Özgür Özel ve ekibinin CHP’de kalma imkanı fiili olarak ortadan kalktıktan sonra kurulacak Yeni Parti herkesin dilinde. Herkesin bir fikri ve gönlünden geçen var. Herkesin gönlünden geçeni karşılamak zor olsa da maharet vatandaşı ortak müşterekte buluşturabilmekte olacak.
Anketler çıkmaya, anketler çevresinde bolca yorum yapılmaya başlandı. CHP’lilerin kaderi de CHP’li olmayan hatta yanından yöresinden geçmek istemeyenler akıl dinlemektir. Kurucu parti olmanın yükü diyip devam etmek lazım herhalde.
***
Yeni Parti ile beraber konu Türk aydının en sevdiği konuya geldi. Hani aydınımızın konfor alanı desek yeridir. Efendim CHP ne kötü bir partidir ki onun mirasını nasıl almamak taşımamak gerekir. Buna da tarihsel yükü taşımamak diyorlar. Hangi tarihsel yükten bahsediyorlar acaba? Kurtuluş Savaşı’ndan mı kuruluş mücadelesinden mi? Yahu 20 senelik AKP her türlü yanlışını da olur olur arada diye sahip çıkıyor da, 100 yıl önceki meselelerden kaçmak telaşı nedir?
Bir de Erdoğan’ın AKP’yi kurma süreci ve milli görüş gömleğini çıkardım retoriği örnek olarak gösteriliyor ki evlere şenlik. Yahu zaten Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı bu değil miydi, alakalı alakasız yakın tarihte olmuş her şeyin sorumluluğunu alıp, kimin adına ettiği belli olmayan şekilde özür dilemek, üstüne bir de helalleşme kampanyası başlatmak gömlek çıkarmanın ta kendisi değil miydi? Ne gömlekmiş çıkar çıkar bitmiyor. Her seferinde aynı Erdoğan’ın milli görüş gömleği örneği veriliyor ve CHP’lilere aynı önerilerde bulunuluyor. Her seçimde de maşallah bir gömlek çıkarılıyor. Soğan gibi partiymiş maşallah.
***
Bir de CHP’lilikten kurtulunursa seçmenin akın akın Yeni Parti’ye geleceği inancı var ki enteresan. Bu inanç totem gibi her seçim tekrarlanıyor bir noktada tutması umuluyor. Yahu bu seçmen aptal mı? Bu adamlar yıllarca CHP’yi yöneten adamlar şimdi ne oldu bir günde CHP’lilik düştü mü demeyecek mi? Bu hipotez 2023 seçiminde yanlışlanmadı mı? O dönemde 6’lı masada DEVA ve Gelecek partilerinin neden illa olması gerektiği mütedeyyin Anadolu seçmenine bağlandı da bu seçmen CHP’den korkuyor DEVA Gelecek burada durur CHP vekil listelerinde olursa akın akın oylar gelir dendi, yanlışlığı ortaya çıkmadı mı?
İranlı sinemacı Makhmalbaf’ın İran üzerine bir sözü vardır “bize başka bir halk lazım” diye. Valla bize başka halk değil de artık başka analistler lazım.
Analistler demişken Haluk Levent tartışması vesilesiyle artık şu gerçeği de konuşmak gerekiyor.
Türkiye’de dönem dönem bazı siyasetçiler ve kamuoyunun sevdiği isimler öyle bir kahramanlaştırılıyor ki zamanla eleştirilemez bir konuma taşınıyor. Bu kutuplaşma ortamında en küçük bir soru işareti dile getiren gazeteci ya da yorumcu; “satılmış”, “karşı tarafın adamı” yaftasıyla linç ediliyor. Muhalif kamuoyu kendi içinde bir sansür mekanizması geliştirerek gerçekleri kendi kendine perdeler hale geliyor.
6 Şubat depremleri sonrası süreçte, Haluk Levent’e en ufak bir eleştiri getiren herkes hükümetin değirmenine su taşımakla, bir tür davayı satmakla suçlandı. Gelinen nokta ortada Haluk Levent ilk örnek değil. Daha önce de birçok isim için aynı tabloyu gördük.
Bunda dijital medyanın da payı var. İçerik üreticisi ile izleyicisi arasındaki simbiyotik ilişki, birçok kişiyi takipçisinin hoşuna gitmeyecek cümleler kurmaktan alıkoyuyor. İzleyici dislike vererek, abonelikten çıkarak içerik üreticisini sadece kendi duymak istediğini söylemeye zorluyor. Bu durum kimseye fayda sağlamadığı gibi gerçekleri dile getirilmesini engelliyor.