Mehmet Akif Ersoy, Ela Rümeysa Cebeci, Veyis Ateş, Ümit Karan, Muzaffer Yıldırım, Emel Müftüoğlu, Oktay Kaynarca, Hadise, Doğukan Güngör, İrem Sak, Aleyna Tilki, Danla Bilic ve kamuoyunun yakından tanıdığı onlarca şöhretli insan...

Son iki ayda “uyuşturucu kullanmak”, “yer temin etmek” gibi iddialarla gözaltına alındılar. Bu isimlerden bazıları tutuklandı.

Kamuoyu günlerce bu isimlerle ilgili soruşturmalarda sızdırılan özel hayat bilgileriyle meşgul edildi.

Hepsinin cinsel hayatı, alışkanlıkları, sevgilileri hakkındaki akıl almaz içerikler üzerimize boca edildi.

Türkiye’de uyuşturucu kullanımındaki artışın sorumlusu onlarmış gibi bir hava estirildi.

Bu gündem, emeklinin, asgari ücretlinin, vatandaşın yaşadığı derin yoksulluğu gündeme gelmesin diye günlerce kullanıldı.

***

Bu operasyonlarla ilgili görüşüm netti ve defalarca dile getirdim:

“Türkiye’de 1,8 milyon uyuşturucu bağımlısı var. Uyuşturucu kullanım yaşı 12’ye kadar düşmüş. Okul önlerinde torbacılar cirit atıyor. Baronlar ellerini kollarını sallayarak ticarete devam ediyor. Bizim yargımızla kolluk kuvvetlerimiz ise sorunun ana omurgasını bu şöhretli insanların oluşturduğuna inanmamızı istiyor. Bu tuzağa düşmemeliyiz. ‘Baronlar nerede’ diye sormaya devam etmeliyiz!”

Böyle düşünüyordum çünkü istatistikler Türkiye’nin geçmişte bir “transit ülke” konumundayken artık “varış noktası” haline geldiğini gösteriyordu.

Geçmişte, Afganistan İran istikametinden gelen uyuşturucu Avrupa’ya gidiyordu. Artık Afrika’dan Avrupa’dan Türkiye’ye uyuşturucu geliyor.

(22 Aralık 2025 günü NEFES’te kaleme aldığım “Şov devam etmeli” başlıklı yazımda Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Daire Başkanlığı’nın 2025’te yayınlanan raporuna yer vermiş, rapordaki çarpıcı verileri paylaşmıştım.)

***

İspanya Donanmasının Akdeniz’de yaptığı son operasyonunda yakalanan 10 ton kokain, günlerdir anlatmaya çalıştığım fotoğrafı netleştiren bir gelişmeydi.

Operasyonda el konulan gemide dört Türk vatandaşı da vardı.

Yakalanan kokainin Hollanda’da ve Brezilya’da uyuşturucu ticareti nedeniyle aranan Çetin Gören’e ait olduğu açıklandı ve Türkiye’deki operasyonla Gören ve altı kişi yakalandı.

Çetin Gören, kamuoyu açısından son iki ayda gözaltına alınan, tutuklanan gazeteciler, sporcular, işletmeciler, oyuncular kadar şöhretli biri değildi ama biz gazeteciler açısından ismi çok tanıdıktı.

Kendisi Hollanda vatandaşıydı ama Türkiye’ye kesin dönüş yapmıştı.

2007’de Brezilya’da tutuklanmış ve üç yıl cezaevinde kalmıştı.

2014’te Hollanda’da yakalanmış ve kefaletle serbest bırakılmıştı.

2016’da Türkiye’ye kesin dönüş yapmış ve AK Parti iktidarının ilan ettiği “Varlık Barışı” günlerinde Hollanda’daki servetini Türkiye’ye getirip mali sisteme dahil etmişti. O parayla şirket kurmuştu.

2018’de Hollanda ve Brezilya kendisini kırmızı bültenle ararken, Türkiye’ye getirdiği para ve yaptığı yatırımlar sayesinde Elazığ Valiliği tarafından kendisine iki ayrı silah için ruhsat verilmiş.

2020’de Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde “bataklık” ismi verilen bir operasyonda tutuklanmıştı.

Brezilya ve Hollanda’nın kırmızı bültenle aradığı bir dönemde Türkiye’ye gelen, varlık barışı sayesinde getirdiği parayı aklayan Çetin Gören, Ankara’da 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında 2022’de beraat kararıyla tahliye edilmişti.

Bugüne kadar 20 tondan fazla kokaini yakalanan bir şahsın, iki yıllık bir yargılama sürecinde beraat etmesi, herkesi şok etmişti

***

Gören bu defa da tutuklanabilir. Ancak büyük ihtimalle yapılacak yargılamanın ardından kısa sürede yine sokaklara dönecek.

Çünkü adli sistemimiz, bu baronları yargılarken siyasetçilere, gazetecilere, akademisyenlere, muhaliflere gösterdiği acımasızlığı pek sergilemiyor.

Zaten Hollanda’da, Brezilya’da ağız cezalar alan Gören’in Ankara’da görülen davada beraat etmesinin gerekçesi de “dava konusu paranın suç geliri olduğuna dair delil bulunamaması” olarak açıklanmıştı.

Uyuşturucu örgütlerinin gizlilik kodları nedeniyle mahkeme yine delil bulmakta zorlanabilir. Tahliyeler yine yakın zamanda gelebilir.

Bir defa daha altını çize çize yazıyorum:

Şöhretli insanların uyuşturucu testlerini, özel hayatlarını istediğiniz kadar gözümüzün içine sokun.

Gerçek de uyuşturucuyla mücadeledeki samimiyetsizlik de İspanya’daki gemide suç üstü yakalandı.