Vatandaşı yakalar, gözünün içine baka baka yalanı yapıştırır… Üstüne bir de öyle güzel anlatır ki insan “Vallahi doğru söylüyor galiba” der. Eyvallahı çeker…

Zira iş para harcamaya gelince kül yutmaz! Bu milletin aklıyla kolay oynarsın ama cüzdanıyla kolay oynayamazsın.

***

Bakın, Bankalararası Kart Merkezi’nin rakamlarına göre yılın ilk altı ayında Türklerin yurt dışında kredi kartıyla yaptığı alışveriş 472.5 milyar liraya ulaştı. Geçen yıla göre artış yüzde 57.7…

Peki ya yabancıların Türkiye’deki kredi kartı harcaması? 226.1 milyar lira! Artış yalnızca yüzde 10.2… Yani enflasyonun üçte biri kadar bile değil!

***

Türklerin dışarıda kredi kartıyla harcadığı para, yabancının Türkiye’de harcadığının 2.1 katı oldu. Her gün ortalama 2.6 milyar lira… Buna “Geçici dalgalanma” denmez. Bu düpedüz alışveriş göçü!

Hele mayıs ayında çıta iyice uçtu. Hani Kurban Bayramı tatilini dokuz güne çıkardık ya… O ay tek başına 93 milyar liralık işlem yapıldı.

***

Nitekim yurt dışına yapılan internet harcamaları altı ayda 242.8 milyar liraya ulaştı. Artış yüzde 56… Bu demektir ki vatandaşın döviz harcamak için pasaport çıkarmasına bile gerek kalmadı.

Peki niye? İlk altı ay resmi enflasyon yüzde 32.11 idi… Kur ise aynı hızla gitmedi. Oysa kağıt üzerinde ne güzeldi… Ne şahaneydi…

Enflasyonu kurla bastır, Türk Lirası’nı reel olarak pahalılaştır, sonra ihracatçıya “Verimli ol”, turizmciye “Rekabet et”, esnafa “Fiyatını indir” de…

***

Daha da fenası… Yabancının Türkiye’de kredi kartıyla yaptığı ortalama işlem geçen yıl 4.055 liraydı… Ya bu yıl? 4.056 lira! Tam bir lira artmış!

Yüzde 32 enflasyon yaşanan ülkede turistin alışverişi yerinde sayıyorsa, gerçekte yaklaşık dörtte bir küçülüyor demektir.

***

Nitekim turizm geliri yılın ikinci çeyreğinde yüzde 2,6 düştü, ziyaretçi sayısı da yüzde 5.1 geriledi. Hâlâ turist geliyor olsa bile eski turist değil… Eskiden bavul dolduruyordu. Şimdi fiyat etiketine bakıyor, fotoğrafını çekiyor, dönüyor.

Aynı ayakkabıyı, aynı yemeği, aynı oteli hatta daha iyilerini dışarıda daha ucuza buluyorsa niye pahalı olanı alsın? Salak mı sandın?

***

Nitekim parayı yurt dışına kaçıran vatandaş değil… Parayı yurt dışına kaçırtan, hani şu “Enflasyonu düşürme programı” dedikleri…

Onlar “Program çalışıyor”, “Denge sağlanıyor”, “Pahalılık algısı abartılıyor” diye anlatsın dursun… Millet de dinler… “Tamam” der… Hatta alkışlar, “Yaşa, var ol!” diye meydanı inletir.

Sonra çıkar, aynı mal nerede ucuzsa parasını orada harcar… Zinhar bu milletin parasına dokunmayacaksın! Ya da kendini bu tablonun çok daha kötüsüne hazırlayacaksın.