Eski senaryoları yeniden ısıtıyor, yeni senaryolar icat ediyorlar… Yine CHP’ye çullanıyorlar... Bir yılı aştı, hâlâ operasyonların sonu gelmedi. Her adımda “Olmadı, böyle yapalım”, “O az geldiyse bir de böylesi var” diye her köşe başında beliriyorlar.

Kimi akıl verir gibi, kimi hizaya çeker gibi ortaya çıkıyor. Ama hepsinin niyeti aynı; CHP’yi hırçın, saldırgan, ülkenin temel problemi haline gelmiş bir parti gibi göstermek istiyorlar. 100 küsur yıllık Cumhuriyet tarihinde ne kadar kabul edilemez dert, problem varsa hepsini de CHP’nin sırtına yıkıyorlar. Sanki CHP siyaset sahnesinden çekilse Türkiye’nin derdi tasası kalmayacak. Sanki Özgür Özel bu ısrarı, bu inadı bıraksa Türkiye düze çıkacak.

Dün iktidar tüm operasyonları seçim kaybetme korkusuyla yapıyordu; bugün sandıkta kaybetme korkusu daha da büyüdü. Korku büyüdükçe de hırçınlaşıyorlar.

GEÇMİŞ OLSUN

Yok CHP darbelerin partisiymiş… Efendim kuyruklarla özdeşleşmiş… Yokluklar onun eseriymiş… Krizleri o yaratmış… Enflasyonu o azdırmış… Milleti o fakirleştirmiş... Vatandaşı sokağa döküp huzuru o bozuyormuş...

Zannediyorlar ki tarih bilmez, siyasetten anlamaz ayak takımı bu zokayı yutacak; her şeyin kabahatlisi olarak CHP’yi görüp sandığa öyle gidecek. Sonra yine atı alan Üsküdar’ı geçecek.

Millet size kanıp bir kez daha iktidarı altın tepside size sunacak, öyle mi?

O zaman size geçmiş olsun… Çoktan kaybettiniz… Biraz dersinize çalışın, en azından yeni bir senaryonun peşine düşün. Bu bir yılda gördük ki millet artık ezberlenmiş kalıplara prim vermiyor. Mesela kendinize yeni bir dil, yeni bir söylem bulun. Vizyon tazeleyin, milletin hayrına dokunacak bir proje filan açıklayın. Yoksa bu baş aşağı gidişi durduramayacaksınız.

Ana muhalefet partisiymiş gibi konuşmayı da bırakın; bu ülkeyi 23 yıldır siz yönetiyorsunuz. Yaşadığımız tüm açmazların, çıkmazların, krizlerin kaynağı haline geldiniz. Bu ekonomik çöküş sizin eseriniz; bu yoksulluk sizin ellerinizde şekillendi. Artık bunu herkes görüyor.

Yoksa elinizde avucunuzda ne varsa kayıp gidiyor. Yerel seçimlerden bu yana 23 belediye başkanını tutukladınız, 13 belediyeye kayyum atadınız. 13 belediye başkanı da AKP’ye teslim oldu.

Kısacası belediyeleri rehin aldınız, Güneydoğu şehirlerini kayyuma verdiniz. Bütün o şehirlerde yaşayanları da ‘esir şehrin insanları’na çevirdiniz. Yani sizin yerel yönetimlerde belediyelere çökmekten başka bir projeniz yok mu? Anlatacağınız bir çalışma, vatandaşa dokunacak bir icraat, hiçbir şeyiniz kalmadı mı?

12 Eylül 1980 doğumlular bile artık 46 yaşına bastı; siz hâlâ 1930’larda Türkçe ezan, 1960’ta Adnan Menderes diye söze başlıyorsunuz. Geçin artık bunları... Sizin söyleyebilecek yeni bir şeyiniz yok mu? Cezadan, sopadan, vergiden, harçtan başka verecek bir şeyin kalmadığında, ne yaparsan yap gidicisin. Ama bugün ama yarın; kaçınılmaz son mutlaka gelip seni buluyor.

ÜLKEYİ SİZ YÖNETİYORSUNUZ

Rivayetlerle, menkıbelerle dolu yalan yanlış tarihi anlatmayı ne zaman bırakacaksınız? Bir asırlık Cumhuriyet tarihinin 23 yılı AKP iktidarlarının gölgesinde geçti. Üstüne Menderes’i, Demirel’i, sağ koalisyonları ekleyin... Bu ülkeyi gerçekte bugüne kadar kim yönetti?

İşin gerçeği dün de az gelişmiş vasat bir ülkeydik. Sayenizde bugün de öyleyiz. O çok övündüğünüz otoyollar, köprüler, havalimanları da müteahhitlerin ceplerini doldurduğu büyük inşaat projelerinden başka bir şey değil.

Hiç değişmeyen bir şey de her defasında düne kadar “CHP’ye yakın” diye tanıdığımız birilerinin de bu koroya katılmasıdır. Onlar da akıl verir gibi Özgür Özel’in partiyi yıprattığını, giderek kendi tabanına bile yabancılaştığını ileri sürerek sahne alıyor.

“Hırsızın hiç mi kabahati yok” dedirtecek olaylar zinciri birbiri arkasına dizilirken onlar bildiğini okumaya devam ediyor. Her renkten, her kumaştan dokunmuş ama aynı tezgahtan çıkma bu gürültücü güruh; meydanlarda davul zurna eşliğinde aynı teranenin farklı versiyonlarını dillendiriyor.

Kirli bir propaganda savaşıdır gidiyor. Ama propaganda savaş kazandırmaz! Sadece psikolojik üstünlük kurmak için bir araç olabilir; ancak gerçeği değiştiremez.

Her vakit CHP’yi sorgulamayı kendine iş edinenlere de şunu hatırlatmakta fayda var: CHP bir siyasi partidir. Ama o, kendinden çok önce de var olan, çok sonra da var olacak bir tarz-ı hayatı temsil eder. Onu sahneden almak isteyenler de bu gerçeği çok iyi biliyor ve çoğunlukla bir partiyi değil, bir yaşam tarzını hedef alıyorlar.