Dürüst bir insan her sabah evden çıkarken komşularına: “Ben çok dürüstüm, çok namusluyum, çok vicdanlıyım” diye seslenir mi?.. Seslenmez çünkü… Dürüstlük anlatılmaz, yaşanır...

Aynı kural siyasetçi için de geçerlidir… Bir ülkede hukuk gerçekten üstünse, devlet başkanının her gün ekranlara çıkıp: “Biz hukuk devletiyiz” demesine ihtiyaç yoktur...

Mahkemeler bağımsızsa bunu iktidarın nutukları değil, hâkimin iktidar aleyhine korkmadan verebildiği karar gösterir… Basın özgürse, bunu cumhurbaşkanı ya da başbakan ilan etmez… Onu acımasızca eleştirdiği halde ertesi sabah kapısı çalınmayan gazeteci gösterir...

Demokrasi varsa onu lider değil, liderin kendisine muhalefet edenlere gösterdiği tahammül kanıtlar…

***

Dürüstlük de meydanlarda haykırılmaz… Bütçede görülür… İhalede görülür… Mal beyanında görülür... Hesap verirken görülür…


Hiçbir devlet başkanı devlet değildir

İsviçre’de sistem, cumhurbaşkanına der ki: “Sen Devlet değilsin... Devlet senden önce vardı, senden sonra da olacak…”.

Çünkü modern demokrasinin büyük keşfi: Ülkeyi yönetenlerin iyi insanlar olacağına güvenmek değildir… Tam tersine… Onların da para karşısında başlarının dönebileceğini… İktidarın büyüsüne kapılabileceklerini… Kibirlenebileceklerini kabul etmek; sonra karşılarına: Bağımsız yargıyı, özgür basını, parlamentoyu, denetim kurumlarını ve sandığı dikmektir…

***

Yani demokrasi aslında insanın ahlâkına duyulan sınırsız güvenin değil, insanın zaaflarına karşı duyulan sağlıklı kuşkunun rejimidir… Çünkü ahlâkın gerçek sınavı, kötülük yapma imkânının olmadığı yerde verilmez… Önünüzde milyarlar olacak… İhale sizin imzanızla sonuçlanacak… Bir telefonla yakınınızı zengin edebileceksiniz… Yakalanmayacağınıza da inanacaksınız ve fakat… Yapmayacaksınız...

Dürüstlük budur...

***

O nedenledir ki ey devlet başkanı!.. Bana: “Ben dürüstüm, demokratım, adilim, vicdanlıyım” demene ihtiyacım yok… Bana anlatma kardeşim, göster… Savcı, yargıç senden korkmuyorsa göster… Gazeteci seni eleştirebiliyorsa göster… Devletin parasını kendi paran kadar titizlikle koruyorsan göster... Seçimi kaybettiğinde koltuğunu rakibine teslim edebiliyorsan göster...


Sözümün özü canlarım…

Bir lider, bir Devlet Başkanı ya da başbakan, bir gün giderken arkasında kendisinden korkmayan… Kendisine muhtaç olmayan ve o olmadan da tıkır tıkır işleyen bir devlet bırakıyorsa…

İşte o zaman o politik lider, demokrat olduğunu göstermiş olur...

Çünkü demokrasi, liderin “Ben çok iyiyim” dediği rejim değildir…

Demokrasi, lider kötü çıksa bile devletin kötüleşmesini engelleyebilen rejimdir…