BUNU YAZMAK GEREK
Artık şu gerçeği biliyoruz; eğer bir cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacaksa AKP Erdoğan’ı yeniden aday gösterecek.
Ancak bunun için meclisin kendini feshedip seçim kararı alması gerekiyor.
Siyasi çalkantılarla çok meşgul olduğumuz için Erdoğan’ı aday gösterecek bu hülleyi kabul etmiş durumdayız.
Oysa AKP ve ortakları sırf Erdoğan’ı aday gösterebilmek için erken seçim kararı alacak güçte değil.
Mecliste AKP’nin 277, MHP’nin 46, Hüdapar’ın 4 ve DSP’nin bir milletvekili var.
Yani iktidarın toplam oyu 328 oluyor ancak.
Oysa 360 oya ihtiyaç var.
Bu durumda muhalefetten ve bağımsız 10 milletvekilinden 32’sinin oyu gerekli.
O halde Cumhur ittifakı dışında kalan partiler oy vermezse erken seçim kararı alınamıyor ve dolayısıyla Erdoğan aday olamıyor.
Bunu bozacak tek parti var o da DEM Parti.
Onlar da muhtemelen Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve teröristlerin serbest kalmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin yapılmasını bekleyecektir.
Tabii Yeniyol, Yeniden Refah, Deva’nın da muhalefetteki yerlerini koruması gerekiyor.
Muhalefet gerçekten muhalefet olduğunu gösterebilirse Erdoğan iktidarı kendiliğinden bitecektir.
ANALİZ
Sağlıkta yapay zeka fırtınası
Bazen rakamlara bakınca çok şaşırıyorum.
Yapay zekâ günümüzün en yükselen değeri.
Her alanda olduğu gibi sağlıkta da yapay zekâ kullanımına devletler artık çok büyük yatırımlar yapıyor.
Dünya bu alanda vites büyütürken, bizim hâlâ eski reflekslerle oyalanmamız affedilir gibi değil.
Rakamlar ortada. Sağlıkta yapay zekâ pazarı 2026 itibarıyla 36,67 milyar dolara ulaştı. Ama asıl dikkat çekici olan bugün değil, yarındır:
Pazarın 2031’e kadar 194,79 milyar dolara çıkması bekleniyor. Böyle bir sıçrama, sermayenin nereye aktığını ve devletlerin geleceği nerede gördüğünü tek başına anlatıyor.
Amerika bu işe çoktan devlet aklıyla girmiş durumda. Yüz milyonlarca sağlık verisi ulusal ağlarda dolaşıma sokuluyor; amaç maliyeti düşürmek, erişimi hızlandırmak, kaliteyi artırmak.
Salgın takibinden öngörücü analizlere kadar sağlık yönetiminin omurgası yapay zekâya bağlanıyor.
Paranın en çok aktığı alan derin öğrenme. Çünkü elektronik sağlık kayıtlarını, tıbbi görüntüleri ve genomik verileri anlamlı sonuca dönüştüren motor orası. Uygulamanın ana yüklenicisi ise hastaneler.
Sebep basit: Daha az bürokrasi, daha hızlı teşhis, daha düşük maliyet, daha fazla verimlilik.
Bir de Asya-Pasifik gerçeği var. Yaşlanan nüfus ve agresif teknoloji yatırımlarıyla bölge önümüzdeki yılların yıldızı olmaya hazırlanıyor.
Özet şu: Yapay zekâ artık sağlıkta lüks değil, zorunluluktur. Bu trene yolcu olarak değil, teknoloji üreten taraf olarak binemezsek, başkalarının pazarı ve veri deposu olmaktan kurtulamayız.
GÜNÜN SÖZÜ
Dünya bir yerlere giderken, bizim ülke felakete hızla yol alıyor...
Ne güzel bir sözdür: “Layık Olduğunuz Şekilde Yönetilirsiniz”
Menfaatçi, çıkarcı bir toplum olduk...
Bizi bu duruma getirenler utansın!
Ahmet ÜSTÜN
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Madımak hâlâ yürekleri dağlıyor
Bundan 33 yıl önce Sivas’ta korkunç bir olay yaşanmıştı.
Bir grup yobaz, ellerinde benzin bidonları ile kente Pir Sultan Abdal etkinlikleri için gelen aydınların kaldığı Madımak otelini ateşe vermişti.
37 kişinin öldüğü bu vahşi saldırı hala milyonların yüreğinde bir ateş gibi yanıyor.
Madımak olayı ile ilgili hazırlanmış 3 saati aşkın süren bir belgesel yayınlandı.
“Bir otel vahşetinin anatomisi” isimli bu belgeselde ilgili hemen herkesin açıklamaları, yazıları, tartışmaları ve otelin yakılma anları bütün ayrıntıları ile anlatılmış.
Merak edenler bu objektif gözle hazırlanmış belgeseli Youtube’dan izleyebilir.
ŞAŞIRDIM
Şu ülkeye bakın bir de bize
Son iki yıldır CHP’ye yönelik iktidar talimatlı yargı operasyonları dur durak dinlemeden sürüyor.
İktidar bunu devlet gücünü elinde tutmanın verdiği cesaretle yapabiliyor.
Yoksa konunun demokrasi ile hukuk ile adalet ile ilgisi yok.
Oysa İspanya’da yargı gerçekten bağımsız olduğu için gerektiğinde iktidara yönelik operasyon da yapabiliyor.
İspanya yargısı yolsuzluk iddialarını soruşturmak üzere başbakanın partisine baskın yapmıştı.
Soruşturma sürecinde Başbakan Pedro Sanhez’in eşi Begone Sanchez’in pasaportuna el konulmuştu.
Pedro Sanchez 7 temmuzda liderler ve eşlerine yapılan davet gereği NATO zirvesi için Ankara’ya gelecek.
Peki eşi İspanya’dan nasıl çıkacak?
İşte Sanchez’in eşi mahkemeye başvurarak Türkiye’ye gidebilmek için özel izin istemiş.
İspanya yargısı bu talebe acaba ne karşılık verecek?