Millet olarak ifade özgürlüğüne meftun olmadığımız ortada. Herkes kendi hassasiyetlerinin öncelenmesini ve bu hassasiyetlere dil uzatanların susturulmasını istiyor.

Bernard Lewis, Batı’nın özgürlük Doğu’nun ise adalet arayışını anlatır. İki kavramı bir kefeye koysak, önemine göre tartsak, hele şu günlerde adalet kefesi ağır basar. Adalet olmadan özgürlüğün olması mümkün değil. Ancak adalet özgürlükleri garanti altına almak için mi dizayn edilir yoksa özgürlükleri sınırlandırmak için mi?

Bizde adalet mekanizması iki ayak üzerinde duruyor. Birincisi devleti vatandaşa karşı her şart ve koşulda korumak. İkincisi hep devleti önceleyen ve vatandaşı ezen bu yapının korunması için popülist kurbanlar vermek.

Deniz Göktaş, daha önce defalarca yaptığı stand-up gösterisini YouTube’a koydu. YouTube’daki videodan kesitler alındı, X platformunda çokça paylaşıldı. X’te tepki alarak viral olmak tutuklanmanın anahtarı malum.

***

Dini hassasiyeti yüksek olanlar Deniz Göktaş’ın Kuran’ı Kerim ile ilgili yaptığı esprilerden alındılar ve cezalandırılması çağrısında bulundular. CİMER’e 185 ayrı şikayet gitmiş.

Göktaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili yapmış olduğu şakalar da gündem olduğu için, muhalifler Göktaş’ın stand-up gösterisini bir direniş biçimi olarak sahiplendi, Göktaş’ı bayraklaştırdı. Özgürlükler kısıtlandıkça en basit meseleler kutuplaşma vesilesine ve mücadele alanına dönüşüyor.

***

Bu sefer, Deniz Göktaş’ın cezalandırılmasını savunanlar, stand-up’çı Pınar Fidan olayını hatırlattı. Kendisi de alevi olan Pınar Fidan’ın alevilerle ilgili yaptığı espri infiale yol açmış. Fidan hakkında soruşturma başlatılmıştı. Deniz Göktaş üzerinden ifade özgürlüğü savunanlara, iktidara yakın yorumculular CHP’lilerin Fidan için yazdıklarını anımsatarak cevap veriyor. Madem Alevilik sizin kırmızı çizginiz, bizimki de Kuran’ı Kerim diyorlar.

Pınar Fidan hakkında ‘halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılamak’tan soruşturma açılmıştı. Deniz Göktaş, dini değerleri aşağılama ve Cumhurbaşkanı’na hakaretten tutuklandı.

***

Tamam kimse kimseyi aşağılamasın, insanlar hakaret etmeden meramını anlatsın. Ancak hakaret nedir, ne aşağılamaya girer? Bunun sınırları gitgide daralıyor, gün geçtikçe keyfileşiyor. Şaka yapmak bile toplumsal bir sorun haline geliyor.

Özgürlük yasalarla garanti altına alınsa da asıl sınırları zihniyette başlayıp zihniyette biten bir şey. Yasa koyucu ve uygulayıcılar dünyaya özgürlükçü pencereden bakıyorlarsa bir koşulda, bakmıyorlarsa özgürlüğü ana tehdit olarak görüyorlarsa aynı yasalar da olsa bambaşka koşullarda yaşıyoruz.