Fon almadınız. TEFAS nedir bilmiyorsunuz. SPK’yı duydunuz ama ne iş yapar, emin değilsiniz. Güzel. Bu sayfa sizin için…
Çünkü bu memlekette 455 bin 758 kişinin parasının ne kadarını geri alacağı bir gecede belirsizleşti. Fon almayan da nasibini aldı… Borsa düştü, üç beş hissesi olanın birikimi de eridi.
Ama bu tablo bir gecede oluşmadı. Tarla gibi düşünün… Önce tohumu atarsın. Sonra suyunu verirsin. Başına bir bekçi dikersin. En sonunda hasadı kaldırırsın.
Tohumu yıllar önce attılar. Suyu biz verdik. Bekçi baştan sona tarlanın başındaydı. Hasat mı? Onu sona saklıyorum.
SİSTEM BÖYLE KURULDU!
Hisse, bir şirkete ortaklık kâğıdı. Borsa da bu kâğıtların alınıp satıldığı pazar. Fon ise ortak kumbara.
Binlerce kişi parasını aynı kumbaraya atıyor. Başına bir şirket geçiyor. Adına “Portföy şirketi” diyorlar. O parayla hisse alıyor, borç senedi alıyor. Kazanırsa beraber kazanıyorsunuz, kaybederse beraber kaybediyorsunuz.
***
Fonların alınıp satıldığı elektronik bir pazar var. Adı TEFAS. Bankanızın uygulamasını açıyorsunuz, listeye bakıyorsunuz, beğendiğiniz fona paranızı koyuyorsunuz.
Bu işlerin bir de denetçisi var: SPK. Yani Sermaye Piyasası Kurulu… Borsayı da fonları da o denetler. Başkanını ve üyelerini Cumhurbaşkanı atar. Erdoğan… İlişkili olduğu bakanlık Hazine ve Maliye... Mehmet Şimşek…
Normal fonun kuralı var: 100 liranın en çok 10 lirasını tek şirkete yatırabilir. Yumurtalar ayrı sepetlere…
Bir de “Serbest fon” var. Adı üstünde! 100 liranın 99’unu tek hisseye serbestçe koyabiliyor. Ya da koyabiliyordu.
Doğal olarak risk de daha yüksek. Bu kadar riskli ürünü herkes almasın diye bir kapı koymuşlar: Nitelikli yatırımcı olmak gerekiyor.
Peki niteliğin ölçüsü neydi? Finans diploması mı? Borsa tecrübesi mi? Risk yönetimi bilgisi mi? Yok... Paran varsa niteliklisin!
***
Uzun yıllar ölçü kabaca 1 milyon liralık finansal varlığa sahip olmaktı. Bu olayların ortasında SPK sınırı 10 milyon liraya çıkardı ama siz 1 milyonu aklınızda tutun. Zira hikâyenin güzel taraflarından biri burada başlıyor.
Nitekim 1 milyon liralık eşik yeni değildi. SPK kayıtlarında 2007’de de sınır 1 milyon liraydı. 2025’e gelindi... Hâlâ 1 milyon!
Bu sırada liranın başına gelenleri zaten biliyorsunuz. Yıllar önce ciddi servet sayılan 1 milyon lira, 2025 sonunda yaklaşık 23 bin dolar ediyordu.
Yani bir zamanlar zenginin geçtiği kapıdan, 2025’te tazminatını almış çalışan ya da birikimini kenara koymuş emekli bile geçebilir hale geldi. Ama tabelada adı değişmedi: “Nitelikli yatırımcı!”
İkinci adımı da SPK attı. 9 Mayıs 2019’da karar aldı: Serbest fonlar da TEFAS’ta satılabilecek. En riskli malı, en kalabalık pazara çıkardılar.
Para nereden geldi? Bizden! Enflasyon maaşı yerken para bankada durmaz. Millet bir umut borsaya koştu, fona koştu. 2019 sonunda borsada hissesi olan 1.2 milyon kişiydi... 2023’te sayı 8.6 milyona kadar çıktı!

FİYAT BÖYLE ŞİŞTİ!
