1

Tarih: 8 Kasım 2020.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın istifa mektubunun son satırları şöyleydi:

-”At izinin iti izine karıştığı, Hak ve bâtılı ayırt etmenin zorlaştığı böyle çetin bir zamanda bizlerin ve ülkemizin sırat-ı müstakim üzere kalmasını Cenabıallah’tan niyaz ederim. Cenab-ı Allah sonumuzu hayreylesin…”

Döneceğim bu girişe ama önce bir kurumu tanıtayım:

MSCI… Açılımı Morgan Stanley Capital International.

Morgan Stanley merkezi New York’ta bulunan, dünyanın en büyük bankalarından ve finans kuruluşlarından biri... Şirketlere, devletlere ve büyük yatırımcılara borçlanma, yatırım yapma, şirket satın alma-satma ve paralarını değerlendirme konularında “akıl” veriyor…

MSCI ise sözde Morgan Stanley’den bağımsız şirket! Ülkeleri ve şirketleri yatırım açısından sınıflandırıyor. Büyük fonlar paralarını nereye yönelteceklerine karar verirken bu listelere bakıyor. Bir hisse MSCI’ye girerse ilgi artıyor, çıkarsa satış geliyor…

Yani MSCI verdiği bir kararla milyarlarca doların yönünü değiştirebiliyor. MSCI’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Henry Fernandez için ne deniyor: Kapitalizmin askeri!

Türkiye bugün fon krizini tartışıyor ama kimse “MSCI bu krizin ne kadar merkezinde” bunu konuşmuyor?

Oysa, MSCI’nin Türkiye defterini açınca karşımıza ilk 2026 değil, 2020 yılı çıkıyor…

Yani:

2 - MSCI’nin not tercihi

Tarih: 23 Haziran 2020.

Berat Albayrak’ın istifa mektubundan yaklaşık dört buçuk ay önce…

MSCI, Türkiye aleyhine oldukça sert bir açıklama yaptı. Borsa İstanbul’a yabancı yatırımcının erişiminin ciddi biçimde kötüleştiğini duyurdu. Neden?

Türkiye, borsada açığa satış ve hisse ödünç verme işlemlerine yasak getirmişti... Döviz işlemlerine bazı sınırlamalar koymuştu... Yabancının Türkiye’de alım-satım yapması ve gerektiğinde parasını dövize çevirip yurt dışına çıkarması zorlaştırılmıştı…

Devreye hemen MSCI girdi; Türkiye’nin piyasa erişilebilirliği notunu düşürdü! Yetmedi tehdit etti:

-“Sorunlar büyürse Türkiye’yi, gelişmekte olan ülkeler grubundan çıkarırız.”

Nereye düşürecekti? Yatırım yapılabilen ama daha küçük, daha riskli ve yabancı yatırımcı için daha zor kabul edilen “sınır piyasası” grubuna…

Eğer devam ederse bu kez, MSCI’nin ana ülke gruplarına bile koymayıp ayrı izlediği “tek başına piyasa” statüsüne indirecekti…

Özetle Türkiye’yi, dünya fonlarının yakından takip ettiği ana yatırım grubundan aşağıya düşürecekti…

Bedeli ağır olacaktı bunun: Yabancı para Türkiye’den çıkacak, Borsa’da hisseler değer kaybedecek, ülkeye döviz girişi daha azalacaktı. Vs.

Sonra ne oldu?

Ağır baskı altındaki Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 8 Kasım 2020’de istifa etti. “At izi iti izine karıştı” dediği neydi? Hiç açıklamadı….

Bakan Albayrak’ın istifasından sonra borsada, en büyük şirketlerin hisselerindeki bazı işlem yasakları kaldırıldı. Yatırımcıların ödünç aldıkları hisseleri satıp, fiyat düşünce daha ucuza geri almalarına yeniden izin verildi. Vs. Sonuç:

MSCI, Türkiye’nin notunu hemen yükseltti!

Gelelim son fon krizdeki rolüne:

3- Asıl mesele konuşulmuyor

Türkiye’de ekonomi okuryazarlığı zayıf. Bu yüzden yaşanan fon krizi de çoğunlukla görünen isimler üzerinden tartışılıyor…

Halbuki bu krizde hiç konuşulmayan “görünmez el” var: MSCI…

24 Şubat 2026… MSCI, Kiler Holding’in piyasada gerçekten ne kadar hissesinin serbestçe dolaştığını araştırdı. Şirketi, MSCI listesinde askıya aldı...

12 Mayıs 2026… Kiler Holding hisselerinin halka açıklık oranını yüzde 25’ten yüzde 14,5’e indirdi. Ardından açıklama yaptı:

-“Başka Türk hisselerini de incelemeye başladım.”

23 Haziran 2026… MSCI, bazı küçük şirketlerin hisselerinin büyük bölümünün birkaç fonun elinde toplandığını söyledi. Bazı işlemlerde şirketlerin birlikte hareket ettiğinden şüphelendiğini belirtti…

6 Temmuz 2026… MSCI, bazı şirketlerin kendi listesindeki ağırlığını azalttı, bazılarını ise listeden tamamen çıkardı.

Peki bu kararların yabancı fonlara satış yaptırabileceğini bilmiyor muydu? Çok iyi biliyordu...

Peki, konuya “MSCI Türkiye’yi önceden uyarmıştı” diye bakabilir miyiz? Hayır. Derinlikli soru başka:

-MSCI, Türkiye’deki fon yapısının ne kadar kırılgan olduğunu gördükten sonra aldığı kararlarla satışları ve krizi daha mı büyüttü? Niye? “Yabancılar pahalı satıp sonra ucuza alsın” diye mi?

Bir şirketi endeksten çıkardığınızda bunun piyasada karşılığı vardır: Fonlar o hisseyi satar. Satış arttıkça fiyat düşer. Hele o hisseler zaten birkaç fona sıkışmışsa, küçük bir hareket bile zincirleme satışa dönüşebilir…

Evet: Fon krizinin salt içeridekiler üzerinden tartışılmasını eksik buluyorum. MSCI bu işin neresinde?

Bu kriz sadece içeride kurulan bozuk düzenin çöküşü mü, yoksa MSCI çöküşü hızlandırdı mı?

Berat Albayrak’ın sözünü bir daha okuyun:

“At izi it izine karıştı.”