Türkiye ekonomisinin kritik eşiklerden geçtiğinin en iyi göstergelerinden biri Boğaz’da yalı furyasıdır. Bir yaprak dökümü gibi yalılar satışa çıktığında kaybedenler Boğaz’ı terk ederken, kazananlar yalı yeni adreslerine taşınır. Cumhuriyet tarihinin hemen tüm kritik dönemlerinde bu tablo hiç değişmemiştir.
O yalıları bir asır elinde tutmayı başaran aileye pek rastlanmamıştır. Bu bir devr-i Saadet’tir; eskiler toparlanır gider, yenileri gelir.
Boğaz’ın sağına soluna inci taneleri gibi dizilmiş o güzelim yalılar bir kez daha servetin el değiştirdiğine tanık oluyor. Popüler yalılar gazete sayfalarında boy göstermeye başladı. Yine “Satılıyor”, “satışa çıktı”, “el değiştirdi” haberleri geliyor.
Yükünü tutan zenginler, iktidarın eteklerinde büyüyenler, biraz semirdiklerinde gözlerini İstanbul Boğazı’na diker. Artık Etiler, Levent, Riva onlara dar gelmeye başlar. Loftlara, çiftliklere, villalara sığamaz olurlar, bir Boğaz sancısı başlar, yalı peşine düşerler.
FİYATI 6 MİLYARI BULUYOR
Şu anda Boğaz’da fiyatı 6 milyar liradan başlayıp 1 milyar liraya kadar olan 45 kadar yalı satılıyor. 40’tan fazla “yalıcık” ise 1 milyar lira ile 500 milyon lira arasında değişen fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor.
Cumhuriyet kurulduğunda o yalılarda saray erbabı yaşıyordu. Osmanlının çöküşü ile onlar sırasını savdı, yerini Cumhuriyet ile yükselen zenginler aldı. 1940’tan itibaren vergi kıskacına alınan gayrimüslimler Boğaz’ı terk etmeye başladı. Sıra sanayinin yeni devlerine, siyasetin zirveye taşıdığı isimlere gelmişti. Bir sürede onlar yalı sefası sürdü. 70’lerin sonlarında banker çıkıp geldi, onlar batarken, bu kez finansın devleri Boğaz’ı mesken tuttu.
AKP’nin iktidara gelmesiyle yalılar bir kez daha el değiştirmeye başladı. İktidarın etrafında palazlanan müteahhitler, Anadolu kaplanları yeni müdavimler oldu. Yakın komşuları da Rus oligarklar, Azeri multi milyonerler ve tabi ki Katarlı elitlerdi.
Mesela son yıllarda yalı sahiplerinin arasına Katar Emiri’nin kayınpederi Abdulhadi Mana Al-Hajri, Azeri petrol kralı Mübariz Mansimov, Katarlı Omar Al Fardan, Azeri Mübariz Mansimov katıldı.
Yoğurt devi Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya, 2024’te yalı aldı. Rus milyarder Roman Abramoviç de 1.5 milyar lira ödeyerek onun kiracısı oldu. Yeni zenginlerden Yemeksepeti’nin eski CEO’su Nevzat Aydın da Boğaz sefası sürenler arasına katıldı.
Biraz daha geriye gittiğinizde İranlı Reza Zarrab ve Behram Eromi karşınıza çıkar. Devrini tamamlayan Akın İpek’in yalısının da geçen yıl 1 milyar liraya satıldığını hatırlatmakta fayda var.
Tabi bir de her dönemin vazgeçilmezi servetinin kaynağı belirsiz isimlerdir. Onlar sessizce yerleşir yalılara. Ancak kaderleri değişmez. Kaybedenler gider, kazananlar onların yerini alır.
TAPUYA BAKARSAN GÖRÜRSÜN
Kolay servet biriktirenin, parasının hesabını bilemez hale gelenin kim olduğunu merak ettiğinde yalıların izini süreceksin. Onlar her şeyin en iyi göstergesidir. Birilerinin dün kim, bugün kim olduğunu görmek istiyorsan tapudan daha iyi bir gösterge bulamazsın. Türkiye’nin kalburüstü milyarderlerinin profilini çıkarmak, paraya ve siyasete yön verenlerin kimler görmek için daha İstanbul Boğazı’ndan daha güzel bir adres yok.