Kararsız seçmen oranının birçok ankette yüzde 33’ün üzerine çıkması tesadüf mü?..

Hayır değil zira, kararsız seçmen toplamı neredeyse başlı başına bir siyasal aktör...

Abartmadan söyleyeyim: Bugün Türkiye’nin en büyük partisi, adı konmamış bu kararsızlar kitlesidir…

***

CHP’li kurmaylar, bu kitlenin önemli bölümünün AKP ve MHP tabanından koptuğunu, kopuşun temel nedeninin ise ekonomik sorunlar olduğunu söylüyor…

Bu tespit büyük ölçüde doğru ancak…

Bu seçmenin gerçekten CHP’ye yöneliyor olduğu görüşü ne kadar doğruysa…

Sadece iktidardan uzaklaştığı ama henüz hiçbir yere yanaşmadığı ihtimali de doğru...

***

Kararsız seçmenin yaşadığı duygu, ideolojik bir dönüşüm mü, yoksa derin bir hayal kırıklığı mı?..

Yıllarca “istikrar”, “büyüme” ve “güçlü devlet” söylemiyle iktidara destek vermiş geniş kitleler bugün: Çalıştıkça fakirleşiyor…

Çocuklarının geleceğinden endişe ediyor…

Sosyal adaletsizliğin sıradanlaştığını görüyor ve:

Bu tablo, sadakati değil sorgulamayı doğuruyor…

***

Ancak bu sorgulama otomatik olarak “CHP’ye giden oylar” anlamına gelmiyor…

Kararsız seçmen, CHP’ye bakıyor ama CHP’li olmaya henüz yürüyor sayılmaz...

Çünkü bu kitlede hâlâ güçlü bir çekince var:

“İktidar kötü ama muhalefet gerçekten daha iyisini yapabilir mi?.. Yapabilirse nasıl?.. Bunu neden anlatmıyor?..”

“Ne değişecek?” sorusu

CHP’nin son dönemde attığı bazı adımlar bu mesafeyi azaltıyor...

Sert ideolojik dil geri çekilir gibi oluyor…

Kimlik siyasetinden ziyade:

Hayat pahalılığı, adalet ve geçim sorunlarına odaklanılmış havası veriliyor ama…

Bir bakıyorum:

O havayı veren Özgür Özel gitmiş içine:

“Erdoğan” ya da “Baykal” veya “Kılıçdaroğlu” kaçmış Özel gelmiş…

***

Odak grup araştırmalarının rehber alınması tabii ki önemli ancak…

Burada şu risk var: Kararsız seçmeni “zaten bize geliyor” varsayımıyla okumak...

O seçmen henüz CHP’ye gelmiyor... Sadece kapının önünde duruyor çünkü kararsız seçmen CHP’den slogan değil, güven istiyor… Büyük lâflar değil, somut hayat vaadi bekliyor...

“Ekonomi düzelecek” cümlesi sadece bir temenni gibi duyuluyor…

Kararsız seçmen; mutfakta, kirada, faturada ne değişeceğini görmek istiyor…

En önemlisi de kendisine yukarıdan değil, yanından konuşulmasını talep ediyor…

Bangır bangır bağırıyor...

Bugün kararsızlık bir siyasal durak ama bu durağın sonu garanti değil…

CHP bu kitleyi gerçekten kazanmak istiyorsa… İktidarın hatalarına güvenerek değil…

Kendi ciddiyetini ve hazırlığını ikna edici biçimde ortaya koyarak yol almalı…

Çünkü bu seçmen korktuğu için değil, temkinli olduğu için kararsız ancak:

Gerçekten güvenirse, CHP’liliğe yürüyeceğini adete bangır bangır bağırıyor…