Başımızda bir enflasyon belası olsa iyiydi. Onu yönetmenin, kontrol etmenin bir yolunu bulmaya çabalardık. Ama enflasyonun binbir türlüsünü yaşıyorsak işte o zaman iş iyice kontrolden çıkıyor.
Mesela bugünlerde Greedflasyon yaşıyoruz. Savaşın başlamasıyla birlikte maliyet artışlarını bahane edenler fiyatları ölçüsüz şişirmeye başladı.
İstanbul Hali’nde bir kilo sivri biber 205 lira oldu. Savaş başlamadan önce fiyatı 110 liraydı. Yani fiyatı bir ayda yüzde 86 arttı. Bu mümkün mü? Böyle bir fiyat artışını enflasyonla açıklayamayız. Bu düpedüz bir Greedflasyon.
Yani zamlar maliyet artışı filan dinlemiyor. İran savaşını bahane eden çarşı pazar esnafı, zincir marketler bütün memleketin Greedflasyon’un tadına bakması için ahdetmiş gibi elbirliği ile çalışıyor. Zihinlerinden geçen tatlı kârı fiyat diye etikete yapıştırıyorlar. Markete giremez, çarşı pazara çıkamaz hale geldik.
Bir ay önce 100 lira olan kokteyl domatesi İstanbul Hali’nde 185 liraya satıyorlar. Daha bu domates markete, pazar tezgahlarına kadar uzun bir yolculuk yapacak. Önüne gelen kabzımal, tefeci, esnaf üstüne üç beş lira daha koyacak. Mutfağa girdiğinde fiyatı kaç lira olacak artık siz hesaplayın.
Savaşın başlamasıyla yerle yeksan olan ekonomimiz hızla irtifa kaybetmeye devam ederken bir de başımıza bu çıktı. Çarşıyı pazarı yangın yerine çevirdiler.
Motorinin fiyatı arttı, üretim maliyetleri artacak. Aynı ürünü önümüzdeki günlerde tam olarak kaç liraya üretebileceğimizin hesabını yapamaz hale geleceğiz. Evet, bunlar genel geçer doğrular. Ancak yaşadığımız fiyat şokunu bunların hiçbiri açıklayamaz. Tamam, son bir ayda savaşın da etkisiyle benzin bu ay yüzde 6.5 zam gördü. Motorine yapılan zam yüzde 15’i buldu. Gübre fiyatları hızla artıyor. Muhtemelen domatesin, sivri biberin maliyeti de artacak. Ancak bu hesabın bir şirazesi yok mu?
İKTİDAR DA AYNISINI YAPIYOR
Zaten neredeyse ekonomik durgunluğa rağmen yüksek fiyat artışları yani Slumpflasyon yaşıyoruz. Marketlerin atıştırmalık reyonlarında elinizi hangi ürüne atsanız karşınıza Shrinkflasyon çıkıyor. Fiyatları aynı gibi görünüyor; ancak gramajlar küçülmüş, yani Shrinkflasyon yapmışlar. Ne zaman bir restorana, kafeye gitsek artan maliyetler karşısında kaliteyi aşağı çekerek Skimpflasyon yapanlarla karşılaşıyoruz. Kafamızı nereye çevirsek Greedflasyon, hangi etikete baksak Shrinkflasyon, neye dokunsak Slumpflasyon yakamızı bırakmıyor.
Bizde enflasyon müptelasının binbir türlüsü var. Birinden kaçsak başka türlüsüne yakalanıyoruz.
“Ticaret Bakanlığı ne yapıyor” diye soracağım, soramıyorum... Çünkü iktidar da akla gelen her yerde aynı yöntemlere başvuruyor. İki gün sonra elektrik ve gaza zam yaptıklarında iktidarın Greedflasyon’u neymiş göreceğiz. TÜİK enflasyon hesaplarken bütün verileri küçülterek Shrinkflasyon yapar. Kamunun akla gelen tüm hizmetlerinde kaliteyi aşağı çekerek Skimpflasyon yapmayı hiç ihmal etmezler. Ekonomik krize, kemer sıkma politikalarına rağmen bir şeyin fiyatını iktidar belirliyorsa mutlaka Slumpflasyon devreye giriyor.
Haliyle iktidarı referans alan esnafı şikayet edecek bir merci de kalmıyor.