Açılım sürecinin ivme kazanmasında, iki hafta önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan, ilgili kurumlar başta olmak üzere siyasilerin katıldığı uzun ve tartışmalı toplantının etkisi oldu. MİT destek verdi, farklı düşünen siyasiler ikna edildi.

TBMM’nin tatile girmesinden önce, Terörsüz Türkiye projesinin ilk yasasının çıkarılma noktasına gelmesi önemli bir adım olarak nitelendiriliyor. Çünkü, ilk adımın ekime kalacağı inancı yaygınlaşmaya başlamıştı.

Hem iktidar partisi mensupları hem DEM temsilcileri, iddialı değerlendirmeler yapmaya başladılar. Devletin ilgili kurumlarının hazırladığı metnin, siyasi değerlendirmesi yapılıyor. Ancak bundan önce İmralı’nın desteğini almak için Abdullah Öcalan’a sunulduğu ve karşılıklı mutabakat sağlandığı öne sürülüyor.

Yasa metninin, ‘suça karışmayan örgüt üyeleriyle’ başlayıp, ‘davası sürenlerle’ devam eden dar bir kapsamda olması büyük olasılık. Sonraki aşamaların gelişmelere bağlı olarak yeni yasama dönemine bırakılmasında tarafların rızası oluşmuş gibi.

Öte yandan, yasama planlamaları yapılıyor. Düzenlemenin TBMM’ye gelmesiyle yasalaşması arasında en az 15 güne ihtiyaç olacağı hesaplanıyor. Meclis’in temmuz sonu kapatılması kararının bu yasa için değiştirilmeyeceği, böyle bir adımın kamuoyunun tepkisini çekebileceği savunuluyor.

Bütün bu taşların, AKP’nin Sapanca kampından iki hafta önceki geniş kapsamlı toplantıda MGK’nın değerlendirmesi ve MİT’in olumlu raporunun sonucu döşendiği biliniyor.

İlgili kurumlar, ilgili siyasiler, hukukçu vekiller ve bölgeyi iyi bilen isimlerin katıldığı uzun toplantı sonunda, ‘ara formüle’ ulaşıldığı aktarıldı. O toplantıda, konunun tüm yönleriyle ele alındığı, saatler süren ciddi tartışmalar yaşandığı verilen bilgiler arasında.

Yasanın içeriği kadar, iktidar partisi mensuplarının bu düzenlemeye bakışını ortaya koyan analizlere gelince...

Tabanın tepkisini yönetme, doğru zamanlama, seçmenin nasıl ikna edileceği gibi konulara kafa yoruluyor. İşte değerlendirmeler;

- “Birçok arkadaşımızın kafası karışık. Onu yönetmek için zamana ihtiyaç var. Eğer bir adım atacaksak, şimdi yapmalıyız ki; sonuçları önümüzdeki bir yıl içinde görülsün ve yumuşama sağlansın.

- Diğer yandan, muhafazakar Kürtlerin tepkisini yönetmek zorundayız. Bize geçmişte oy veren bu kitle için öncelik Kürt kimliğidir. İktidar olarak ikircikli davranınca, bizden uzaklaştılar. Güneydoğu bölgesinde ciddi oy kaybettik.

- Aylar önceki ivmeyi kaybetmiştik. DEM’liler beklentiler nedeniyle TBMM’de muhalefet yapmıyorlar. Hazır böyle bir ortam varken, gerekli adımlar atılmalı.

- PKK’lılar bile PKK’dan kurtulmak istiyor. Bundan daha uygun bir zaman olamaz. Ortadoğu coğrafyasında artık kendilerine yer bulamıyorlar. Son 6-7 yıldan beri etkisiz ve güçsüzler.

- Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara şu anda Araplara yanaşıyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudilerle işbirliği yapıyor. Dolayısıyla ABD’ye yakın. O coğrafyada ABD tarafından beslenen örgütlere ihtiyaç kalmadı. Bunlardan biri de PKK.

- Terörsüz Türkiye projesi hayata geçirilirse, çok uzak olmayan bir gelecekte siyasi suçluları kimse içerde tutamaz. Onlar için de kapı aralanacaktır…”