Çocukluğumuzda ilk öğrendiğimiz şeylerden biri neydi?
-Elmayla armut toplanmaz!
Ama Türk medyasındansanız, üstelik yanaşmaysanız, toplamakta, çıkarmakta, bölüp çarpmakta sınırsız bir özgürlüğe sahipsiniz demektir! Uzun yıllar önce Genelkurmay’ın “kalbi” olarak tanıtılan Seferberlik Bölge Başkanlığı’nın baskına uğramasıyla birlikte, malum medyada şu manşetler atılmıştı:
-Gladyo’ya baskın!
Kampanya müthişti; eski defter açılmış Ecevit’ten, kontrgerilla üstadı Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu’ndan alıntılar yapılmıştı. Elmalarla armutlar bir güzel toplanıyor, servis ediliyor ve afiyetle yememiz isteniyordu! Akıllara seza bir kumpanyaydı aslına bakılırsa…
-Demek ki bu tetikçilere önce biraz tarih bilgisi vermek gerekiyordu!
“Soğuk Savaş” yıllarının gözde ABD projesi!
Doğruydu; o zamanki adıyla Özel Harp Dairesi, soğuk savaş yıllarında ABD’nin dayatması ve desteği ile komünizme karşı ordu içinde yapılandırılmıştı.
Yalnızca Türkiye’de değil, NATO ülkelerinin tümünde oluşturulmuştu bu yapılanma. Ortak adı ise Gladyo idi!
Neredeyse yarım yüzyıl boyunca bu yapı her türden pisliğe de bulaştı. Kendi tetikçilerini, provokatörlerini yarattı. Örneğin 6-7 Eylül olayları, 12 Eylül karşı devrimi için yaratılan provokasyonlar, katliamlar vb… Ecevit, bu birimin tüm ödeneğinin uzun yıllar ABD tarafından karşılandığını öğrendiğinde dehşete kapılmıştı!
12 Eylül sonrasında da yurtseverlerin evlerinden toplanıp işkencelerden geçirilmesinde, toplumun sindirilip, Türk-İslam sentezinin yerleştirilmesinde de bu birimin büyük emeği vardı!..
-Planlamalar hep ABD’den, uygulama ise eksiksiz şekilde Özel Harp Dairesinden geliyordu…
Sovyetler Birliği’nin 90’ların başında çökmesiyle birlikte “eski güzel günler!” de sona erdi. Sonrasında “Küreselleşme” adı altında üçüncü dalga emperyalizmin Türkiye’yi de hedef aldığını önce askerler fark etti.
-Bu aynı zamanda ABD’den bağımsızlaşmanın da miladı oldu.
Bizi ancak yine biz kurtarırız!
İlk Irak harekâtında Turgut Özal’ın ABD’ye destek sözünü hiçe sayan ve istifa ederek felaketi önleyen zamanın Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay kanımca en net örnekti… Özel Kuvvetler Komutanlığı da bu tarihten itibaren yeniden yapılandırıldı. İçindeki Amerikancılar temizlendi. İşgal ve savunma halinde yerel güçleri organize edecek konuma süratle kavuşturuldu.
ABD’nin “Milenyum 2000” tatbikatında düşman ülke ve yenilmesi gereken düşman asker kimdi sanıyordunuz? Pekii, bugün Özel Kuvvetlerin, büyük resimde ise TSK’nın diz çökmesini planlayan, senaryoları işbirlikçilerin eline tutuşturup var gücüyle destek veren kimdi?
Gelelim yakın geçmişe… Ordunun baştan aşağı “yeniden yapılanması” gerektiğini, hatta daha da ileri giderek “lağvedilmesini, yeni ordu kurulmasını” kimler ısrarla yazıp, çiziyordu?
“Yetmez ama evet” sloganının mucitleri kimlerdi, Ergenekon kumpasını pişirip millete servis eden hangi “Gladyo uşaklarıydı!” Zamanın AB Komiseri hanımefendinin “sevgilim” dedikleri, Kumkapı meyhanelerinde kafa çektiği “Liberal paydaşları”, Abant toplantılarında zarf içinde 3-4 bin dolarları hiç utanmadan ulufe olarak alanları anımsıyorsunuz değil mi?
Bugünden geçmişe baktığımızda art arda birçok oyun, komplo ve baskı ile karşılaşan bir ülke fotoğrafı çıkıyor önümüze…
ABD bu kez de bir Hitler özentisi faşistin yönetiminde Türkiye dahil tüm dünyayı bir “Yeni Orta Çağ”a mahkûm edebilecek kanlar içinde bir oyunu İsrail ile sahneye koymuş durumda…
Şimdi yaşamsal olan serinkanlı ve birlik içinde olmaktır. Ve tabii bu ortamda Gladyo’nun tekrar hortlamış olması da gayet doğal, yeni uşaklar bulması da! Sakın aldanmayın:
-Gladyo dedikleri, bugün bu iğrenç oyunu dışarıdaki efendilerinin talimat ve desteğiyle oynayan soysuzların sıfatıdır!