ANALİZ
Yeni kurulan ve göründüğü kadarıyla büyük destek alan Yeni Parti’nin genel başkanı Özgür Özel önceki gece yeni unvanı ile ilk kez Halk TV ekranlarından halka seslendi.
İki cümlesi çok ilgimi çekti.
BİRİNCİ: 200’e yakın CHP’li belediye partimize geçmek için irade beyanında bulundu.
İKİNCİSİ: CHP’de mecburen kalan arkadaşlarımıza butlancı diyemeyiz.
Yeni Parti kulislerinden gelen bilgilere göre bazı belediye başkanları Yeni Parti’ye geçmek istiyor ama Özgür Özel “şimdilik durun” diyor.
Gerekçesi şu; konu sadece belediye başkanlarından ibaret değil, belediye meclisleri de var, bir istifa yoluyla belediye başkanlarının geçişi halinde meclis çoğunluğunu kaybetme riski var.
Sanıyorum Özel’in “Mecburen kalıyorlar” dediği kesim bu.
Tabii bir de birkaç milletvekili var, onlar da parti meclisi üyesi olduğu için istifa etmemeleri istendi.
İyi de bu açıklamalar Yeni Parti’nin CHP içinde “Truva atları” bıraktığı anlamına gelmiyor mu?
CHP’deki yönetimin buna tahammül etmesi mümkün mü?
O zaman gündeme “ihraç” gelmeyecek mi?
Özgür Özel gönlü Yeni Parti’de olan ama CHP’de kalan isimleri biliyorsa, CHP yönetiminin de bu isimleri bilmemesi mümkün değil.
O halde çok yakın bir gelecekte müthiş bir “ihraç” dalgasının başlaması hiç de şaşırtıcı olmaz.
Siyasette gerçekten çok matrak günler de yaşıyoruz bu arada.
MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
CHP’ye geri dönüş olur mu?
Butlan nedeniyle CHP bölündü, yeni bir parti kuruldu kurulmasına ama açıktan belli edilmemesine rağmen zihinlerde CHP’ye dönüş olduğu da kesin.
Tabii bu Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’ye dönüş anlamına gelmiyor.
Yeni Parti’ye gidenler merak ve heyecanla CHP’de neler olabileceğini hesaplamaya çalışıyor.
Örneğin Yargıtay butlan kararını iptal edebilir, bu durumda Kılıçdaroğlu ve ekibi o an partiyi terk etmek zorunda.
Bu olasılık Yeni Parti’ye geçenlerin geri dönüş düşüncelerine yeşil ışık yakıyor.
Bir başka gelişme ise yapılacak ilk CHP kurultayında Kılıçdaroğlu’nun aday olmaması veya yenilmesi.
CHP’nin başına yeni bir ismin gelmesi de yeniden CHP’de buluşmanın fırsatlarından biri olarak görünüyor.
Ama insan şunu sormadan da edemiyor:
Kılıçdaroğlu giderse yerine gelecek kişi aslında teknik olarak bir butlancı olacak.
Özgür Özel “Affetmem butlancıları” diyor, bu koşullarda geri dönüş olabilecek mi?
GÜNÜN SÖZÜ
Bir kişinin oyununa gelenler, CHP’nin ana muhalefetliğine son verdi...
Bugünden itibaren CHP’li hiçbir kişi gözaltına alınmayacak...
Şimdi sıra ana muhalefet Yeni Parti’lilerde... Ahmet ÜSTÜN
ÖNERİ
Konu CHP düşmanlığına dönüşmemeli
Parti kuruluncaya kadar durum farklıydı, şimdi farklı.
Yeni Parti kurulması doğrudan büyük bir CHP’li seçmen grubunun baskısı hatta dayatması ile gerçekleşti.
Ama bu dalga partinin kurulmasıyla doğal olarak duruluyor.
Şimdi aynı kesimin beklentisi Yeni Parti’nin bundan sonra ne olacağına yönelik.
Yeni Parti programındaki “Kürtçe ana dil” ve “özerklik” konuları parti kurulmasına destek verenlerin kafasını biraz karıştırdı ama bunlar giderilir.
Ancak dikkatimi çeken bir nokta var ki, zaten Özgür Özel de konuya biraz değindi, Kılıçdaroğlu’nun butlan kararıyla partinin başına geçmesine öfke ile CHP düşmanlığını karıştırmamak gerek.
Son günlerde Yeni Parti’ye gönül verenler arasında bir CHP düşmanlığı duygusu yükseliyor.
Bu çok yanlış.
Yıllarını Cumhuriyetin kurucu partisine bağlı olarak geçirenlerin şimdi öfke içinde CHP’yi düşman bellemeleri bir süre sonra telafisi mümkün olmayan hasarlara yol açacaktır.
Ayrıca iki parti arasında “kişilerin karakteri” hariç bir farklılık yok.
Yarın bir araya gelme ihtimali varken bu kadar düşmanlığa hiç gerek yok.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Ahbap’a kayyım neden gecikti?
Her sabah uyandığımızda operasyonlar görmeye çok alıştık artık.
Tamamına yakını muhalefetteki kişilere yönelik bu operasyonlarda bir “olmazsa olmaz” durumu var.
Eğer soruşturmaya uğrayan birinin şirketi varsa anında kayyım atanıyor.
Örneğin Merdan Yanardağ daha savcı önüne bile çıkmadan genel yayın yönetmeni olduğu Tele1’e kayyım atanmıştı, kanal hala kayyımın elinde.
Ama ne gariptir ki milyarlarca liralık yolsuzluk yapıldığı öne sürülen Haluk Levent olayında nedense asıl merkez olan Ahbap Derneği’ne hiç dokunulmamıştı.
Sonunda dün derneğe bir kayyım atandı.
Diğerlerindeki acelecilik Ahbap olayında neden bu kadar geciktirildi acaba?