NEFES’in 30 Mayıs 2026 tarihli nüshasında CHP lideri Özgür Özel’le yaptığımız telefon görüşmesinin detaylarına yer vermiştim.

Özgür Özel, konuşmasının bir yerinde “hem siyasi hem hukuki hem de fiziki olarak mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz” deyince “fiziki mücadeleden ne kastediyorsunuz” diye sormuştum.

Özel de gülerek şu yanıtı vermişti:

“Fiziki dediysem öğle göğüs göğüse bir şeyden söz etmiyorum. Mesela İzmir’e gittik. ‘Cumhuriyet Meydanı’nda toplanacağız’ dedik. Orayı kapattılar. Biz de Gündoğdu Meydanı’na yürüyüp orada yaptık. Ankara’da da partiden çıkıp TBMM’ye yürüdük. Binlerce insan geldi. Engellemeye çalıştılar ama durmadık. Bu fiziki engellemelere karşı yaptıklarımızı kastediyorum.”

***

Özel, görüşmemizi aktardığım yazımın yayınlandığı gün, 100 bine yakın insanı Güvenpark’ta toplamıştı.

O coşkulu kalabalığın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik tepkisi ve öfkesi çok kolay bir şekilde Kılıçdaroğlu’na yönlendirilebilirdi.

Kılıçdraroğlu da AK Parti ağzıyla konuşarak CHP tabanındaki öfkeyi besleyen bir tavır takınmıştı.

Buna karşın Özel kolay olanı değil zor olan sağduyulu yolu seçti. O coşkulu kalabalığı CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir’e yönlendirdi.

Özel’den hemen önce otobüsün üstüne çıkan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da çok birleştirici, barıştırıcı bir konuşma yaptı.

Neticede on binlerce insan, Özgür Özel’in sağduyulu tavrı sayesinde Ankara’da barışçıl bir protesto gösterisi gerçekleştirdi.

***

Özel’in bu sağduyulu tavrı, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin de dikkatini çekmiş. Sayın Bahçeli’yle yaptığımız telefon görüşmesinde fiziki mücadele konusunda sorduğum soruya ve Özel’in sağduyulu yanıtına dikkat çekerek, bu konuda aynı fikirde olmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.

Sayın Bahçeli bu gelişmelerin Gezi olaylarının yıldönümünde yaşanmasına da özellikle dikkat çekti.

Türkiye gerçekten çok zor bir dönemden geçiyor.

İnsanlar ciddi ekonomik sorunların cenderesinde hayat mücadelesi veriyor.

CHP’de olanlar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun AK Parti safında hareket etmesi, CHP Genel Merkezi’nin sıkıyönetim günlerindeki gibi bir polis kuşatması altında olması, CHP tabanında sadece öfkeyi besliyor.

Yoksulluğun, ekonomik çaresizliklerin, CHP’de yaratılmaya çalışılan bölünmüşlüğün insanlarda yarattığı öfkeyi suiistimal etmek için birileri fırsat kollarken Özgür Özel’in sağduyulu hareket etmesi hayati öneme sahip. Terörsüz Türkiye sürecini tamamına erdirmek için büyük çaba harcayan ve CHP’nin bu süreçteki tavrını çok önemseyen Bahçeli’nin de bu konuda hassasiyeti elden bırakmaması çok kıymetli.

Bahçeli’nin CHP’nin Butlan yönetimini bir an önce kurultay yolunu açmaya yönlendirmesinin de sağduyu cephesini güçlendirdiğinin altını çizmek istiyorum.

***

Kemal Kılıçdaroğlu’nun gözünü Ekrem İmamoğlu’na ve Özgür Özel’e duyduğu kin ve nefret bürümüş. Bu nedenle sağduyulu hareket edemiyor. Kendisi de etrafındakiler de son iki yıldaki dışlanmışlığın intikamını almak için her fırsatı değerlendirip her yola başvurmaktan çekinmiyor.

İktidar ve iktidarı destekleyen medya da Kılıçdaroğlu ve ekibinin İmamoğlu ile Özel’e duyduğu kin ve nefretini sonuna kadar kendi lehlerine kullanmak niyetinde.

Hal böyle olunca iktidardan ve Kılıçdaroğlu cephesinden sağduyu beklemek biraz abesle iştigal.

Haliyle, iktidar cephesindeki ruh hali buyken, Özel’in sağduyusu, Bahçeli’nin hassasiyeti Türkiye siyasetinde bir denge unsuruna dönüşüyor.