Avustralya maçında topla oynama oranımız %78’e %22’ydi. Paraguay karşısında da senaryo değişmedi. Kâğıt üstündeki rakamlar aynı, pas sayımız 628’e 178! Üstelik 45 dakika 10 kişi oynayan rakibe karşı. Diğer tüm istatistiklerde de durum aşağı yukarı benzer. Ama Montella’ya göre bunun adı “kader”.

Hani diyorum, bu rakamları dosyalayıp CAS’a (Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi) göndersek, adamlar muhtemelen “Bu istatistiklere sahip bir takımın elenmesi eşyanın tabiatına aykırı, sizi resen gruptan çıkarıyoruz” diye hüküm verir!

Hacıosmanoğlu turnuva öncesinde “Cenab-ı Allah’ın izniyle Dünya Kupası’na gideceğiz” buyurmuştu. Gittik, evet. Muhtemelen şimdi de kurumsal bir acziyetin arkasına sığınarak, “Cenab-ı Allah’ın takdiri böyleymiş” diyecek ve bavulları toplayıp döneceğiz. İnancı, kendi idari yetersizliklerine kalkan yapan bu zihniyeti gelinen noktada eleştirmek artık çok hafif kalıyor.

Lafı hiç dolandırmadan federasyon koltuğunu işgal eden zat-a soracağım;

1-”Final oynarız” diye hamasi nutuklar atarken, tam olarak hangi finali kastetmiştiniz?

2- Şampiyonada 50 farklı ülkeden yardımcılar dahil 170 hakem görev yapıyor. Bizden bir kişi bile niçin yok?

3-O meşhur villalar meselesi ne oldu?

4-Sporun yapısal çürümüşlüğünü belgeleyen bahis ve şike skandallarının devamı hangi gün açıklanacak? Halı altına süpürdüğünüz pislikler ne zaman gün yüzüne çıkacak?

Türk futbolu son “seçin(!)de” yağmurdan kaçarken doluya tutuldu. Bu sistemin “atama” formülleriyle yürümeyeceğini, bu vizyonsuzluğun ülkeye sadece zaman ve itibar kaybettireceğini defalarca yazdık, söyledik. Ama biz söylüyoruz, biz dinliyoruz.

Gelinen noktada Haiti’nin ardından turnuvaya veda eden ikinci takım olma “şerefi” de bize nail oldu! Her alanda olduğu gibi futbolda da “sondan derece” yapmayı, bol pasla kürsüye çıkmayı başardık.!

Bu yapısal çöküşü sadece bu iki maçın skoruna bağlamak kolaycılık olur. Bize sıfır vizyonla, arkasına saklanmaya çalışılan inanç retorikleriyle elenmiş bir ülkenin buruk resmi kaldı. Şimdi hesap verme vakti. Tabii o koltuklarda hala oturacak yüzünüz kaldıysa…