SOSYAL MEDYA
Sosyal medya hesaplarımda gezinirken New England Tıp Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma dikkatimi çekti.
Sizle de paylaşmak istedim, bir tatil gününde keyifle okunacağını düşünüyorum;
Dünyanın nüfusu yaklaşık 7,8 milyar.
Bu nüfusun;
%11’i Avrupa’da
%5’i Kuzey Amerika’da
%9’u Güney Amerika’da
%15’u Afrika’da
%60’ı Asya’da
%49’u köylerde
%51 şehirlerde yaşıyor.
%12’si Çince konuşuyor
%5 İspanyolca
%5 İngilizce
%3’ü Arapça
%3 Hintçe
%3 Bengalce
%3 Portekizce
%2 Rusça
%2 Japonca
%62’si kendi dilinde.
%77’sinin konutu var
%23’ünün yaşayacak yeri yok.
İnsanların %21’i aşırı yemek yiyor
%63’ü istediği kadar yiyebiliyor
İnsanların yüzde 15’i yetersiz besleniyor
İnsanların %48’inin günlük yaşam maliyeti 2 ABD dolarından az.
İnsanların %87’si temiz içme suyuna sahip.
%13’ünün ya temiz içme suyu yok ya da kirli su kaynağına erişimi var.
%75’inin cep telefonu var
%7’si yüksek öğrenim gördü
%83’ü okuyabiliyor
%17’si okuma yazma bilmiyor.
%33 ‘ü Hıristiyan
%22 ‘si Müslüman
%14 ‘ü Hintliler
%7’ü Budist
%12 ‘si diğer dinler
%12 ‘sinin dini inancı yok.
%26’sı 14 yıldan az yaşıyor
%66’sı 15 ile 64 yaşları
arasında öldü.
65 yaş üstü kişilerin %8’i.
Yaşayacak bir yeriniz varsa, besleyici yiyecekler yerseniz, temiz su içerseniz, cep telefonunuz varsa, internette gezinebiliyorsanız ve kolej veya üniversiteden mezunsanız, küçük ayrıcalıklı bir gruptasınız demektir. (%7’den az kategoride)
ÇOK GÜLDÜM
İki Pazar fıkramız var
Bu hafta Pazar için Yıldırım Tuna iki fıkra göndermiş:
Disk
Kadının biri otomobili ile giderken radyoda dinlediği şarkıya bayılmış, şarkı bitiminde DJ şarkının adını anons edince otomobilini hemen kenara çekip en yakın plak satıcısını aramış, numarayı çevirirken yanlışlıkla plakçı yerine aradığı oto tamircisi açmış telefonu, “Egzotik ve arzulu aşk kasetini arıyorum var mı sizde?” diye sormuş kadıncağız.
Kendisi ile telefonda dalga geçildiğini sanan tamirci “Elimde egzoz ve arzulu bir şaft var” diye cevap vermiş sinirlenerek.
“O ne ki? Kaset mi? Disk mi? O sorduğum disk varsa gelecektim de?” diye sormuş kızcağız.
“Gel güzelim” demiş tamirci “Bu disk falan değil ama gelirsen senin için tam bir risk!”
Bahçede
Çimler uzayınca iş başa düştü, depodan başımda hasırları dağılmış bir şapka, üzerime kirli bir atlet üzerine bana iki boy büyük omuzdan askılı bahçıvan kıyafeti bulup çim biçerken büyük parlak bir kamyonetle gelen hoş bir kadın güneşin altında beni kara-kuru biri olarak görüp bir şeye benzetemedi,
“Affedersin. Buraya bakar mısın? Dilimizi biliyor musun?” diye sordu.
“Evet?” dedim çim biçme makinesini durdurarak.
“Bu tip bahçe işleri için ne kadar ücret alıyorsunuz?..”
“Şey” dedim, “Para almıyorum. Bu evin sahibi hanımefendi onunla yatmama izin veriyor işte.”
Kadın hemen arabasını çalıştırıp hızla uzaklaştı.
BUNU YAZMAK GEREK
Kaç yıl geçse de özlüyorum
Bugün anneler günü.
Sevgili annem yaşadığında her anneler günü mutlaka bir yazı yazdım.
Her yazımda şunu da belirtmeye çalıştım; “Annesi yaşayanlara ne mutlu, ama annesini kaybetmiş olanları da düşünmeliyiz.”
Annemi yitireli yıllar oldu, şimdi anneler günü O’nsuz. Tabii ki yine kutluyoruz, ama nasıl özlüyorum anlatamam.
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Ultra zengin sayımız tamam da
Bu hafta gazeteci Erdem Beliğ Zaman’dan yine çok güzel üç iğneleme geldi.
Türkiye’de ultra-zengin sayısı 4208’e çıkmış… Buna mukabil ultra-fakir sayısından hiç bahsedilmiyor… Vatandaşlık tecrübelerime dayanarak onun da sayısını ben söyleyeyim: 86 milyon!
MHP Lideri Devlet Bahçeli, bölücü terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’a yeni açılım sürecinde bir statü kazandırılması konusunda ısrarcı!... İktidar, boşta kalan vatandaşlarına statü kazandırma hususunda mahirdir… Üniversite mezunu olup evde oturan işsiz gençlere de statü kazandırıp, onları “ev genci” ilan etmişlerdi!
Türkiye’deki nüfus artış hızı kritik eşiğin altına düşünce iktidar kanadından çocuk yapmaya teşvikler birbiri ardı sıra geldi… Sekiz çocuk yapana sigortalı bir iş, on çocuk yapana araba filan verilen bu vaatler vatandaşa gülünç gelebilir.. Oysa ne yapsın iktidar; uzun zamandır seçimden seçime hatırladığı vatandaşından haberi yok ki!