Size şöyle anlatayım… Borsada bir şirket düşünün. 100 hissesi var. 80’i patronun kasasında, satılık değil. Piyasada dönen 20 hisse…
Bir fon geliyor, o 20 hisseyi topluyor. Elindekileri satmasın diye patron ile anlaşıyor. Satılık hisse kalmayınca fiyat ne yapar? Çıkar. Dün 10 lira, bugün 11, yarın 12…
Hisse çıktıkça fon “Kazanıyor.” TEFAS’taki listenin başına oturuyor: “Yılın birincisi!”, fonun sahibi “Finansın geleceğini şekillendiren lider” oluyor.
***
Emekli Hasan Amca uygulamayı açıyor, listeye bakıyor, tazminatını kazandıran o fona yatırıyor.
Fon, Hasan Amca’nın parasıyla ne alıyor? Yine aynı hisseyi! Fiyat yine çıkıyor. Liste yine parlıyor. Yeni Hasan Amcalar geliyor…
Ekranda servet büyüyor. İyi de o hisseyi o fiyattan alacak biri var mı? Yok! Alıcısı olmayan malın fiyatı olur mu? Olur… Satmaya kalkana kadar!
Bunu ben uydurmuyorum. SPK’nın kendi açıklamasında yazıyor: Bazı portföy şirketlerinin fonları, az hissesi dolaşan şirketlerde “Ekonomik gerçeklik ve şirket temel finansal büyüklükleri ile açıklanamayacak” fiyat hareketlerine yol açmış.
Türkçesi: Şirketin kazancıyla hissenin fiyatı arasında dağlar var!
11 KİŞİLİK FONA 102 BİN KİŞİ!
Bu hikâyenin baş oyuncusu Tera grubu. Aracı kurumu, fon şirketi, yatırım bankası var. Patronu Emre Tezmen. Tera’nın bir serbest fonu var. Kodu TLY…
2021’de kuruldu, yıllarca bir avuç yatırımcıyla yaşadı. 2024 sonunda fonda hâlâ 11 yatırımcı vardı. Basına yansıyan MASAK raporuna göre fonun neredeyse tamamı bu 11 yatırımcıdan ikisinindi… O ikisi de Tera’nın kendi şirketleri!
Tera bu fonu 7 Temmuz 2025’te TEFAS’a açtı. Açılmadan bir hafta önce içeride 159 yatırımcı vardı. Yıl sonunda 43 bin 228... Bu eylülde 102 bin 616!
Ne gördü bu insanlar? Listede şunu: Bu fona 100 bin lira koyanın parası bir yılda 4 milyon lirayı geçmiş. Ekranda tabii…
Aslında daha ilginci var. Tera, fonu TEFAS’a SPK’dan onay almadan açtı. Bunu da ben demiyorum, SPK’nın kendi bülteni diyor.
Peki SPK ne yaptı? Bir ay sonra izni verdi. On bir ay sonra da ceza kesti! Ceza ne kadar? 4 milyon 435 bin lira… Fon o günlerde ne kadar? 211 milyar lira…
***
Cebinde 211 bin lirası olan adama 4 lira 43 kuruş ceza kesmek gibi… Adam güler geçer.
Peki nitelikli yatırımcı yani bir milyon lirası olmayan? Zengin, fakir ayrımı yapmadılar. Fakirin de soyulmaya hakkı olmalı diye düşündüler. Ona da para piyasası fonu sattılar.
Para Piyasası Fonu parayı kısa vadeli borca yatıran fon… Vatandaş bunu “Bankadaki para gibi” diye alıyor.
***
Tera’nın para piyasası fonunda 167 bin kişinin 224 milyar lirası vardı. O para nereye gidiyordu? Fonun “Ödeyemiyorum” demesinden bir gün önceki resmi bildirime bakın: Vatandaşın parasının bir bölümü Tera’nın kendi aracı kurumuyla repo işlemindeydi.
SPK daha sonra sektör sorunları arasında “İlişkili taraflar arasında teminatsız borçlanmayı” da saydı. “Biliyoruz” dediler… Dokunmadılar!
