Bugün 13 Eylül, dün 12 Eylül'dü. 12 Eylül Darbesi'nin üzerinden 46 sene geçmiş. Türkiye'nin ne kadar ağır krizleri darbe alarak da olsa atlattığının ve eninde sonunda öyle veya böyle demokrasi gemisini yüzdürdüğünün en büyük örneği. Her şey öyle ya da böyle geçiyor. Bugünler de geçecek.
9 Eylül de geride kaldı. Hem CHP'nin kuruluş yıl dönümü hem de İzmir'in kurtuluşu... Bu sene kuruluş yıl dönümünde CHP'nin düzenlediği resepsiyonda butlan kararıyla partinin başına gelen Kemal Kılıçdaroğlu ev sahibiydi. Yanında Mersin Belediye Başkanı, Adana Belediye Başkanı, Balıkesir Belediye Başkanı vardı, Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş yoktu. Mansur Yavaş o akşam Külliye'den çıktı.
★★★
Bu aralar ortadan kaybolan muhalif siyasilerin sonradan fotoğraflarda ortaya çıkma gibi bir huyu var. Foça Belediye Başkanı da ortadan kayboldu, İzmir Milletvekili Deniz Yücel'in çeşitli WhatsApp gruplarında harıl harıl başkanı aradığı haberlerini okuduk. Başkan sırra kadem basmış. Foça Belediye Başkanı sonra AKP'li kadın başkanların buluşması fotoğrafında ortaya çıktı.
Yavaş'ın 9 Eylül akşamı Külliye'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanından verdiği fotoğraf, gündeme bomba gibi düştü. Fotoğraf timeline'a düştü, Özgür Özel Koza TV'de canlı yayındaydı. Renk vermedi, "Projeleri anlatmak için gidecekti, bilgimiz var" dedi.
★★★
Ortalık yangın yerine dönünce Yavaş ertesi gün tweet attı. Hem Kılıçdaroğlu hem de Özel'in bu ziyaretten haberi olduğunu söyledi. Ankara'da bekleyen projelerle ilgili cumhurbaşkanı ile görüştüğünü aktardı. Yavaş "Herkesin haberi vardı" yazdı ama demek ki yokmuş. Çünkü CHP sözcüsü Faik Öztrak ertesi gün yaptığı basın açıklamasında, "Yavaş'ın 9 Eylül'de CHP'nin hiçbir programında olmaması hayal kırıklığıdır" dedi. Siyasetçilerin her söylediğine inanmamak, ne yaptıklarına bakmak lazım.
Yavaş bir de paylaştığı postta, iki partiye de "Valla çok sıkıştırırsanız giderim, üstüme gelmeyin" diye de bir mesaj verdi. Öztrak'ın açıklamasında buna da yanıt vardı, "Tehditlere gelmeyiz" dedi. Öztrak dövdü, Kemal Bey sevdi.
Kemal Kılıçdaroğlu da Türkiye Gazetesi'ne röportaj verdi. Herhalde artık hedefi iktidar seçmeni ki, iktidara yakın medyaya bol bol röportaj veriyor. Başka bir zaman başka bir ülkede olsak 'fena taktik değil' derim. "Yine masa kuracağız, CHP lokomotif olacak, ortak aday önereceğiz" demiş. Önermeyi düşündükleri isimlerden bir tanesi de Mansur Yavaş'mış.
★★★
Tamamen sezgisel tahminimi... Mansur Yavaş röportajı okuyunca içi yine sıkılmıştır. Kemal Bey de muhtemelen içi sıkılsın diye bunu röportajda söylemiştir.
Mansur Yavaş 9 Eylül akşamı Saray'a gitmese ne yapabilirdi? Seçenekleri nelerdi? CHP'nin resepsiyonuna katılabilirdi. O zaman YENİ Parti seçmeninden ağır eleştiriler işitirdi. Katılmayabilir, evinde oturabilirdi. Bu YENİ Parti'den yana tavır almak demek olurdu. E hadi açık açık söyleyelim, hakkındaki dosyaların hızlıca açılma ihtimali artardı. Yavaş hakkında dosya olduğunu nereden biliyoruz? Hiçbir şey olmasa "Belediye konserlerinde kamu zararı mı var?" dosyası zaten gözümüzün önünde açıldı. Bu dosya dallanır budaklanır mı? Bilemeyiz.
★★★
Yavaş'a da bir operasyon olsa, kör bir şafakta Yavaş konutundan gözaltına alınsa ne olurdu? ABB binası önünde miting, şarkılar türküler, vah vah tüh tüh ama yılmayacağız konuşmaları ve kapanış.
Peki Yavaş iddialarını kenara koyar, sessiz sedasız döneminin bitmesini beklerse, içeri girmezse ne olur? Seçime kadar geçecek bir sene, bir buçuk sene siyasette çok uzun bir zaman. Belki oyunda kalmak için bir şansı mı olur? Olabilir. Bazen basit bakmakta fayda var.