AK Parti’nin bir dönem en çok kullandığı sloganlardan biriydi:

“Almanlar, Avrupalılar bizi kıskanıyor.”

AK Parti iktidarının propaganda gücü o kadar yüksek ki en azından kendi tabanlarını buna ikna etmiş görünüyor.

Başta Almanya’da yaşayan AK Partililer olmak üzere, iktidarı destekleyenlerin kahir ekseriyeti Türkiye’deki hayatın Almanya’dakinden kat kat iyi olduğunu söylemekten geri durmuyor.

Peki bu bilgi doğru mu?

Keşke “doğru” diyebilseydim.

Ancak maalesef değil.

Neden olmadığını, perakendecilik camiasının yakından tanıdığı Ercüment Tunçalp’in Retail Türkiye (RT) sitesinde yayınlanan yazısından yararlanarak anlatacağım.

Tunçalp, “iki ülkede alışveriş” başlıklı bir seri yapıyor ve 6 Şubat’ta bu serinin 30’uncusunu yayınlandı. Bu defa karşılaştırma Türkiye ve Almanya’ydı.

***

Gelin önce temel parametrelere bakalım:

Enflasyon:

- Almanya’da yıllık enflasyon yüzde 2,2.

- Türkiye’de sadece ocak ayı enflasyonu (TÜİK’e göre) yüzde 4,84.

Asgari ücret:

- Almanların asgari ücreti saatlik 13,90 Euro. Haftada 40 saat çalışırsanız brüt geliriniz 2 bin 224 Euro oluyor. Ülkenin net asgari ücreti bin 845 Euro.

- Türkiye’de asgari ücret 28 bin 75 lira. Yani 557 Euro.

(Almanya’da asgari ücret başlangıç ücreti ve çalışan bir süre sonra daha fazla ücret almaya başlıyor. Almanya’da çalışanların yüzde 6,6’sı asgari ücret alıyor. Almanların ortalama ücreti 4 bin 334 Euro’yu buluyor. Türkiye’de ise asgari ücret ömür boyu alınıyor ve asgari ücret neredeyse ülkedeki ortalama ücret haline gelmiş.)

Kişi başına milli gelir:

-Almanların kişi başına milli geliri 60 bin dolara dayanmış (59 bin 925 dolar).

- Türklerin kişi başına milli geliri 15 bin 463 dolar.

Seyahat imkanı:

- Almanlar 2024 yılında 95 milyon defa yurt dışına çıkmış.

- Türklerin 2024’te yurt dışına çıkış sayısı ise 11 milyon 391 bin.

(Nüfuslarımız hemen hemen aynı ama yurt dışı seyahatlerde Almanlar farkı 8 katına çıkarmış).

***

Almanların gelirleri Türklerin gelirlerinden bu kadar yüksekken, bizde satın alınan ürünlerin fiyatlarının Almanya’dakinden düşük olması beklenmez mi?

Normalde beklenir.

Ancak maalesef rakamlar farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Şimdi (1 Euro 50,38 lirayken) yapılan sıradan bir alışverişte ortaya çıkan fiyat tablosuna bir bakın:

Hangi Alman hangi Türk'ü kıskanıyor? - Resim : 1

Gördüğünüz gibi 32 ürünlük bir alışveriş yapılmış. Almanya’da 50 Euro, Türkiye’de 68,99 Euro ödenmiş.

26 üründe Türkiye pahalı. 6 üründe Almanya.

Kıyma ve çikolatada fiyatlarımız neredeyse iki katı.

Üstelik, Türkiye’de en ucuz ürünlerin fiyatları dikkate alınmış.

Bir Alman asgari ücretli, bin 845 Euro’luk asgari ücretiyle 37 defa bu alışverişi yapabiliyor.

Bir Türk asgari ücretli 557 Euroluk asgari ücretiyle sadece 8 defa yapabiliyor.

***

1 Euro, 1 liranın 50 katından fazla. Bir Alman bir Türk’ün en az üç katını kazanıyor ve o Alman, aynı alışveriş için kendisinden çok daha az kazanan Türk’ten 19 Euro daha az fatura ödüyor.

Türkiye’de alım gücü yüksek olsa, gelirlerimiz fiyatlara paralel artsa Türkiye’deki o alışverişi 3 bin 477 lira değil 760 liraya yapmak gerekiyordu.

Ancak öyle değil maalesef.

2022 yılından bu yana dünyada fiyatlar dolar bazında yüzde 25 artarken bizde yine dolar bazında yüzde 224 artmış.

***

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hâlâ ekonomimizin iyi gittiğini, halkı enflasyona ezdirmediklerini söylüyorlar.

AK Parti tabanı da hâlâ “Almanlar bizi kıskanıyor” balonuna inanıyor.

Sıradan Almanların biz Türkleri kıskanmadığı kesin. Ancak Alman siyasetçilerin Türkiye’yi yöneten iktidardaki siyasetçileri çok kıskandığı da kesin.

Zira bizdeki iktidar bu berbat ekonomik tabloya rağmen hâlâ üç kişiden birinin oyunu alabiliyor ama Almanya’daki iktidar ülkelerindeki bu tabloya rağmen hâlâ seçim kazanma derdine düşebiliyor.