Ayvalık’tan Edremit’e doğru giderken, solunuzda zeytinlikler ve deniz, sağınızda ise alabildiğine uzanan Madra Dağları’nı görürsünüz. Gömeç’e geldiğinizde dağların tepesinde bir Atatürk silüeti belirir. Dev bir Atatürk büstü profilden yatay olarak dağların tepesine yerleştirilmiş gibidir. İşte geride bıraktığımız hafta o silüetten ta aşağıya kadar olan çam denizi yandı kül oldu.
Halk arasında Ata Kayalıkları dediğimiz bölgenin bir de yıldızı yandı yangında. Maadra şarapları bağları kül oldu.
Instagram’da şarapların sahibi Didem Hanım’ın ağlamaklı paylaşımını gördüm, “Bağlarımız yandı” diye anlatıyordu. Arkasında da yanan tesisten geriye kalan parçalar sarkıyor, Gömeç’in deli poyrazında sanki dizlerini döver gibi havayı dövüyorlardı. Onca yıllık emek, onca yıllık birikim, onca yıllık anı, tüm birikmişlik bir kıvılcımla yanmış kül olmuştu.
***
Fransa’da İtalya’da şarap üretmekten başarı hikayesi nasıl çıkartacaksın? Sistem ona göre dizayn edilmiş, teşviği bir yandan, reklamı öbür taraftan.
Anadolu’da bizim yerli butik şarap üreticilerimiz her gün her biri ayrı bir destan yazıyor kimse kusura bakmasın. Reklam yapmak yasak, tadım yaptırmak yasak, vergisi bir yandan, denetimi öbür taraftan.
Kaşlarını kaldırıp, şarap üreticilerini küçümseyenler gelse de şimdi o yanmış bağları görse, nasıl bir hazine kaybettiğimizi anlarlar belki. Bir lira teşviksiz insanlar neler başarmış! Köstek olunmasın yeter, bu coğrafyaya inanan insanlar üretiyor, yoktan var ediyor.
***
Sene 2003… Mimar Fikret Öztürk, bu dağ başına inanıyor. Toprak kireçli, kayalık… Yılın büyük bölümü deli bir poyraz ağaçları birbirine katıyor. “Buradan olur” diyor. Toprak analizleri, 550 rakımda teraslama yapılması, asma dikmek için hazırlık sadece 4 senelik alın teri… 2007’de dikim başlıyor. Bölgeye en uygun cabernetler merlotlar chardonnaylar dikiliyor. Tek tek ilgiyle sevgiyle büyütülüyor 2012 yılında ilk şişeleme yapılıyor.
Bağlarda damla sulama sistemi kullanıyorlar. Ama sulama değişik bir teknikle yapılıyor. Bölge kayalık. Gece kayalar sulanıyor, gece suyu alan kayalar gün boyu bağlara nem veriyor. Meşe fıçı kullanmıyorlar. Didem Hanım, bunun nedenini “Bölgenin dokusu, Madra’nın granitli yapısı, poyrazı şarapta olsun istiyoruz” diye anlatıyor. Şarapları içen Kuzey Ege’yi tatsın, bunca yılın emeğini damağında hissetsin, burnuna Kuzey Ege gelsin istiyorlar. Öyle de oluyor.
***
Son yıllarda bir Bornova Misketi şarapları vardı ki, kaçırmamak için sezon başında mutlaka Maadra’ya gitmek gerekirdi. Üretimleri sınırlı. Yıllık 60 bin şişe üretiyorlar. Çünkü sadece kendi bağlarından çıkan üzümlerden üretim yapıyorlar. Dışarıdan üzüm almıyorlar. Tüm asmalar tek parselde. Yani işler iyi giderse iyi; kötü giderse alternatifi yok. Bu sene de öyle oldu. İşler kötü gitti. Gömeç yangınında 300 dönüm bağ yandı.
Bölgedekilerin bildiği bir de küçük ama çok şık restoranları vardı, taş fırın pizza yaptıkları. Orası da hasar görmüş. Nice kutlamalar, doğum günleri, aile yemekleri, nice anı ve duygu küllere karıştı.
Uçakların biri indi, biri kalktı, helikopterler tur üstüne tur attı. İtfaiye canhıraş çalıştı, köylüler traktörlerle kum taşıdı, belediyelerin arazözleri dağları arşınladı, siteler kumanya dağıttı. Eline kazmasını küreğini alan esnaf dağlara koştu ama durdurulamadı. Madra yandı. Evimiz yandı.