Yunan mitolojisinde “felaketin başlangıcı” anlamına gelir…
Pandora’nın kutusu açıldığı an kutunun içindeki büyük kötülükler dünyaya yayılır ve insanlık bir daha rahat ve huzur göremez!
İşte, ABD-İsrail haydutluğunun İran’a saldırısı da hem Ortadoğu’da hem de dünyada önü alınması çok güç, milyonlarca insanın katledileceği, yeni “kinlerin” biriktirileceği bir sürecin tetikleyicisi olma payesine ulaştı!
Bir tarafta Cenevre’de sürdürülen barış görüşmelerinin aslında nasıl bir alçakça göz boyama olduğu anlaşıldı, diğer tarafta ise yine mazlumların, çocukların, sivillerin hedefe oturtulduğu bir kirli savaş başlatıldı!
-Kısacası Mitolojideki düşsel “Pandora’nın kutusu” tüm haşmetiyle açıldı!
İsrail’in çok uzun zamandır beklediği İran seferi, cumartesi sabahı tam da sahur sonrası başlatıldı… İsrail füzelerle, ABD uçaklarla İran’ı yoğun bir ateş altına aldı; sonrası adım adım felakete ilerleme adımlarını getirdi:
-Önce İran’daki bir kız okulu yakalandı bombalara, alınan bilgilere göre tam 150 kız çocuğu parçalanarak yaşama veda etti…
-İran, 7 Arap ülkesindeki Amerikan üslerine füze yağdırdı. Katar, Bahreyn, Kuveyt, Irak, Ürdün, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, yağan füzelerden nasibini aldı… Kısa bir süre sonra bu ülkelere Kıbrıs Rum Kesimi de dahil oldu…
-Bu daha başlangıçtı!
Yalnızca Hamaney değildi öldürülen!
Gün boyu ve gece devam eden karşılıklı saldırılar sonrası ABD Başkanı ve İsrail Başbakanı müjdeyi verdi:
-Dini lider Hamaney öldürüldü!
Hemen ardından İran Genelkurmay Başkanı’nın saf dışı edildiği İsrail ordusu kaynakları tarafından ilan edildi. Daha başka isimlerden de söz ediliyordu. Peki nasıl oluyordu da en zirvedeki isimlerin ölümleri en kısa sürede düşmanın eline geçiyordu?
Çok basit; tıpkı geçen yıl yapılan 12 gün saldırısında olduğu gibi Tahran’da, İsfahan’da ya da Kum kentinde MOSSED ve CIA ajanları kol geziyordu da ondan!
İddiaya göre Hameney’in öldürülmesinden hemen sonra cesedinin fotoğrafı çekilip Netenyahu’ya gönderilmişti! Diğer bir deyişle İran en gizli sığınaklara bile sızabilen bu casuslarla baş etmeyi yine becerememişti!
Bu arada İran dünyanın beşte bir oranında petrolünün geçiş yaptığı Hürmüz Boğazını kapattı. Bu da işin ekonomik felaket boyutlarını işaret ediyordu!
İran’daki rejimi devirip halkı özgürleştireceği palavrasıyla saldırıyı başlatan ABD-İsrail kardeşler Hamaney’i yok etti etmesine ancak yerine ondan daha katı, daha acımasız bir figür onun koltuğuna oturtuldu!
-Ayetullah Alirıza Arafi!
Ve son dakika haberi: 99 yaşındaki Büyük Ayetullah Nasir Mükerrem Şirazi, ABD ve İsrail’e karşı cihat ilan etti… Hemen ardından da İran füzeleri Kudüs’ü vurdu. Çok sayıda ölü ve yaralı haberleri art arda geliyor…
Küresel sömürü bitmeden bu vahşet bitmez!
Yukarıda yazılanlar bu vahşetin günlük yüzü…
Dikkatle düşünün; Ortadoğu’da, Afrika’da Latin Amerika’da, Uzakdoğu’da hatta Avrupa’nın göbeğinde insanlığı katleden kimler?
Barış Havarisi pozundaki ABD’nin İsrail ile birlikte İran’a saldırmasının ardındaki gerçek ne? Sakın İsrail’in Amerikan Büyükelçisi Mike Huckbee’nin daha birkaç gün önce söylediği şu sözler olmasın:
-İncil ve Tevrat’a göre Ortadoğu bölgesi, tanrı tarafından Nil Nehrinden Fırat Nehrine kadar “vadedilmiş topraklar” olarak Yahudilere sonsuza dek verilmiştir. İsrail’in tümünü alması iyi olurdu. Çünkü teolojik ve tarihsel olarak, kutsal yazılara göre, bu Tanrı’nın onlara vaat ettiği topraklardır!
Şu alçaklığa, şu orta çağ kafasına bakar mısınız? Gözü doymayan kapitalizmin sonu gelmedikçe, Küresel emperyalist sömürü bitmedikçe insanlığın çektiği ve çekeceği çile de maalesef bitmeyecek…
-Bu vahşeti bitirecek olan biricik güç ise yine insanın kendisi!