Artık belli oldu; Kılıçdaroğlu kurultay falan yapmayacak. Kılıçdaroğlu zaman içinde partiyi konsolide edebileceğini, seçmenin tepkisinin ise sönümleneceğini hesap ediyor.

Özgür Özel’in üzerindeki baskı çok büyük. Pek çokları Özel’in bu kadar bile dayanacağını düşünmedi. Bir şekilde psikolojik olarak hâlâ ayakta ve reaksiyoner siyasetle bir şekilde açıkçası işi götürüyor.

Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu cephesi kulislerinde yeni parti ihtimalinin de değerlendirildiği bir sır değil. Sosyal medyada da ‘vakit kaybetmeden bir an önce yeni parti kurulsun’ gazı var. ‘Yeni parti kurulsun’ derken kastedilen de aslında seçime girme yeterliliği olan bir partiyi devralma.

***

Siyasi tarihimizde daha önce olmamış şey değil. İyi siyasetçi biraz da yollar kapandıysa yeni yol bulan yeni yol açan...

Herkes yeni parti konusunda çok iyimser. Anket şirketi sahipleri de veriyor gazı. En az yüzde 25’le başlayıp açık arttırma usulü ‘yüzde 30’ları bile aşar’ diyenler var.

Ben de bari kimsenin söylemediklerini yazayım.

Türkiye’de siyasi ortam son derece kutuplaşmış durumda. Yüzde 52 iktidar yüzde 48 muhalefet cephesinde. Bu cephelerin kendi içinde görüş ve tutum farklılıkları var, ancak kutuplaşma bu farkları önemsiz kılıyor. Seçmen bu aşamada ilkesel değil pragmatik tutum alıyor. Kutuplaşmanın tabir yerindeyse en çok ekmeğini yiyen iki siyasi parti var. Biri AKP biri CHP. AKP Erdoğan’ın partisi, gücü ve ikna yeteneği buradan geliyor. CHP ise cumhuriyeti kuran parti. Cumhuriyetin temel ilkeleri ve Atatürk parti ile seçeni arasındaki bağı kolaylaştırıyor.

Değişim ekibi yeni partiye geçerse, ‘6 ok, Atatürk’ deyip geçemeyecek. Baştan sıfırdan bir siyaset ve hikaye sunması lazım. Muhalefet seçmeni iktidar seçmeninden daha katmanlı ve daha zor. Sadece Türkiye’de değil, dünyanın hemen her yerinde eğitimli kitle sola oy veriyor. Ancak partisinden beklentisi de daha fazla oluyor. Muhtemelen yeni partiyi bir kısım ‘çok liberal’ diye bir kısım da ‘yeterince liberal değil’ diye yerden yere vurmak için hazır kıta bekleyecek. Sol kanat, daha sosyalist bir ajanda, ulusalcı kanat daha milliyetçi bir ajanda isteyecek.

***

Kürt meselesinde nerede duracak? CHP çatısı altında bazı adımları atabilmek daha kolay. Sonuçta altı ok garantisi var. Yeni parti terörsüz Türkiye süreci ile ilgili ne söylese, bir tarafı küstürecek. ‘Ne İsa’ya ne Musa’ya’ durumu olasılığı yüksek.

Tüm bu çetrefilli meseleleri bir kenara itip, yaşanan haksızlık ve mağduriyet üzerinden bir siyaset kurulabilir. Toplum kendisine ve değişim ekibine yaşatılan bu rezalete tepkili. Bir süre çalışabilir. Ancak Türkiye ve bölge nice gelişmelere gebe. Bu tutumun çok ağır basması bir süre sonra, yeni partiyi Ekrem İmamoğlu’nu kurtarma partisi gibi algılatabilir.

Mali kaynak bulma zorluğunu saymıyorum bile... Meral Akşener ile Erdoğan arasında yıllara dayanan bir hukuk olmasına rağmen İYİ Parti’nin ilk kuruluş sürecinde il-ilçe kongreleri için salon dahi kiralamalarına izin verilmediğini unutmayalım.

***

Peki çözüm nedir? Milletin yarısının devlet/hükümetten maaş/yardım alarak yaşadığı bir sistemde büyük politik değişimler çok zor. Bu da başka bir yazının konusu.