Türkiye yine bir siyasi kavganın içine sıkıştı.

İktidar “Mutlak butlan olur mu?” sorusuna “olur olur bal gibi olur” yanıtını verdi.

Şimdiki sorumuz “CHP Kurultay yapabilir mi yapamaz mı?”...

İktidar ve CHP’deki vekilleri “Olmaz” diyor.

Mahkeme kararıyla resmen görevden alınan ama fiilen görevine devam eden Özgür Özel ekibi ise “yapılabilir, bal gibi yapılabilir” diyor.

CHP’nin bu konuları düzenleyen bir tüzüğü ve her konuda ayrı yönetmelikleri var.

***

“Butlan” kararıyla CHP Genel Merkezi’ne getirilenler, zaten Kurultay yapılmasın diye uğraşıyor, ipe un seriyor. Onların kurultay toplamak gibi bir derdi yok.

Dolayısıyla kurultay toplama adımlarını ancak Özgür Özel tarafı atabilir.

Şimdi gelin CHP tüzüğüyle kurultay, PM yönetmeliklerine göre nasıl bir yol haritası izlemek zorunda olduklarına bakalım:

  1. Adım:Mahkeme kararı 38. Kurultay’da divan oluşturulduktan sonraki bölümü butlan saymış. Yani 38. Kurultay için illerden seçilerek gönderilen delegeler hâlâ geçerli. O delegelerin yarısından bir fazlası Notere gidip ‘Seçimli olağanüstü kurultay’ talebiyle bu süreci başlatabilirler.

Zira Bayram tatili biter bitmez CHP delegeleri 81 ilde Noterlere akın etti.

İmza sayısı delege sayısının 1 fazlasını geçerse, olağanüstü kurultay süreci otomatik olarak başlar.

  1. Adım: CHP Genel Başkanı imzaların Genel Merkez’e ulaşmasının hemen ardından Parti Meclisi’ni toplar. Parti Meclisi Yönetmeliğine göre (4. Madde) PM üye tam sayısının beşte biri (13 üye) imza toplayıp, toplantı konusunu da ileterek PM’yi toplantıya çağırabilir. Bu durumda Genel Başkan Parti Meclisi’ni bir hafta içinde toplantıya çağırmak zorundadır.

Mevcut durumda delegeler ve PM içindeki üyelerin dağılımı açısından tablo Özgür Özel’in lehine. Yani 1 Haziran 2026 günü itibariyle Özgür Özel delegelerden yeterli imza toplayıp PM’ni toplama gücüne sahipti ve bu süreci de başlattı.

  1. Adım: Olağanüstü toplantı çağrısıyla toplanan PM, sadece çağrı konusunu görüşür. Bu durumda çağrı konusu olağanüstü Kurultay olduğundan, ilk toplantıda sadece olağanüstü kurultay konusu görüşülür. PM salt çoğunlukla toplanır ve karar alır. Mevcut durumda üyelerin tavrına bakılırsa Kılıçdaroğlu’nun toplayacağı ilk olağanüstü PM toplantısında olağanüstü kurultay kararı çıkabilir.
  2. Adım:Kurultay normalde iki yılda bir toplanır. PM kararıyla bu süre en geç bir yıl ertelenebilir. Mevcut durumda butlan kararıyla yeniden geçerli sayılan 37. Kurultay’ın süresi bitmişti ve aradan 3 yıldan fazla süre geçtiği için kurultayın derhal toplanması gerekiyor. CHP PM istese de bu süreyi uzatamaz.

Mevcut durumda olağanüstü kurultaydan söz ettiğimize göre, Kurultay Yönetmeliğinin 22. maddesine bakalım:

“Genel Başkan; doğrudan ya da Parti Meclisinin kararı veya kurultay üye tam sayısının beşte birinin onbeş günlük süre içinde noterden onaylı imzaları ile yaptıkları başvuru üzerine olağanüstü kurultayı toplantıya çağırır.

(...) Kurultayın olağanüstü toplantıya çağrılabilmesi için imzaların 15. günün bitiminden itibaren yedi gün içerisinde Genel Başkanlığa teslim edilmiş olması gerekir.15. günün bitiminden sonra imza çekilmesi hüküm ve sonuç doğurmaz.

Olağanüstü kurultayın gündemini kurultay isteyenler düzenler.

Olağanüstü kurultay isteminde bulunan kurultay üyelerinin sayısı üye tam sayısının salt çoğunluğunu sağlıyor ise gündeme, güvenoyu ve seçim maddesi konulabilir.

Olağanüstü kurultay, en az on beş 15 gün önce ilgililere duyurulmak koşuluyla en geç kırk beş 45 gün içinde yapılır.”

***

Görüyorsunuz ya...

Yol haritası çok net.

Genel Başkan’ın üyeler tarafından belirlenen delegelerin taleplerine kulak tıkaması mümkün değil.

Genel Başkan’ın PM’nde salt çoğunluğu yakalamadan karar çıkarması da imkansız ve tablo bize şunu gösteriyor:

Özgür Özel ve arkadaşları olağanüstü kurultay sürecini başlattıktan sonra Genel Başkan’ın oyalamak belki ama ayak diremesi mümkün değil.

Ayrıca Siyasi Partilerin kurultaylarıyla ilgili denetim yetkisi de seçim yargısındadır. O da YSK’dır.

Mevcut bir hukuk davası bahane edilerek bir partinin zorunlu kurultayını engellemek, yerel bir mahkemenin, bölge adliye mahkemesinin YSK’nın üstünde görülmesi de hukuken de imkansızdır.

***

Diyeceksiniz ki “hangi hukuk kuralına uyuluyor ki buna da uysunlar”...

İstedikleri kadar uymasınlar.

Siyaset bir er meydanıdır.

Oraya çıktıysanız, sonucu mahkemeler değil milletten aldığınız güç belirler.

O güç de hiç tartışmasız Özgür Özel’de.

Ha bir de...

Adında “Halk” geçen bir partide yönetici koltuklarında kimse halka rağmen oturamaz.