Penceremin perdesini havalandıran rüzgâr…

Sadece bana çalışma… Merkez Bankası’nın da penceresi var. Perdesi hep kapalı… Tam yanındaki duvarda da takvim asılı… Takvimde 22 Ekim’in üstü çizili: “İndirim günü.” Dün takvime baktılar, faizi bir puan indirdiler. Yüzde 36… Perdeyi yine açan olmadı.

***

Açsalardı ne görürlerdi?

Körfez’de savaş… Petrol 111 dolar, beş ayın zirvesinde... Suudilerin Aramco petrol tesisleri vuruluyor. Hürmüz’den geçecek her tanker için papatya falı bakılıyor. Yanacak, yanmayacak, yanacak, yanmayacak…

Petrol fiyatının nerede duracağını kimse bilmiyor. Merkez Bankası da bilmiyor. Nitekim kendi karar metnine yazmış: “Enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri sürüyor.”

Tamam bak, perde kapalı olsa da dışarıda olanı yazmış... Sonra ne yapmış? Faiz indirmiş! Niye?

***

Biraz uzağa baksalardı komşuları görürlerdi. Amerikan Merkez Bankası eylülde faizi artırdı; 2023’ten beri ilk kez… Aralıkta bir tane daha bekleniyor.

Avrupa Merkez Bankası bu yıl iki kez artırdı. İngiliz elini tetikte tutuyor, Japon’dan bile artırım bekleniyor. Dünya “Enflasyon geri geldi” diye evhamlanıyor… Biz? Biz enflasyonu hallettik havasındayız.

Neyle? Enflasyon daha yeni yüzde 30’un altına indi ya… Beş yıl sonra ilk kez… Oysa yılbaşındaki hedefleri 16’ydı... Hedefin neredeyse iki katı…

O “30’un altı” enflasyon ayrı mesele… Esas hikâye TÜİK marifeti…

***

Dışarısı böyle de içerisi iyi mi?

İçeride yangın var. Finans dünyası resmen birbirine girmiş durumda! Fon soygunu fena vurdu. Eylülden beri borsadan 156 milyar dolar buharlaştı.

Tera, karşılayamadığı iadelerin 300 milyar lirayı aştığını açıkladı. SPK Başkanı pazartesi akşamı “Sağlık sorunları” diye istifa etti, gece yarısı Resmî Gazete’yle görevden alındı. Daha beş ay önce atanmıştı. Öncekine soruşturma izni çıktı. Denetleyen kurumun başı beş ayda iki kez değişiyor... Buna istikrar demiyorlar, “Sirk” diyorlar.

***

Faizi hiç indirmeseler birilerinin gönlü kalacaktı... Bulmuşlar ara formülü: 100 baz puan indir, yanına da süslü bir cümle ekle, herkesi idare et!

Karar metnini okurken insanın gözleri yaşarıyor. Hele o meşhur cümle yok mu, tam çerçeveletip pencerenin diğer tarafındaki duvara asmalık: “Adımların büyüklüğü ve zamanlaması enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirlenecektir.”

Türkçe meali: “Faiz indirim kapısını araladık, ayağımızı da araya koyduk ama yarın öbür gün çarşı pazar iyice karışırsa ‘Biz zaten indirimlerin devamı için söz vermemiştik ki’ deyip sıyrılırız.”

***

Peki bir puan faiz indirimi kime yarar?

Vatandaşa mı? Karar metni “İç talep zayıf” diyor; yani millet alışveriş yapamıyor. Cebi boş adama bir puan indirim…

Ne ihtiyaç kredisi ucuzlar ne kira düşer ne market etiketi değişir. Bu indirimin ekonomide karşılığı yok. Karşılığı siyasette var: “Bakın, indirdik.”

O zaman bu hamlenin anlamı ne? Koca bir hiç!