Devlet görmüyor muydu? Kendi ağzından dinleyin…
4 Kasım 2025... Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borsacıların yıllık kongresinde kürsüde aynen şunu söylüyor: “Özellikle bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz. O alanda da bir düzenleme eksikliği olduğunu biliyoruz. Bu eksiklikleri gidereceğiz…”
Yani manipülasyonun da düzenleme açığının da farkındaydılar. Hangi fonlar? İsim vermedi.
Aynı gün dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül gazetecilere konuşuyor: “Eğer fonları bu şekilde kullanırlarsa ceza vermekten çekinmeyeceğiz.”
Burada duralım!
O kongrenin “Platin” sponsorlarından biri kimdi? Tera Yatırım! Salondakilerin boynundaki yaka kartının ipine kadar sponsor olmuştu… İşin kötüsü o gün ben de oradaydım!
Peki “Biliyoruz” dedikten sonra ne yaptılar?
Bir ay sonra Bakan’ın başkanlık ettiği komite toplandı, çalışma grubu kuruldu. Aralıkta 1 milyon liralık sınır 10 milyona çıktı; eskiden “Nitelikli” sayılanlara dokunulmadı!
TLY’nin yatırımcısı o karardan sonra da 43 binden 102 bine çıktı.
Fonlara sınır koyan kural ne zaman geldi?
Burası ilginç işte… MSCI, Haziran 2026’da Türkiye’deki hisse sahiplerinin şeffaf olmadığına ve yapay piyasaya dikkat çekti. Kasım ayındaki endeks incelemesine kadar somut ilerleme olmazsa Türkiye’nin izleme listesinden çıkartılacağını ekledi.
Meğer dış mihraklar bizi bizden çok düşünüyorlarmış iyi mi!
SPK 28 Ağustos 2026’da yeni fon kurallarını yayımladı.
FONLARI NE ZAMAN KAPATTILAR?
17 Eylül’de… “Biliyoruz” dedikleri günden o güne tam 317 gün!
O 317 günde ne oldu? TEFAS verilerinden hesapladım. Sonradan kapattıkları fonlarda 4 Kasım 2025’te 297 milyar lira vardı. Eylül 2026’da 822 milyar lira.
Bakan “Biliyoruz” dedi. Bekçi düdüğü 317 gün sonra çaldı! O arada bu fonlar 525 milyar lira daha şişti.
Hiçbir şey yapmasalar “Uyudular” der geçerdim. Uyumadılar!
O zaman soru daha ağır. Bakan’a da SPK’ya da soruyorum: Yaptıklarınız neden yetmedi? Yetmesin diye mi özellikle düzenlendi?
47 LİRALIK HİSSE 3 BİN 960 LİRA!
Destek Faktoring diye bir şirket var. Ne iş yapar? Esnafın çekini, senedini kırar.
Şubat 2025’te 47 liradan borsaya geldi. Getiren Tera’ydı. Sonra o hisse, Tera’nın fonundaki en büyük kalemlerden biri oldu. Tesadüf bu ya…
Şirketin kendi öz parası ne kadar? 13.3 milyar lira. Temmuz 2026’da borsanın biçtiği değer? 1 trilyon 250 milyar lira!
***
SPK 28 Ağustos’ta kuralı getirdi: Serbest fon parasını üç beş hisseye yığamayacak. Elindekini azaltacak. Doğru kuraldı. Geç geldi.
Çünkü “Azalt” demek “Sat” demek. Kime satacaksın? O fiyattan alıcı yok!
Kimi hisse düşmeye başladı. Parasını isteyen çoğaldı… Fon nakit arıyor, elindeki hisse satılmıyor…
15 Eylül: Pusula Portföy diye bir fon şirketi açıkladı. Bazı fonları, parasını isteyene ödeyemiyordu. Bunun adı temerrüt.
16 Eylül: Tera altı fonunun çıkış şartını değiştirdi. Fiyatı artık her gün değil ayda bir açıklayacak, parayı da 10 iş günü sonra ödeyecekti. Akşamına o “Bankadaki para gibi” para piyasası fonunun da ödeyemediğini duyurdu.
***
Tera’nın patronu Tezmen aynı akşam konuştu. Suçlu kimmiş? “Malum şer odakları.”
Sebep neymiş? “Yerli ve milli bir iradenin piyasada derinleşmesi.”
