Tüm bu yaşananlara yönelik en ilginç yorum, deneyimli bir siyasetçiden geldi;
“Sorun CHP’nin iktidara talip olmasında. Eskiden olduğu gibi CHP denge partisi olarak kenarda durup, iktidarı sağ partilere bırakmaya razı olsaydı, böyle bir operasyona maruz kalmazdı. ‘Siz, koltuk değneği olmaya devam edin, ülkeyi sağ partiler yönetsin’ diyen anlayıştan kaynaklanıyor. Bunun bozulma olasılığı görüldüğü için darbe gerçekleştirildi. Ne zaman CHP iktidara yaklaştı, ipi çekildi…”
Bu yorumu yapan siyasetçi CHP’li değil!
Türk siyasetinin zoraki tanıştığı mutlak butlan; ‘Bir işlem veya olayın gerçek dünyada (sosyal yaşamda) gerçekleşmiş olsa bile taşıdığı şartlar gereği hukuken hiç gerçekleşmediğini ifade etmek’ olarak tanımlanıyor.
Bu tanım, CHP’ye yapılanları tam olarak anlatıyor. Gerçekleşmiş bile olsa, hukuken engel olmak!..
***
CHP’ye yönelik darbe girişiminin sonuçları konusunda iktidar mensuplarının görüşleri ilginç…
Cumhurbaşkanıyla on gün önce yapılan toplantıda ortaya konulan argümanların bugünkü uygulamanın tam tersi olduğunu yazmıştık. O toplantıda, siyasi rekabetin normal yollardan yürütülmesi gerektiğini söyleyenler; Cumhurbaşkanının sadece dinlediğini de not ediyorlar.
“Toplantıdaki ruh hali ve hakim olan hava, bugün yaşananlarla hiç örtüşmüyor. Şimdi anlıyoruz ki; ortada bizim bilmediğimiz bir anlaşma var. O da Cumhurbaşkanıyla Kemal Kılıçdaroğlu arasında. ‘Ben sana engel olmayayım, sen de CHP’yi bana ver’ denmiş gibi…”
***
Bu yorumu yapan AKP’nin karar vericileri, her şeyin dışında kaldıklarını bir nevi kabul ediyorlar. Konu ne son MKYK toplantısında ne MYK toplantısında tek kelimeyle geçmiyor. “Zaten böyle kararlar, oralarda alınmaz. Arka kapı diplomasisi var. Oluşturulmuş küçük gruplar üzerinden yürütülüyor işler…” diyebiliyorlar.
Hukukçu siyasiler bile “Mutlak Butlan kararını okuduğunuzda çok kapsamlı olduğunu görürsünüz. Talep edilenden daha fazlasını karara bağlamış mahkeme. Talep tek bir kongreyle ilgili, karar ise daha geniş, tüm yolları kapatmak üzerine yazılmış. Hukuken ciddi sorunlu” yorumu yapıyorlar.
***
Bu durumun siyasi sonuçlarına gelince;
Bazı AKP’lilere göre, artık meclis çalışmaz, kilitlenir. Operasyonlar nedeniyle CHP’liler, artık hiçbir çalışmaya yol vermez. Bayram sonrası itibariye Meclis’ten yasa çıkması iyice zorlaşır. Temmuz’a kadar tam bir kaos yaşanır. Bu ruh hali devam ederse, Terörsüz Türkiye çalışması da zora girer.
Senaryolara göre, son kertede, Özgür Özel ve ona desteğini açıklayan milletvekilleri ve belediye başkanları yeni bir parti kurabilir. Yeni bir muhalefet blogu oluşabilir. Bu blokta da İYİ Parti ve Zafer Partisi olabilir. Bu yapı, sokakta olmaya ve Türkiye’yi dolaşmaya devam ederse iktidarı zorlar.
Tabi böyle bir oluşumun, ‘yargı yoluyla’ rahat bırakılmayacağını iddia edenler de var.
***
Öte yandan, Kılıçdaroğlu sayıları 40’a kadar çıkabilecek milletvekilleriyle hem muhalefet yapıyormuş gibi görünüp hem Cumhurbaşkanına ihtiyacı olan her türlü desteği verebilir. Eskiden olduğu gibi ‘koltuk değneği’ partililerle iktidarın ömrü uzatılabilir.
İktidar ömrünü uzatamadığı yerde, gelecekte kendisine hesap sormayacak yapılarla anlaşmalar yaparak, yeni bir ‘orta yol oluşumunun’ kapısını aralar, aldığı güvencelerle yerini başkasına bırakabilir.
Senaryolar muhtelif.
Gerçekte olan ise, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez en güçlü rakibini, yargı eliyle sahadan silmeye çalışan, demokrasi ve ekonomide yarattığı sonuçları önemsemeyen bir iktidar var. Bedelini kim ödeyecek, göreceğiz…