Sabır ve dua ile aşacaktık bu günleri… Sabır bitti. Dua kabul olmadı.
Eskiden bir söz vardı: “Devletin sözü senettir.” Fonzede o söze inandı; elinde senet, kapıda bekledi.
Senedin üstünde dört imza var.
Meclis’te görüştüler: 1 milyon!
Kanuna yazdılar: 1 milyon!
SPK karar aldı: 1 milyon!
Basına duyurdular: 1 milyon!
Cuma günü vade geldi. Hesaba bakıldı: 250 bin…
Kalanı? “Kasım ortasına doğru.” Hangi fonda ne kadar nakit var, kime ne zaman ne ödenecek? Yazmıyor.
***
Önce şunu söyleyeyim: 250 bin diye bir rakam hiçbir resmi kağıtta yok. Dekontlarda var. 800 bini olana 250 bin, 17 milyonu olana 250 bin…
Kanunda ne var? Küçük harflerle üç ibare: “Kurulca belirlenen fonlarda”… “Yapılabilir”… “Nakit yetmezse asgari bir tutar”…
Yani 1 milyon tavandı. Taban yoktu. Tabanı cuma günü öğrendik: 250 bin…
Kim belirledi, hangi hesapla? Soracağınız kurum SPK… SPK’nın başkanı yok; 19 Ekim’de istifa etti, ertesi gün görevden alındı, koltuk hâlâ boş.
Bu arada SPK için bir kavga dönüyor ki ne siz sorun ne ben anlatayım… Niye istiyorlar acaba o koltuğu? Çözümün cevabı işte burada saklı!
***
Peki fonun nakdi neden yetmedi?
Fonun adı “Para piyasası fonu”… Yani en tehlikesizi... Mevduat gibi... 170 bine yakın insan parasını oraya “Başıma iş gelmesin” diye koydu.
Para nerede duruyordu? Fonun son portföy tablosuna göre her 100 liranın 63 lirası “Ters repo”da… Ters repo nedir? Fon parasını birine ödünç verir, karşılığında teminat alır, vadesinde faiziyle geri alır.
***
Kime vermiş? KAP’a bildirilen son sözleşmelerde karşı taraf hep aynı: Fonu kuran grubun kendi aracı kurumu... Teminat ne? “Açıklanmadı.”
Fon 16 Eylül akşamı KAP’a “Temerrüt” bildirdi. Yani, “Ödeyemiyorum” dedi…
Türkçe meali; Para piyasası fonu diye satılan kasa, grubun kendine açtığı kredi hattı gibi çalışmış. Kasada nakit yerine senet varmış. Onun da karşılığı yokmuş.
Senede karşı senet! Fonzedeye verilen senedin karşılığı, vurguncunun imzaladığı senetmiş...
***
“Kalanı nereden gelecek?” diye sorarsanız, üç kaynak saydılar.
Birincisi fonda kalan “Nitelikli hisseler”... Ne kadar var? Cürmüm kadar!
İkincisi vurgunculardan geri alınacak para… Adalet Bakanı 187 milyar liralık haksız kazanç tespit edildiğini açıkladı. Geri dönen: 11 milyar... Her 100 liranın 6 lirası.
Nasıl isteniyor bu para? Gönüllü iade. Oysa sistem çok mantıklıydı; vurgunculara iade için rica edilmişti. Hayret valla, nasıl kabul görmedi?
Üçüncüsü el konulan malların satışı... Ne zaman satılır, kaça gider, kime düşer? Yazmıyor.
***
Bir de hiç sırada olmayanlar var. Cuma günü ödeme alan 235 bin kişi. Mağdur 455 bin... Hisse fonundakiler sıraya bile girmedi.
Girdiklerinde tavan 1 milyon olmayacak; çökmüş hisse fiyatı olacak. Bir hesaplamaya göre o fonlarda 100 lira yatıranın elinde 20-25 lira görünüyor. Bence onu bile alamayacaklar ama… Moral bozmayayım daha fazla…
***
Bu arada ara ödeme karşılığında pay iadesi yok; sonunda hesap kesilecek, 250 bin düşülecek... Yani parayı aldınız ama ne kadar alacağınızı hâlâ bilmiyorsunuz.
Bilinen ve kesin olan tek bir şey var. Ülkeyi soydukları yetmedi, bu sefer gittiler direkt vatandaşı soydular!
Diyeceğim son bir lafım var; ödemeler başladığına göre dosya kapanıyor sanıyorsanız, yanılıyorsunuz!