Tarih, MS 260… Roma İmparatoru Valerianus, Pers hükümdarı I. Şapur ile yaptığı savaşta esir düştü…
Bu olay, iki ülke arasında tarihte bir ilktir… Yani, bir Roma İmparatoru ilk kez düşmana canlı olarak teslim olmuştur… Savaşın adı: Edessa’dır…
Sonuç: Roma için mutlak bir felâkettir...
Tarih, halkların birbirleriyle yaptıkları savaşlarla dolu ama… Bu savaş hakkında çok ilginç bir iddia var:
Valerianus’un boğazına erimiş altın dökülerek öldürüldüğü iddiası…
***
Tarihsel olarak oldukça problemli bir iddia bu ama iddianın kaynağı, Roma tarihçisi Lactantius…
Lactantius’un en bilinen özelliklerinden biri, Roma’nın pagan imparatorlarını eleştiren bir Hristiyan yazar oluşu... Yazdıklarının, tarih kadar propaganda da içerdiği…
Başka çağdaş kaynaklar da Valerianus’un öldürüldüğünü doğruluyor ama boğazına eritilmiş altın dökülerek öldürüldüğüne dair güvenilir bir kanıt yok…
Çoğu modern tarihçi: bu hikayenin büyük ihtimalle sembolik anlatı olduğunu, Roma’nın “altın hırsına” yapılmış bir gönderme olduğunu söylüyor…
Yani canlarım: bu sahne muhtemelen gerçek değil ama çok güçlü bir mesaj taşıyan efsane...
***
Şimdi, gerçekte Valerianus’a ne olduğuna geleyim…
Pers kaynaklarına göre: Pers Hükümdarı I. Şapur, atına binerken basamak olarak Valerianus’u kullanmış ve böylece onu aşağılamıştır…
Dikkat: bu anlatılar da Pers propagandası olabilir ancak, esir düştüğü ve esaret altında öldüğü kesin bilgi, nasıl öldüğü ise tartışmalıdır…
Tarihi: kazanan taraf yazar
Canlarım, tarihte gerçek ile hikaye arasında çok ince bir çizgi vardır...
Roma kaynakları, Pers kabartmaları, Hristiyan tarihçiler hepsi, aynı olayı farklı anlatır...
Çünkü tarih sadece yaşanmaz, yazılır ve çoğu zaman tarihi: kazanan taraf yazar ya da yazdırır...
***
Bugüne gelirsek: ABD ve İsrail’in İran politikası bir “tarihi intikam” olabilir mi?..
Kısa cevap: hayır...
Peki neden böyle algılanıyor?.. Çünkü insan zihni hikayeleri sever…
Ve şu bağlantıyı kurar: Antik Persler, bugünkü İran… Antik Roma ise bugünkü Batı Dünyası…
Yani, bu son savaşı “tarihi intikam” olarak tanımlamaya yeltenenler; eski düşmanlığın bugünkü intikam savaşını doğurduğunu savunuyorlar…
Ama bu, tarihsel olarak doğru değil...
Tarih anlatıları siyasette kullanılır...
Bugünkü gerilim: nükleer program, bölgesel güç mücadelesi, enerji yolları, jeopolitik denge…
Yani bugünkü mesele: ne Valerianus ne Şapur ne de 1800 yıllık bir hesap…
Mesele tamamen günümüz çıkarları ama dikkat!..
Tarih anlatıları siyasette değerlendirilir…
Burada önemli bir nüans var canlarım: tarihsel hikayeler, modern siyasette meşruiyet üretmek için kullanılır...
Nasıl mı?.. “Biz hep saldırıya uğradık” anlatısı, “onlar hep düşmandı” söylemi ve “bu bir medeniyet savaşı” iddiası…
Sözümün özü...
Bunlar belki gerçek değil ama çok etkili politik araçlar…
Toparlayayım: bugünkü savaşlar “tarihi intikam” değildir ama…
Tarih, bugünü anlamak için sık sık yeniden yazılır…
Unutmayınız: tarih bize sadece ne olduğunu anlatmaz…
Aynı zamanda insanların neye inanmak istediğini de anlatır…
Belki de en tehlikeli olan, gerçekler değil inandığımız hikayelerdir...
Çünkü bazen bir efsane, bir savaş başlatabilir…