O anı” veren araştırmaları köşemde yayımladığımı biliyorsunuz. Geçen hafta Can Selçuki’nin yönettiği İstanbul Ekonomi Araştırma ve GÜNDEMAR’ın “Mart ayı” raporlarını sizlerle paylaşmıştım. Bugün de Prof. Özer Sencar’ın başında olduğu Metropoll’ün “11 -16 Mart 2026 tarihleri arasında toplam 1186 kişi ile yaptığı” çalışmanın ayrıntılarını okuyacaksınız.

CHP AZ FARKLA ÖNDE: Zirve yarışında bu ay da CHP çok az puan farkıyla önde. CHP oyları, kararsızlar dağıtıldığında yüzde 33, AK Parti de hemen arkasında yüzde 32 seviyesinde. Kararsızlar, protesto oylar ve cevapsızlardan oluşan kitle seçmenin dörtte birine tekabül ediyor.

AKP’NİN KARARSIZLARI NE YAPACAK? Bu tablo CHP için bir ‘psikolojik üstünlüğe’ işaret etmeyebilir, ancak iktidarının 24. yılındaki AK Parti’yi geçmiş olmak CHP’yi muhalefetin alternatif partisi olarak öne çıkarıyor ve seçmenin iktidar ve muhalefet arasında ikiye bölüneceği bir seçimde CHP’ye mevcut gücünün üzerinde bir avantaj yaratıyor. Ayrıca, CHP seçmeni kendi tabanını AK Parti’ye kıyasla daha iyi konsolide ederken, AK Parti cephesinde kararsızlar grubuna geçişler daha belirgin. Ancak, AK Parti seçmeninin muhalefet partilerine yönelmemesi bu kitlenin hâlâ partilerine dönebileceğine işaret ediyor. Seçim sath-ı mailinde iktidarın izleyeceği seçim ekonomisi ve dış politika/güvenlik söylemi kararsızlara giden oylarını yeniden toparlayıcı bir sonuç yaratabilir.

DEM VE MHP’NİN ORANI: DEM Parti ve MHP yüzde 8’lere tutunarak ülke seçim barajının üstündeki desteğini sürdürürken İYİ Parti yüzde 5 ile baraj açısından riskli bir yerde konumlanıyor. Yeniden Refah Partisi, Zafer Partisi, Anahtar Parti ve Saadet Partisi ise yüzde 3 bandında kalıyor. Sistem, büyük partilere avantaj sağlıyor, ideolojik ve etnik temelli partileri orta seviyede tutuyor, küçük partilerin ise çıkış yapmasını zorlaştırıyor.

“Teknokratik , güven veren lider” profili

YAVAŞ GEÇEN AYA GÖRE ATAĞA KALKTI: Bu ay bütün siyasilerin beğenisinde artışlar gözlemleniyor. Siyasilerin beğeni tablosunda yine en başta Mansur Yavaş var. Yavaş’ın beğeni düzeyi yüzde 54. Geçen ay yüzde 48 ile tarihinin en düşük beğenisini alan Yavaş bu ay yeniden 6 puan yükseliyor. Yavaş’ın popülerliği muhalefet içinde ‘düşük gerilimli, teknokratik, güven veren lider profilinin toplumsal karşılığını gösteriyor.

ERDOĞAN BEĞENİSİ GEÇEN AYA ARTTI: Erdoğan yüzde 46 ile en çok beğenilen ikinci lider. Erdoğan beğenisini geçen aya göre 8 puan artırarak önemli bir çıkış yapıyor ve beğeni düzeyinde İmamoğlu’nu geçiyor.

HAKAN FİDAN’A NEDEN İLGİ VAR? Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın beğenisi yüzde 45. Dış politika gündeminin ağırlığının yanı sıra, Yavaş gibi teknokratik ve polemiklerden uzak bir ‘devlet adamı’ profili Fidan’ın beğenisini olumlu etkiliyor.

İMAMOĞLU GEÇEN AYA GÖRE 5 PUAN YÜKSELDİ: İmamoğlu’nun beğenisi yüzde 44 seviyesinde. Geçen aya göre 5 puan yükselen İmamoğlu’nun beğenisi mahkeme sürecinden çok fazla etkilenmeden yükseklerde seyrediyor. Özgür Özel’in beğenisi 5 puan artarak yeniden yüzde 38’i buluyor. Bahçeli de 9 puanlık artışla beğenisini yüzde 35’e çıkarıyor. Dervişoğlu’nun beğenisi ise yüzde 25.

