ANALİZ
Fon skandalı için rahatlıkla ‘yüzyılın soygunu’ diyebiliriz.
Böyle bir şey görülmedi bugüne kadar.
Ya da belki oldu da hiçbirimizin haberi olmadı.
Bu sefer nasıl olduysa sızdırdılar da millet nasıl soyulduğunu net biçimde görme şansını yakaladı.
İktidar panik halinde.
Gözler Erdoğan’da.
Hepsi Erdoğan adaletini bekliyor.
Yargı ne yapacak, kimsenin umurunda bile değil çünkü bunun da örtbas edileceğine inananların sayısı daha fazla.
Sanıyorum bu kez kolay örtbas da edilemeyecek.
Çünkü AKP seçmeni de çok öfkeli.
Yandaş medya da şaşkın vaziyette.
“Aman şunları yapan kimlerse reis onları bir kenara çekse de bu iş bitse, yoksa seçimde başımıza patlayacak” lafları dillerde.
Yeni Şafak gazetesinde yazan Erdoğan’ın eski metin yazarı Aydın Ünal ise ‘darbe’den söz ediyor.
Biliyorsunuz AKP ilk yıllarından bu yana her sıkıştığında ‘darbe korkusu’ yaymaya çalışıyor, halka bir algı yaratmak istiyor.
Aydın Ünal da yazısında “Fon krizi, önüne kattığını alıp götüren bir sel olarak, ortada yatan bir cenaze olarak, hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik darbe tasarımına dönüşme potansiyeli taşıyor” dedi.
Allah aşkına bırakın bunları artık.
Her sıkıştığınızda darbe korkusuna sarılmaktan vazgeçin.
Bu işin tek çaresi demokrasi ve hukuk kurallarına uymak, gereğini yerine getirmektir.
Korku salmak yerine korkmayın, halka gidin, sandığı getirin, bakalım halk bunlara ne diyor, öyle öğrenin.
BUNU YAZMAK GEREK
Demokrasi işte böyle bir şey
Demokrasi dersi diyebiliriz buna.
Nedir?
İspanya kasım ayı sonunda seçime gidiyor.
Ama seçimlere daha zaman var, buna rağmen İspanya Başbakanı Pedro Sanchez meclisi feshederek neden seçim kararı aldı?
Çünkü 86 yaşındaki bir kadın ev kirasını ödeyemediği için güvenlik güçleri tarafından zorla evinden çıkarıldı.
İspanya’da halk sokaklara döküldü.
Fahiş kira fiyatları protesto edildi.
İspanyollar aldıkları maaşın neredeyse tamamının kiraya gitmesine isyan etti.
Bunun üzerine Sanchez kira fiyatlarını düzenlemek için iki acil eylem yasasını meclise sundu.
Ancak sağcı partiler buna karşı çıkınca yasa çıkarılamadı.
Sanchez de çareyi meclisi feshederek seçime gitmekte buldu.
İşte bu nedenle demokrasi dersi diyorum.
Halk büyük tepki gösterince siyaset de gereğini yapıyor.
Düşünüyorum da bizdeki sadece şu fon olayı İspanya’da yaşansaydı kim bilir neler olurdu.
BUNU YAZMAK GEREK
Düşüyormuş da bize faydası yok
Yandaş medya müjde diye duyuruyor.
Yıllık enflasyon yüzde 30’un altına düşmüş.
Ekonomi iyi yoldaymış, ihracatta rekor üstüne rekor kırılıyormuş, buna şikâyete gerek yokmuş.
TÜİK eylül ayı enflasyonunu açıkladı.
Aylık artış yüzde 1.84 çıkmış, yıllık enflasyon ise yüzde 29.73’e düşmüş.
İyi de biz neden hissetmiyoruz?
Böyle olunca ister istemez yine enflasyon rakamını doğru veren ENAG’a baktım.
Gerçek enflasyon aylık yüzde 2.10, yıllık ise 46.1 aslında.
Mecburen TÜİK rakamlarını yiyoruz.
MERAK ETTİĞİM ŞEYLER
Neden isim değil de baş harfler?
Özel bir bankanın portföy yöneticisi olan Derya Dikici, 2011 yılında karıştığı 1.8 milyon dolarlık dolandırıcılık olayının ortaya çıkması üzerine Amerika’ya kaçmış.
Amerika’da farklı kimliklerle yaşayan Dikici, sonunda bu yıl FBI ajanları tarafından yakalanmış.
İlgili haberde yolsuzlukla ilgili büyük bir petrol şirketinin de adı geçiyor.
Amerika’da sorgulanan Derya Dikici kendisinin para kaçırmadığını, bu petrol şirketinin sahiplerinin para hırsı nedeniyle bu olaya bulaştığını, ancak sonunda kendisinin sorumlu tutulacağını anladığı için kaçmak zorunda kaldığını söylemiş.
Nitekim daha önce Türkiye’de yapılan soruşturmalarda da bu şirketin sahiplerinin oğulları hakkında dava açılmış, yargılama ise tutuksuz yapılıyormuş.
Buraya kadar normal.
Bana göre normal olmayan; konu ile ilgili haberlerde nedense bu şirketin adı da yargılanan sahiplerinin adları da gizleniyor.
Baba, anne ve oğulun isimleri NA-HA-OA olarak geçiyor.
Bu rumuzlu isimlere kim uyuyor diye baktım.
Alpet’in sahipleri Altınbaş ailesi çıktı karşıma.
N.A. (Baba): Altınbaş Holding ve Alpet’in kurucularından Naci Altınbaş.
H.A. (Anne): Eşi Hamide Altınbaş.
O.A. (Oğul): Ailenin finansal işlemlerini yürüttüğü öne sürülen oğulları Orhan Altınbaş.
Merakım şu; Uyuşturucu adı altında yapılan gözaltılarda uyuşturucu kullanmadığı anlaşılsa bile ya da bir belediye operasyonunda sabahın kör karanlığında doğal olarak pijamasıyla kapıyı açan kadının görüntülerinin yayınlandığı ülkede, nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla hakkında dava açılan birilerinin adı ve şirketi neden gizlenir ki?