CHP siyasetinin bir bölümü, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş etrafında dönüyor dersek yalan olmaz.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun 21 Mayıs’ta CHP’nin başına tekrar dönmesiyle birlikte tartışma alevlendi.
Hem Kılıçdaroğlu hem Özgür Özel kanadı, Mansur Yavaş’ın kendileriyle hareket etmesini istiyor.
Peki Yavaş ne yapacak?
Türkgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Müftüoğlu geçen hafta salı günü benim de katıldığım Habertürk canlı yayınında şu kulis bilgisini paylaştı:
“Yavaş, Özgür Özel yeni parti kursa bile CHP’den ayrılmayacak.”
O sırada başka bir kanalda da Yavaş’ın Özel ve arkadaşlarıyla birlikte hareket edeceği konuşuluyordu. Bir başka kanalda da Yavaş’ın hala karar aşamasında olduğuna dair kulis bilgisi dolaşımdaydı. Bu haberleri izleyen Mansur Yavaş da yakın çevresine, sonra da bana “Hangi birini yalanlayayım, herkes konuşuyor. Karar olursa açıklama yaparım” dedi. Bunun üzerine ben de pazar günü çıkan yazımda Özgür Özel çevresinden aldığım bilgileri aktardım.
Özgür Bey de adaylar içinde var mı?
Şunu net söyleyebilirim: Özgür Özel anketlerde yüzde 60’ı görse ve kazanacağını düşünse çekinmeden aday olur. Ama somut durum bu değil. O, 2023 seçimleri öncesinde yapılan hataya ya da Kemal Bey’in hatasına düşmek istemiyor. “Kazanacak aday” konusunda kararlı ve en geniş mutabakatla, İYİ Parti, Zafer Partisi, Kürt oyları -bakın DEM yönetimi demiyorum- yeni parti ve CHP’ye oy vermeyi düşünen kitleyle Mansur Yavaş’ı aday göstermek en doğru seçenek olarak önünde duruyor.
Özgür Özel: Tamamen yalan
Bu tartışmalar sürerken önceki akşam TV100’de bir kulis bilgisi daha gündeme geldi. İddiaya göre, CHP kaynaklarından alınan bilgiye göre Özgür Özel, Yavaş’a CHP’de kalma kararı aldığından dolayı rahatsızlığını ileten bir telefon açtı.
Bu iddiayı önce Özgür Özel’e sordum.
Özel, “Tamamen yalan, Mansur Başkan’a sorabilirsiniz” dedi.
Bu sırada Yavaş’ın danışmanları da TV100’e açıklama gönderdi ve şunları kaydetti:
“Az önce yayınınızı izledim. Özgür Özel, Mansur Yavaş’ı arayıp sitem etti iddiası kesinlikle doğru değil. Hatta bu konuda bir ispat varsa Mansur Bey istifa etmeye de hazırdır. Külliyen doğru bir kulis bilgisi değil, bu kadar net.”
Şu bilgiyi de verelim:
Mansur Yavaş’a yakın isimler diyor ki; “Yeni parti kuruldu mu? Yeni partinin yol haritası belli mi? Berrak bir ortam yok. Mansur Bey bu süreçte neden açıklama yapsın ki? Elinde partisi yok, genel başkan değil”.
Altını çizerek iddia ediyorum:
“Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, koridorlarda konuşulanlara göre, CHP içerisindeki bu kaostan ve yaşananlardan ciddi düzeyde yorulduğunu söylüyor. Bu yüzden de geri çekilmeyi düşündüğünü öğrendim. Ankara’ya odaklanacak. Yavaş aslında iki tarafa da mesafeli durmaya çalışıyor. Onun kafasındaki matematik formülü yüzde 50+1. Bölünmüş bir CHP ile de olası yeni bir parti ile de bu 50+1’e ulaşmanın zorluğunu görüyor.”
Özel: Belediye başkanları CHP’de kalmalı
Başkanlar: Hayır, siz nerede biz oradayız
Şunu da söylemekte fayda var:
Özgür Özel kurulacak yeni partiye hiçbir belediye başkanını davet etmeyecek. Düşüncesi şu: “Belediye seçimleri 2029’da… Yeni parti, 2027 ya da 2028’de bir seçime girecek. Tek hedefimiz var o da iktidar olmak. İktidar olduktan sonra zaten CHP’ye döneceğiz ve 2029 yerel seçimlerine hazırlanacağız. Bu süreçte belediyeler görevlerine devam edecek. Tek bir çıkış yolu var o da iktidar olmak ve seçimleri kazanmak.”
Ancak… Öğrendiğim kadarıyla Özgür Özel’in bu fikrine birçok belediye başkanı karşı çıkıyor ve Özel’e “Siz giderseniz kalamayız, sokak tepki gösterir, siz nereye biz oraya” diyor.
Bu arada Ankara koridorlarını yakından takip eden bir arkadaşım uyardı.
Kemal Kılıçdaroğlu cumartesi günü SÖZCÜ TV yayın sırasında, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı gösterilip gösterilmeyeceğine dair soru üzerine şöyle konuştu:
“Cumhurbaşkanı adayımızı niye tartışıyoruz. Ben bu rejimi kabul etmiyorum, ben bu sistemi kabul etmiyorum. Biz anayasayı değiştirmek istiyoruz. (...) Zamanı gelir, eğer anayasa değişmezse mecburen bir cumhurbaşkanı adayı belirlersek yine bakacağız. (...) Anayasa değişikliği ile ilgili görüşlerimiz var. Anayasa değişikliğinde güçlendirilmiş parlamenter sistem derlerse, parlamentoyu gerçekten parlamento yaparlarsa biz ona evet deriz, niye hayır diyelim.”
Burada da “Kılıçdaroğlu’nun bir bildiği mi var?” sorusu akla geliyor. AKP yönetimi ve Beştepe, yeni bir modele mi dönecek? Yüzde 50 artı 1’den vazgeçilme ihtimali var mı? Bunların hepsini göreceğiz.
Yazımı şöyle bitireyim: Herkes bir oyun içinde ve hamleler yapılıyor. Rest çeken de var, blöf yapan da… Bugün yalanlanan yarın doğru çıkabilir, bugün doğrulanan da yalan!