Herkesin merakı “Kılıçdaroğlu genel merkeze ne zaman gidecek?” sorusunda birleşiyor.

Tam CHP’ye zor kullanılarak girildiği saatlerde Kılıçdaroğlu ekibinin bayramlaşma adı altında bayramın ikinci günü genel merkezde bir tören yapılması için hazırlıklara başlandığını öğrendim.

Bir kaynağım “Bayramın ikinci günü 15 bin kişiyle genel merkezde olacağız, genel başkan da gelecek” dedi.

Dün bu konuda resmi açıklama yapıldı ve doğrulandı.

Bilgiyi ilk aldığım kaynağım yoğun bir çalışma sonunda genel merkeze en az 15 bin kişinin geleceğini, bunun için otobüs seferlerinden katılacakların isim listesine kadar her şeyin hazırlandığını söyledi.

Genel merkez önünde direniş protestolarına katılanların bile sayısından fazla kişiyle katılım olması elbette bir gövde gösterisi niteliğindedir ama şunu sormak istiyorum;

“Sokakta Kılıçdaroğlu’na bu kadar tepki varken 15 bin değil 150 bin kişi ile partinin önüne gelinmesinin ne faydası var?”

Sonuçta Kılıçdaroğlu ve ekibi bir gövde gösterisinde bulunabilir ama bunun halkta fazla bir karşılığı olmadığı gün gibi ortada.

Kılıçdaroğlu’ndan yana tavır koyanlar ise şu görüşte;

“Siyasette çekişmeler olur, duygusal tepkiler verilebilir ama bu durum kısa sürede normal hale döner. Hele seçim aşamasına gelince fikirler çok değişir, yani endişe edilecek bir durum yok.”

Açık yazayım; bana hiç öyle gelmiyor.

Çünkü Türkiye böyle bir travmayı ilk kez yaşıyor, bu geçmişte yaşanan çekişme ve hizipleşmelerin çok ötesinde, burada sadece partililer yok, halk var ve halk çok öfkeli.

Zaman içinde bu duygunun değişmesi de çok zor bu kez.

GÜNÜN SÖZÜ

İktidarda kalmak için her şeyi kabul etmek mümkün değil...

Çeyrek asırdır erk sahibi olmayı bırakmak da zordur...

Ancaaak...

Unutmamak gerekir ki, halk, erki de yok sayabilir...

Sen her şeye kadirsin sevgili halkım...

Örnek mi?.. Bilgi Üniversitesi...

Karanlık olsa da, umutla nice güzel bayramlara...

Ahmet ÜSTÜN

Bilgi Üniversitesinde ne oldu?

CHP’deki butlan olayı sırasında beklenmedik bir olay yaşandı ve 1996 yılında kurulan Bilgi Üniversitesi üç cümlelik bir kararname ile kapatıldı.

Dün ise yeniden açıldı.

Kapatma kararında bir gerekçe yoktu ancak dün YÖK başkanının açıklamasında “karar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yerine getirilmesi gereken zorunlu bir hukuki işlemdi” cümlesi var.

Yani YÖK başkanı “Cumhurbaşkanı kapatma kararı almak zorundaydı” demek istiyor.

Ama aynı açıklamada yine YÖK başkanının “Ancak sonrasında sunulan raporlar ve güncel durum değerlendirmeleri doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanımız, her zaman olduğu gibi öğrencilerimizin, ailelerimizin ve üniversite çalışanlarımızın beklentilerini hassasiyetle gözetmiştir” cümlesi çok dikkat çekici.

İyi de “mecburiyet” neydi sonra bu “mecburiyete” rağmen okul neden tekrar açıldı?

Belli ki bilmediğimiz bir şey yaşandı, gece apar topar okul kapatıldı, sonra ortaya daha büyük bir sorunun çıktığı anlaşıldı ve tornistan yapıldı.

ÇOK GÜLDÜM

Aman günümüzle ilişkilendirmeyin

Pazar günü Yıldırım Tuna’nın fıkralarından birini hafta içine bıraktığımı yazmıştım.

Şimdi o fıkrayı sunmak istiyorum.

Aman son günlerde yaşananlarla bir ilişki kurmaya çalışmayın lütfen…

Günlük gazete “Belediye Meclisinin yarısı dolandırıcı” başlığı ile çıkınca büyük kargaşaya yol açmış, araya avukatlar girmiş, editörden iftira davası tehdidi ile başlığın tamamen düzeltmesi talep edilmiş. Ertesi öğleden sonra başlık değiştirilmiş ve herkes tatmin olmuş: “Belediye Meclisinin yarısı dolandırıcı değil..”

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

Butlan yandaş medyayı kurtardı

Butlan kararı ile gündem bir anda değişti.

Böyle olunca da televizyonların yayın akışında da ciddi bir değişim yaşandı.

Özellikle yandaş kanallar Türkiye’de yaşanan olayları, ekonomideki ağırlaşan sorunları, işçilerin, çiftçilerin, dar gelirlilerin sorunlarını gizlemek için ağırlığı dış politikaya ve Amerika-İran savaşına döndürmeye çalışıyordu gözleri.

Butlan olayı yandaş medya için de bir kurtuluş oldu.

Her akşam elindeki sopalarla millete savaş gazı pompalamaya çalışan sözde gazeteci ve akademisyenler bir anda CHP uzmanı kesildiler.

İşler sakinleşsin, tekrar Türkiye’nin gerçek sorunlarına dönüş yolu açılsın hiç kuşkunuz olmasın yandaş eli sopalıları yine harita başında “Savaş buradan başlar, böyle gelişir, ama Erdoğan yine Türkiye’yi her türlü beladan uzak tutacak dünya liderliğini gösterecektir” edebiyatına başlayacaktır.