Kriz yönetiminde Erdoğan mı Özel mi?

ERDOĞAN’A GÜVEN YÜZDE 45: Türkiye’nin bölgesel bir savaşın ortasında kaldığı bir senaryoda toplum ‘kriz yönetimi’ için iktidarda Özel’den çok Erdoğan’ı görmek istiyor. Böyle bir durumda yönetimde Erdoğan’ı daha ‘güvenli’ bulanlar %45, Özel’i işaret edenler ise %29. Bu sonuç, iktidarın ekonomi alanında yıpranmasına rağmen güvenlik ve kriz yönetimi başlığında hâlâ göreli bir üstünlük taşıdığını gösteriyor.

DIŞ POLİTİKADA İYİ PARTİ VE DEM NE DEDİ? Benzer şekilde, dış politikada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini Türkiye için bir fırsat olarak görenler seçmenin yüzde 51’i. Risk olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 40. Erdoğan dış politikada ekonomi performansından ve beğeni düzeyinden daha güçlü bir algıya sahip. Genelde muhalefet seçmeni için risk, iktidar bloku için ise fırsat olarak görülen Erdoğan’ı İYİ Parti ve DEM seçmeninin yaklaşık üçte birinin fırsat olarak nitelemesi dikkat çekici.

CHP MYK’SI BUGÜN “UŞAK GÜNDEMLİ” TOPLANIYOR

Yalım hakkında bugün karar çıkmayacak

Dünden bu yana CHP kulislerinde ve sosyal medyada şu bilgiler dolaştı:

“Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, CHP karar organının yarın (bugün) yapacağı toplantıda- o saate kadar kendisi istifa etmediği takdirde partiden kesin ihraç talebiyle Yüksek Divan Kurulu’na sevk edilecek.”

Bu iddiaları CHP Genel Merkezi’ne sordum. Dediler ki:

“Bu iddialar doğru değil ama henüz. Şu an hala gözaltında. Hakim kararından sonra bakılacak. Tutuklanacak mı serbest mi kalacak? Konularla ilgili kendisiyle de görüşülmesi gerekiyor. Bir adli süreç netleşsin önce konuşulur sonra genel başkanın dediği gibi parti üzerine düşeni yapar. Adapazarı’nda AKP’li belediye başkanıyla ilgili iddialar ortaya çıktı, üç hafta sonra kendisi istifa etti ve medyalarının bir bölümü o belediye başkanını savundu, o kadar yazışma olmasına rağmen. Sonuçta biz de iddiaların odağındaki kişiyi dinleyeceğiz ve sonra karar vereceğiz. Ama bu görüntüler kabul edilemez. Bugün yapılacak CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında geniş bir şekilde değerlendirme yapılır ama hemen karar verilmez.”

Burada kritik cümle “parti üzerine düşeni yapar”.

CHP lideri Özgür Özel önceki gün Çanakkale mitinginde şu cümleleri kurdu:

“… Bu sırada bazı görüntüler ortaya çıktı. Öncelikle şunu söyleyeyim. O görüntüler ve tabii ki şu anda dört gün içeride, nedir konuşup kendini anlatacak. Özkan Yalım o görüntülerle ilgili ailesine karşı sorumludur, partimize karşı sorumludur. Biz de Uşak halkına karşı sorumluyuz. O konuda sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız.

“…Ama ben milletimden utandım o görüntüler adına. Ben özür diliyorum milletimden bu rezillikler olduğu için ve maalesef bu kadar kirli bir savaşta bunlara bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için büyük sıkıntı içindeyim.”

Burada net bir duruş var.

Özel, “sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa yaparız” dedi.

Burada hemen notumuzu düşelim: Uşak Belediye Başkanı’nın otel odası görüntüleri kabul edilebilecek görüntüler değil.

Ancak… Büyük sorun; görüntülerin servis edilmesi. Özel’in dediği gibi: “Hatırlayın FETÖ’cüler yapmadı mı bunu? Ne oldu sonları?”