani oğlan mazbut ahali berbat denilerek iktidar gizli yağcılıkla kollanıyor.

Yersek tabii.

ŞAŞIRDIM

Rektörün eşini kim dövdü?

Yer Safranbolu.

Tarih 11 Ocak 2026.

Öğretmen olarak görev yapan E.K. saat 19.00 sıralarında Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine giderek “darp edildiğini” belirtiyor.

Yapılan muayene sonunda E.K.’nın şiddet gördüğü raporlanıyor ve hastane polisinin kayıtlarına “adli vaka” olarak işleniyor.

Peki bu haberin önemi ne?

Darp edildiğini söyleyerek hastaneye başvuran E.K., Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın eşi.

Rektörün eşinin “darp edildim” diyerek hastaneye başvurmasının üzerinden tam 19 gün geçmiş.

Ama hiçbir işlem yapılmamış.

Düşünebiliyor musunuz, 40 bin öğrencinin okuduğu bir üniversitenin rektörünün eşi dövülüyor ama çıt bile çıkmıyor.

Normal koşullarda bırakın rektör gibi önemli bir makamı işgal eden kişinin eşi olmasını, sıradan birinin eşi dövülse kıyamet kopar, en azından eşi ortalığı ayağa kaldırır.

Ama nedense Karabük Üniversitesi Rektörü şu ana kadar hiçbir işlem yapmamış.

Aile Bakanlığı’nın haberi var mı bilmiyorum ama olsa muhtemelen rektörden önce bakan duruma müdahale eder.

Niye hiç ses çıkmıyor acaba?

GÜNÜN SÖZÜ

Muhalif medyamıza neler oluyor?..

“Muhtar bile olamaz” manşetini atan gazeteci, muhalif medyada program yaparak, RTE’yi görmezden geliyor...

Anlayacağınız SZC’de bir şeyler mi oluyor?..

Ahmet ÜSTÜN

YENİ ÖĞRENDİM

Cennetin canına okuyorlar

Türkiye’nin cennet köşelerinden biri Marmaris’e yakın Selimiye köyüdür.

Eşsiz doğası, birbirinden güzel koyları ile dünyadaki tüm yatçıların da uğrak yeridir burası.

Elbette yatçıların uğrak yeri olması nedeniyle Selimiye’de daha önce yapılmış marina var.

Ancak şimdi bu cennet köşeyi mahvedecek yeni bir dev marina için çalışmalar yapılıyor.

Projeye göre üç yüzer iskele, yüzer dalgakıran, kazıklı beton platform ile geri sahada çeşitli kullanım alanlarının inşa edilmesinin planlanıyor.

Marinada 50 metreden büyük teknelerin de bulunduğu toplam 145 teknenin Selimiye Koyu’na bağlanması öngörülüyor.

Çevre sakinleri bu marinanın yapımına karşı.

Proje kapsamındaki “halkın katılımı toplantısı” ise yurttaşların protestoları nedeniyle yapılamadı.

Buna rağmen süreç devam etti ve 27 Mayıs 2025 tarihinde “inceleme değerlendirme kurulu” toplantısı yapıldı. Toplantı sonrasında ise projeye 22 Aralık 2025 tarihinde “ÇED olumlu” kararı verildi.

Bölge halkı ve çevre örgütleri, marina projesinin ekosistemi tahrip edeceğini, köyün temel geçim kaynağı olan turizmi ve yerel yaşamı geri dönülmez biçimde olumsuz etkileyeceğini kendini temizleme kapasitesi sınırlı ve koruma statüsüne sahip bir koyda bu ölçekte marina projesinin deniz canlıları ve kıyı ekosistemi açısından ciddi tehdit oluşturacağına dikkati çekiyor.

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Yakında şenlik var

Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonlarından “yeni itirafçılar” türedi.

Özellikle Bebek Otel’de düzenlenen alem gecelerine katılanların bir bölümü kendi paçalarını kurtarmak için itirafçı olmuş.

Bu kişiler savcılığa giderek yaşadıklarını isimler vererek anlatıyorlar.

Ayrıca Bebek Otel’in gizli kamera kayıtları da ele geçirilmiş durumda.

Demek ki çok yakın bir gelecekte pek çok ünlü ismin yaşadıkları zevk anları ile müşerref olacağız.