Milletvekillerinin dokunulmazlığı mesleğe başladığım günden beri hep konuşulur.
Hakim kanaat milletvekillerinin dokunulmazlığının olmaması. Eğer illa olacaksa bunun sadece kürsü ile sınırlı olması gerektiği savunulur.
Bana göre dokunulmazlık aslında bizim gibi ülkelerde gerekli.
Aksi takdirde, hele AKP gibi bir parti iktidardayken, muhalif milletvekilleri her gün Türkiye’nin değişik yerlerinde savcılık ifadesine, sonra da mahkemeye çağrılır.
Kamuoyunda dokunulmazlıklar konusu çok dile dolanırken, mecliste ise bu konu ya muhalefeti sindirmek ya da partiler arasındaki bir güç savaşı biçiminde ele alındı hep.
Sonuçları da hep hüsran oldu.
Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu 2016’da dokunulmazlıkların kaldırılması nedeniyle Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın hala tutuklu olmasının sorumlusu gibi gösterildi.
Oysa 2016’da tüm partiler birbirine “hodri meydan” çağrısında bulunmuştu.
Sonuçta 15 HDP’li milletvekilinin tutuklanması ile biten bu “hodri meydan” çağrısına en başta HDP milletvekilleri onay vermişti.
CHP, MHP, AKP milletvekilleri de bu yönde oy kullanmıştı.
1994’de ise bu kez iktidardaki DYP-SHP hükümetinin dayatması sonucu DEP milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılmıştı.
Sonuçta dokunulmazlıkların kaldırılması bir silah olarak kullanılmamalı ya da güç gösterisine dönüştürülmemeli.
Şimdi başta Özgür Özel olmak üzere Yeni Parti’yi kuran birçok milletvekili hakkındaki fezlekelerin mecliste oylanması bekleniyor.
Muhtemelen yeni dönemde yapılacak bu oylamada Kılıçdaroğlu’nun CHP’de kalan milletvekillerine “evet oyu” vermelerini söylediği ileri sürülüyor.
Bu çok yanlış bir yol.
Eğer saray iktidarı siyasi amaçla bu milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına karar verdiyse, meclisteki sayıları kararın çıkmasını zaten sağlıyor.
CHP’de kalan milletvekillerinin buna şiddetle karşı çıkması gerekir.
CHP’de kalanlar “arınma” olmasını istiyorlar ama bu iktidarın oyunu ile gerçekleşirse bunun vebali çok ağır olur.
BUNU YAZMAK GEREK
Tarihe geçen iki olay
Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda yakın tarihimize damga vuran iki olay var.
Bu iki olay da demokrasimiz açısından ağır yaralar almamıza neden oldu.
Önce dokunulmazlıkların kaldırılmasındaki iki ana başlığa bakalım;
BİRİNCİSİ: İktidarların muhalefet milletvekillerini sindirmek için bunu bir araç olarak kullanması.
İKİNCİSİ: Suçlamalara karşı özellikle muhalefet partilerinin “hodri meydan” çağrısı yapması.
Birincinin örneğini 1994 yılında yaşadık.
2 Mart 1994’de iktidardaki DYP-SHP hükümetinin baskısı ile SHP listelerinden Meclis’e giren DEP milletvekillerinden Genel Başkan Hatip Dicle, Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan Doğan, Sırrı Sakık ve bağımsız milletvekili Mahmut Alınak’ın dokunulmazlığı kaldırılmıştı.
O dönem başbakan Tansu Çiller başbakan yardımcısı ise Murat Karayalçın’dı.
DEP milletvekilleri dokunulmazlık kalkar kalkmaz meclise gelen polis tarafından yaka paça yakalanmış ve emniyete götürülmüştü.
Daha sonra yapılan duruşmalar sonunda bu milletvekilleri 15 yıl hapse mahkum edilmişti.
Yargıtay 10 yıl sonra kararı bozdu ve milletvekilleri tahliye edildi.
Bu olay siyasi tarihe 2 mart darbesi olarak geçti.
Gelelim partilerin “hodri meydan” çağrısına.
2016 yılında partiler arasında yine dokunulmazlık kavgası çıktı.
Hem AKP hem CHP hem de HDP milletvekilleri dokunulmazlık konusunda “hodri meydan” dedi birbirine.
20 Mayıs’ta yapılan oylamada haklarında fezleke bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı.
Bu karardan sonra başta Selahattin Demirtaş olmak üzere 15 HDP’li milletvekili tutuklandı. 13’ü çeşitli tarihlerde tahliye edilirken Demirtaş ve Figen Yüksekdağ 10 yıldır hala tutuklu.
CHP’den ise Enis Berberoğlu, MİT TIR’ları davası nedeniyle tutuklandı, 25 yıla mahkum edildi ancak 16 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
GÜNÜN SÖZÜ:
Artık tescillendi...
Erdoğan da Özgür Özel de eskiden yana değil...
Erdoğan, “Eskisi gibi olmayacak” derken, Özel de “Yeni Yol”la siyaset arenasında yer aldı...
Kadere bak...
İktidar da ana muhalefet de aynı düşüncede...
Ahmet ÜSTÜN
MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
CeHaPe zihniyeti artık kim?
Artık Yeni Parti kuruldu.
Tüm kurucular CHP’den istifa eden milletvekilleri.
Biliyorsunuz AKP Genel Başkanı Erdoğan, eleştirilerinde hep üstüne basa basa “CeHaPe zihniyeti” diyor.
Şimdi Yeni Parti var ve Erdoğan’ın asıl rakibi konumuna yükseldi.
Peki Erdoğan geçmişe dönüp ağır sözler söyleyeceği zaman ne diyecek, Yeni Parti için nasıl bir tanım bulacak acaba?