Günlerdir CHP’nin Bölge İdare Mahkemesi’nde bekleyen kayyum dosyasının “butlan” kararıyla sonuçlandığı, açıklanması için uygun zaman beklendiği konuşuluyordu. İktidara yakın meslektaşlarımız da borsanın, bankaların ve piyasaların kapalı olduğu Kurban Bayramı tatilinin fırsata çevrileceğini söylüyordu.
Öyle de oldu. Demek ki uygun gördükleri zaman 10 günlük bayram tatiliymiş.
Zaten Kemal Kılıçdaroğlu’nun aylar sonra ilk videosunu yayınlaması, CHP yöneticilerine meydan okuması, İstanbul İl Başkanlığı’ndaki kayyumlarla görüşmesi, kendisini destekleyen milletvekillerinin Kılıçdaroğlu’nun videosunu kendi takipçileriyle paylaşması, butlan bekleyenlere önceden bilgi verildiğinin göstergesiydi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması yayınlandıktan sonra herkes kararın eli kulağında olduğu yorumunu yapıyordu.
Nitekim 21 Mayıs 2026 günü önce TBMM Genel Kurulu 2 Haziran’da toplanmak üzere tatile çıktı.
Ardından da Bölge İdare Mahkemesi’nin butlan kararı geldi.
***
Mahkeme kararıyla ilgili hukuki değerlendirme yapmanın hiçbir anlamı yok. Çünkü hiçbir hukuki dayanağı yok.
Yüzde yüz siyasi bir karar.
Ankara’daki yerel mahkemenin ortaya koyduğu her görüşün 180 derece tersini savunarak bir karar oluşturmuşlar.
Delege iradesinin fesada uğratıldığına, para, iş, adaylık ve başka menfaat vaatlerin belirleyici olduğuna, oylamanın denetlendiği ve gizli iradenin zedelendiğine, parti içi demokrasi ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiğine, kanuna aykırı davranıldığına, sonradan yapılan bütün kurultayların sakatlandığına hükmetmişler.
Böyle bir karara hukuki bir karar muamelesi yapıp uzun uzun değerlendirmeye gerek yok diye düşünüyorum.
***
Karar siyasi olduğuna göre siyasi bir değerlendirme yapmak en doğrusu.
İktidar, CHP’yle mücadelesini yeni bir merhaleye çıkarmıştır. CHP içinden devşirebildiği isimlerle CHP’yi de kontrol etme sürecini başlatmıştır.
Nefes’te dün yayınlanan yazımda açık açık ifade etmiştim:
CHP’nin genel başkanını ve yönetim organlarını CHP tabanı belirler. Mahkemeler ya da iktidar değil.
O nedenle mahkeme tarafından atanan ve iktidar tarafından alkışlanan bu yönetimi CHP tabanı tanımaz.
Mevcut yöneticilerin yaptığına bakar. Onların peşinden gider, onları destekler.
Mahkeme kararıyla gelenler de sert tepkilerin hedefi olur.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayınladığı videolu mesajın altındaki yazılara bakınca zaten CHP tabanının kendisine nasıl baktığını çok net görüyorsunuz.
CHP yükselirken, iktidara yürürken, iktidar devletin ve yargının gücünü kullanarak CHP’ye her türlü baskıyı yaparken, iktidarın değirmenine su taşıyanların “bunu CHP’nin iyiliği için yapıyoruz” açıklamalarına kimse kulak asmaz.
Hele hele Kemal Kılıçdaroğlu, butlan kararından bir gün önce video çekerek CHP’ye dönüş kampanyasını başlatıp sürecin tam ortasında olduğunu, butlan kararı veren yargı mensuplarıyla, Beştepe’deki danışmanlarla birlikte hareket ettiğini göstermişken...
***
CHP’lilerin korkmasına, endişelenmesine gerek yok. CHP’nin geleceğini sadece CHP’liler belirler. Kemal Kılıçdaroğlu, en fazla kurultayı geciktirerek, 1 yıl sonra kurultay yapmaya çalışarak mahkeme kararıyla oturduğu koltukta kalma süresini uzatabilir.
Ancak onun da pek mümkünü yok. Özgür Özel’in seçildiği 38. kurultayın delegeleri yeniden imza toplayarak olağanüstü kurultay kararı aldırabilir. 38. Kurultay öncesindeki PM üyelerinin 30’a yakını şu anda parti yöneticisi.
Önünde sonunda CHP tabanı CHP’nin liderini de yöneticilerini de belirleyecektir.
CHP Atatürk’ün partisi.
Ne demiş Atatürk İngiliz gemilerinin arasından geçerken:
“Geldikleri gibi gideceklerdir.”
CHP’lilerin dikkat etmesi gereken tek şey şu:
İktidarın CHP’de butlan fırtınası sürerken seçim kararı alması.
Özgür Özel, 100 bin imzayla aday belirleyip seçime katılabileceklerine dikkat çekiyor ama genel seçimlere de hazırlıklı olmaları lazım.
Erken bir genel seçime girebilmek için genel seçimlere katılabilme kapasitesine sahip bir partiye ihtiyaç duyabilirler.
***
Enseyi karartmayıp işe iyi tarafından da bakmak lazım.
CHP tabanı ve muhalefet kimlerin kimlerle beraber olduğunu çok iyi anlamış oldu.
Ayrıca bu koşullarda gidilecek bir seçimde de Özgür Özel ve gösterecekleri Cumhurbaşkanı adayı patlama yaparak kazanabilir.
Butlan, iktidara da iktidarın işbirlikçilerine de hayal kırıklığı olabilir.
Bakın göreceksiniz!