Hiç kimse beklemiyordu.

Hatta hiç kimsenin aklına bile gelmiyordu.

O ne sevgi çemberiydi öyle.

Kızılay satmak için deposunda çadır saklıyordu.

İyiliksever Haluk Levent parasını verip çadırları satın almış ve Kahramanmaraş depremindeki evlerini kaybeden vatandaşların hizmetine sunmuştu.

Devletin kurumu acı üzerinden para kazanırken Haluk Levent bu oyunu bozmuştu.

Ama şimdi ne oldu?

Devletin yapmadığını yapan Haluk Levent dolandırıcılık, kara para aklama, emniyeti suistimal suçlamaları ile gözaltına alındı.

Elbette şu an Haluk Levent’in suçlu olup olmadığını bilmiyoruz.

Soruşturma dosyasından verilen bilgiler ve yapılan suçlamalara göre ne yazık ki Haluk Levent suçlu görünüyor.

Dava nasıl bir sonuca varacak bilmek mümkün olmasa da toplumda yaşanan travma işin en kötü tarafı.

Bu millet hayli uzun zamandan beri sadece umuda sarılıyor.

Bu uğurda gözü hiçbir şey görmüyor.

Ama şu hale bakın; toplumun en güvendiği, yardım yetiştirmek için seferber olduğu bir kişi meğer o paralarla kumar oynamış, üstelik çok ciddi bir miktarda parayı da kaybetmiş.

O da yetmemiş, uçan kuşa borçlanmış, sayısız karşılıksız çek imzalamış.

Umuda en sarıldığımız bir dönemde yaşanan bu büyük hayal kırıklığı umarım zincirleme bir reaksiyona neden olmaz.

BAŞIMDAN GEÇEN ŞEYLER

Haluk Levent iyi biri mi?

Hayli uzun zaman önceydi, 25 yılı geçmiştir, Haluk Levent’le ilgili bir yazı yazmıştım Sabah gazetesinde.

Levent yanlış hatırlamıyorsam yoksul bir gence yardım etmişti ben de “sanatçı duyarlılığı” diye başlık atmıştım.

Bunun üzerine hala herkesin hafızasında yer tutan çok ünlü bir sanatçı aramıştı beni.

Demişti ki “Haluk Levent konusunda yanılıyorsun. Bu adam iyi biri değil. Dolandırıcıdır. Ayrıca emek hırsızıdır, başkalarının şarkılarını çalar kendi şarkısı gibi söyler.”

Önce inanmak istemedim.

Sanatçıların birbiri arasındaki rekabet ve çekemezlik olabileceğini düşündüm.

Ama o ünlü sanatçı daha sonra birkaç kez yemek yediğimiz ortamda da anlattı bunları, “Bu adama kanmayın” dedi.

Elbette elimde somut bir kanıt yoktu.

Ama bende olumsuz etki bıraktı.

Aleyhine bir şey yazmadım ama hakkında yazı da yazmadım.

Ta ki Kahramanmaraş depremine kadar.

O da Kızılay çadırlarını satın alması ile ilgiliydi yazımdı o kadar.

Şimdi düşünüyorum da o ünlü sanatçı haklıymış.

GÜNÜN SÖZÜ:

“Dertleri Zevk Edindim, Bende Neşe Ne Arar”

Ne güzel şarkıdır...

Siz hâlâ ülkemizdeki dertlerin biteceğini mi sanıyorsunuz?

Beklemeyin...

Bence “zevk” almaya çalışın...

Yoksa daha çok üzülürsünüz!

Ahmet ÜSTÜN

Bİ SOR BAKALIM

Bu parayı kim ödeyecek?

Bir ara konuşup sonra da unuttuğumuz bir olay, Paris’teki istinaf mahkemesi kararı ile yeniden alevlendi.

CHP milletvekili Deniz Yavuzyılmaz yine titiz bir çalışma yaparak Paris’teki mahkemenin belgelerine ulaştı.

Buna göre Türkiye, Irak’a 1 milyar 471 milyon dolar tazminat ödeyecek.

Peki bu tazminata neden olan usulsüzlük neydi?

Irak hükümeti 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın

1.) Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı,

2.) Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı,

3.) Irak devletinin satış fiyatının altında bu petrolün satılmasına neden olduğu gerekçesiyle dava açmıştı.

Uluslararası Tahkim Mahkemesi Türkiye’nin Irak’a net 1 Milyar 471 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetmişti.

Ancak iktidar kararın bozulması için Paris’teki Tahkim Mahkemesine başvurdu.

Paris’teki mahkeme de sonuçlandı ve Türkiye’nin itirazı reddedildi.

Şimdi 1 milyar 417 milyon dolarlık tazminatı ödemek zorundayız.

İyi de bu parayı kim ödeyecek?

Tabii ki yine hepimiz.

Oysa bu paranın hükümet ve ilgili yöneticilerden tahsil edilmesi daha doğru değil mi?

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Ortalık yine çok karışacak

Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybetmesi ilk günden beri çok tartışıldı.

Yazıcıoğlu’nun geçirdiği kazanın tesadüf olmadığı bir suikasta kurban gittiği iddiaları yıllarca söylendi.

Ama hiçbir somut belgeye ulaşılamadı.

Şimdi dosya yeniden açıldı ve dün 25 kişi gözaltına alındı.

Tahminim suikastı FETÖ’nün yaptığı ortaya çıkacaktır ama böylesi önemli bir siyasi cinayetin yeniden gündeme gelmesi ortalığı fena halde karıştıracaktır.