Sezen Aksu söylüyor: “Masum değiliz hiçbirimiz…”

Belki de haklı... Çünkü hepimiz, kendi doğrularımızın esiri olmaya fazlasıyla yatkınız...

Nereden mi aklıma geldi?.. Kısaca anlatmaya çalışacağım…

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in siyaset anlayışını eleştirenlerdenim ama… Hakkında milyarlarca liralık haksız kazanç iddiası bulunan biriyle aynı fotoğrafta görünmesi, Çelik’i suç ortağı yapmaz…

Belge olmadan suçlama, adalet değil, siyasi önyargıdır…

Aynen, CHP’li oldukları için hapiste yatan belediye başkanlarına ve çalışanlarına yapılanlar gibi…

***

Aynı şekilde… Önce kimlik numarası doğrulaması yapması gereken bir iktisat profesörünün (Ümit Özlale), isim benzerliğine dayanan mali işlem iddiasını yeterince araştırmadan gündeme getirmesi de kabul edilemez… Kaldı ki benim meselem isimler değil, ilkelerdir…

Kendi siyasi mahallemizden biri suçlandığında kanıt arıyor…

Karşı mahalleden biri suçlandığında dedikoduyu yeterli görüyorsak…

Adalet değil taraftarlık yapıyoruz demektir…

Türkiye’nin en büyük krizi...

Ülkemizin en büyük sorunu sadece enflasyon, bütçe açığı veya yüksek faiz değil…

Türkiye’nin asıl krizi güvensizliktir!..

Hakime, hakeme, medyaya, siyasetçiye, borsaya güven duyulmayan bir ülkede…

Ekonomik istikrar nasıl sağlanacak?..

Güven ortamının felç olduğu bir ülkeye, küresel yatırımcı neden getirsin parasını?..

Gençler liyakate niye inansın?..

Dürüst insanlar niçin dürüst kalmakta ısrar etsin?..

***

Bir toplumda “Herkes yapıyor, ben neden yapmayayım?” düşüncesi yaygınlaştığında…

Ekonomik kriz ahlaki çöküşe dönüşür…

Üstelik bu çöküşün sorumlusu tek başına iktidarlar değildir…

Yanlış yapan kendi taraftarımıza sessiz kalıyorsak, sorumluluğun bir parçası da biziz...

Sadece sevdiğimiz insanların haklarını savunuyor, karşı olduklarımız haklıyken bile yanlarında durmuyorsak…

Yaşadığımız sistemin adı demokrasi olsa da biz demokrat sayılmayız…

Sözümün özü canlarım...

Asıl erdem, sevmediğimiz insanların da hukukunu koruyabilmektir…

Ekonomiyi faizle, yatırımla, üretimle düzeltebilirsiniz…

Kaybolan güveni ise sadece adaletle, dürüstlükle ve hesap verebilirlikle yeniden kurabilirsiniz...

Çünkü para basabilirsiniz, borç bulabilirsiniz, yatırımcı çağırabilirsiniz fakat…

Güven basamazsınız!.. Güvenin matbaası da Merkez Bankası da yoktur!..

***

Sezen Aksu, “Masum değiliz hiçbirimiz” derken haklı olabilir**…**

Lakin… Hiç değilse adil olabiliriz hepimiz!..

Unutulmamalı ki…

Hakikatin dostu olmak, kendi tarafımızın avukatı olmaktan daha onurludur…