17 Eylül: SPK yedi portföy şirketinin 131 fonunu kapattı, tasfiye kararı verdi. Aynı gün Tera, TLY’nin de ödeyemediğini açıkladı. Bir gün önce sitesinde sadece bu fon için 243.6 milyar lira yazıyordu.
Ekranda servet var, kasada nakit yok!
***
Tasfiye ne? Fonun elinde ne varsa satacaklar, çıkan parayı içeridekilere bölüştürecekler. İşi iki bankaya verdiler.
Bütün fonlar değil ha! Bakan Şimşek’in verdiği rakam: Türkiye’de 2 bin 38 fon var; kapatılan 131’i…
İçeride kaç para var? Devlet tutar vermedi! Reuters’e göre 290 milyar lirayı aşıyor. Kabaca 18 milyar dolar…
SOYULANLARA NE OLACAK?
Devletin bugüne kadar söylediği şu: “İlk yatırdığınız para 1 milyon veya daha az ise “Ara ödeme” diye, yani avans olarak vereceğim. Önce para piyasası fonundakilere…”
Ne zaman? Kararda “İvedilikle” yazıyor. Yani “Hemen”… Takvimde öyle bir gün yok!
Alt tarafı milletin kendi parasını iade ediyorlar. İstiyorlar ki tüm akrabaları ölmüş olsun, tutunacak dalı kalmasın, başına taş düşsün, sakat kalsın, size minnet etsin!
Peki ya kalan para? Fonun elindeki hisseler kaça satılırsa… Tasfiye altı aya kadar sürebilir. Kaça satılır? Bilen yok. Hedef Holding hissesi 398 liradan 7 lira 80 kuruşa kadar indi! Oradan hesaplarsak fena…
Banka batsa bankadaki paranın sigortası var. Fonda sigorta yok.
“Risk aldı, oh olsun” diyen de var. Yatırımcının işi risk almak. Kuralsızlığın faturasını ödemek değil!
Girerken “En az 1 milyon liran olacak” dediler. Şimdi “Şimdilik en çok 1 milyon” diyorlar!
Bu krizin faturasını sadece fon sahipleri ödemiyor! Borsada hiç fon almamış, sağlam hisse almış adam da yandı.
***
Borsadaki şirketlerin toplam piyasa değeri 9 Eylül’de 477 milyar dolardı. 30 Eylül’de 375 milyar dolara geriledi.
20 günde yaklaşık 102 milyar dolar eridi. Oysa tasfiyedeki fonların toplamı kabaca 18 milyar dolardı…
“Ceza vermekten çekinmeyeceğiz” diyen eski SPK Başkanı Gönül 30 Eylül’de savcılıkta “Şüpheli” sıfatıyla ifade verdi. İfadeden önce kendi dönemlerinde gereken denetimi yaptıklarını söylüyordu!
Bu durumun nasıl fark edilmediğini sordular. Cevabı: “Halk teveccüh eder de bir hisseye yığılma olursa onu hemen ‘manipülasyon’ olarak sınıflandıramayız.” Köre sorsan gösterir, dilsize sorsan anlatırdı. Eski başkan sınıflandıramadı!
SPK’dan da bir hesap haberi geldi. Sorulan cinsinden değil, bankada açılan cinsinden! Bu fonlardan “Fahiş kazanç” elde eden, “Kendi isteği ile” getirip yatırsın diye…
Fahiş kazanç ne kadar? Kime göre fahiş?
PARA NEREDE?
Tarlaya dönelim. Tohumu atan belli; kuralı yazan bekçinin kendisi! Suyu veren belli; biziz. Saman da belli; 455 bin kişiye kaldı. Bir tek hasadı kimin kaldırdığını söyleyen yok!
Oysa kayıtlar duruyor. Kim, hangi gün, kaç liradan girdi, kaç liradan çıktı… Hepsi Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda yazılı.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan 1 Ekim’de Meclis’te konuştu: “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz.”
Güzel… Yedirmeyin de 455 bin kişi bugün hâlâ parasının hesabını soruyor.
Bu saatten sonra cevap verilmesi gereken soru: Yenmişi kimin yediği!