Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran savaşıyla birlikte hesapların bozulduğunu... Enerji fiyatlarının arttığını, belirsizliğin büyüdüğünü ve devasa kamu harcamalarına rağmen resesyon riskinin yeniden gündemde olduğunu açıkladı…
Bu demektir ki, kamu harcamalarına rağmen resesyon riski devam edebiliyor…
Yaklaşık 35 yıldır hep aynı şeyi savunuyorum:
“Paranın geldiği değil gittiği yer önemli…”
Kanıt, dünyanın 3. büyük ekonomisi Almanya…
Kamu harcamaları artıyor ama ekonomi resesyondan çıkmak bir yana resesyona giriyor…
***
Bir başka kanıt 100 yıl öncesinde yaşanan 1929 krizi…
ABD Başkanı Roosevelt burada John M. Keynes’in dehasını devreye soktu:
“Devlet, gerekirse anlamsız işler bile yaratarak insanlara gelir sağlamalıdır…”
Yani böyle durumlarda gelir arzı kısılmaz aksine ekonomiye yeniden kan (Para, gelir arzı olarak) pompalanmalıdır…
Ekonomi bazen akıl değil cesaret ister...
O büyük buhranda fabrikalar üretimi durdurdu çünkü insanlar harcayamıyordu çünkü çoğu işsizdi...
Yani sorun üretim değil, talepti…
Roosevelt’in New Deal programı tam da bunu yaptı... Köprüler, yollar, barajlar inşa edildi…
İnsanlara iş verildi… İş verilen insanlar harcadı... Harcama üretimi tetikledi...
Çark yeniden dönmeye başladı...
***
Ekonominin kalbi üretim değil, insandır… İnsan nefes alıyorsa ekonomi yaşar... Nefes kesilirse, en güçlü sistem bile çöker… Yani, kriz zamanlarında “önce ekonomi” diyenler yanılır...
Çünkü “ekonomi” dediğimiz şey, insanın ta kendisidir…
İnsan kazanmazsa ekonomi de kazanamaz
“Para var ama gelir yok” acı gerçeği modern ekonominin en büyük yanılgısıdır…
Milton Friedman isimli “dikta dönemi maliyecisi”, diktatörleri, “para arzını kıs, enflasyon düşsün” yalanına inandırdı… Bu nedenle o gündür bu gündür (1975’ten bu yana) merkez bankaları faizleri yükseltiyor ve ekonomiyi soğutmaya çalışıyor...
***
Oysa gözden kaçan kritik unsur, gelirin kendisidir zira gelir olmadan tüketim olmaz...
Tüketim olmadan üretim, üretim olmadan yatırım gerçekleşmez...
Üretici ürününü satamayacaksa, yatırım yapmaz...
Almanya örneği, kamu harcamasının tek başına yeterli olmadığını gösteriyor...
Harcamanın ekonomiyi canlandırabilmesi için, geniş kesimlerin gelirine dönüşmesi gerekir...
Aksi halde para, finansal sistemde veya sınırlı bir kesimde birikir ve reel ekonomiye sirayet etmez…
***
Enflasyon korkusuyla bastırılan gelir, aslında büyümenin de bastırılmasıdır…
Oysa üretim kapasitesi olan bir ekonomide gelir artışı, talebi ve dolayısıyla üretimi tetikler…
Unutulmamalı ki: ekonominin merkezinde para değil, insan vardır...
İnsan kazanmazsa ekonomi de kazanamaz.