Gündemin açılım yasası ve yapılacaklara odaklanmasına rağmen, YENİ Parti’nin attığı her adım, iktidar partisi tarafından dikkatle izleniyor. Her açıklama, yapılan her miting, yapılan her bağış değerlendiriliyor. Özellikle, bağışların miktarından çok sayısı dikkat çekici bulunuyor.
Başkent siyasetinin son bir ayını bloke eden “Terörsüz Türkiye” projesinin yasa çalışmaları, partilerin Meclis performansı açısından değerlendirmeye tabi tutuldu.
***
AKP’li trollerin, açılım yasası üzerinden YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibi arasında çatlak oluştuğu şeklinde yürüttüğü kampanyanın aksine iktidar partisi içerisinde tam tersi yorumlar yapılıyor.
Özel’in oylamada milletvekillerini serbest bırakmasının nedenini çok iyi izah ettiğini söyleyen AKP’liler var. Durumu seçmen tabanına gayet iyi anlattığını düşünüyorlar. Çünkü birçok AKP’li vekil kendi seçim bölgesinde yaşayacağı sorunları açık açık anlatıyor.
“Yaz aylarında Orta Anadolu ve Karadeniz bölgesindeki vekillerimiz çok zorlanacak” diyen AKP’liler var. Tek umutları sürecin PKK şovuna dönüşmeden, az hasarla atlatılması.
***
Daha ilginç analizler, günlük gelişmeler üzerinden değil de tabanın eğilimi üzerinden yapılıyor. Aklıselim AKP’liler, tabandaki hareketliliğin, Özgür Özel ve ekibine yönelik duyarlılığın küçümsenmemesi gerektiğini, kendi parti yönetimlerinin bunu atladığını öne sürüyor.
YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından başlatılan bağış kampanyasına ilişkin değerlendirmeler ilginç. Bağışların miktarından daha önemli olanın, bağış yapanların sayısı olduğunu söyleyen iktidar partisi mensupları var:
- “Binlerce kişinin ilk günden az-çok elinde ne varsa vermesi önemli gösterge. Bu miktarı bir iki iş adamı tek bir bağışla karşılayabilir ama kitlelerin işe dahil olması açısından sayı çok önemli. Dar gelirli vatandaşın 100-200 lira vererek kampanyaya katılımı, siyaseten önemli mesaj. Biz de ilk yola çıkarken, bazı vatandaşlar alyansını atmıştı.
- Ayrıca bağışların AHBAP Derneği’nin yolsuzluk iddialarının bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde yapıldığını unutmayın. Birçok iş adamının şirketine yönelik soruşturma ve mal varlığını el koyma korkusuyla direkt yardım yapamadığını da hesaba katın…”
- İş dünyasında bir laf vardır; ‘Ölüm vadisini geçersen yaşarsın’. Özellikle teknoloji şirketleri, ilk kuruluş aşamasından sonra hem kadro hem finans hem de proje konusunda sınav verirler. Bu aşamaya ölüm vadisi derler. Onu geçen hayatta kalır.
- Aynı durum Özgür Özel ve YENİ Parti için de geçerli. Şu anda o sınavı veriyorlar. Halka tam nüfuz etmek için hem programlarını hem kadrolarını sağlam oluştururlarsa ölüm vadisi sınavını geçerler…”
***
Bu süreçle ilişkili konuşulan diğer konu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın tutumu. ‘Kapısı aralık kaldığı için’ trollere iyi bir malzeme olan Yavaş’ın net olmayan tutumunu eleştiren de var, doğru bulan da;
“Eninde sonunda YENİ Parti’yle beraber olacak. İYİ Parti’ye gitmez. AKP’ye gelirse anında yok olur gider. YENİ Parti’de lider adayı olma olasılığı var.
Ona yönelik soruşturmalara kimse inanmaz. Zaten toplumun yüzde 70’e yakını bu davaların siyasi olduğuna inanıyor.
Mansur Yavaş’tan önceki 100 yolsuzluk dosyası dururken, halka izah edemezler. Ankara’daki üç-beş kişinin ne düşündüğünün sokakta karşılığı yok…” sözleri de AKP’lilere ait!