CHP’yi tam 13 yıl yönetti…

Felaketlerle, yenilgilerle, partinin ilkelerini hiçe saymakla, kurucu ilkelere gönül vermiş cumhuriyetçi aydınları birer ikişer harcamakla geçen bir 13 yıl!

Bu 13 yılda tam 13 kez yenilgiye uğradı seçimlerde, referandumlarda… Ancak bana mısın demedi! Milletvekili dokunulmazlıklarına, büyük tahribat getireceği bilinmesine karşın destek verdi… 2017 referandumu sırasında oy verme işlemleri devam ederken YSK’nın aldığı kararla 2,5 milyon mühürsüz oyun kabul edilmesine ses çıkarmadı. Bu sayede “Tek adam” rejiminin yolu açıldı!

Yaptıklarını saymaya bu köşe yetmez… Aslında, partinin başında bulunduğu uzun yıllar boyunca yaptıkları her nedense hep AKP’ye, Cumhur İttifakı’na yaradı! Oluşmasında büyük payı bulunan “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” sayesinde 2018-2026 arasında Türkiye dibe, millet de yoksulluğun dibine vurdu! İşçi, memur, emekli, çiftçi, öğrenci, kısacası halkın çok büyük kesimi deyim yerindeyse cehennemle sınandı!

Asıl büyük darbe ise 2023 seçimlerinde geldi; anketlerde Cumhurbaşkanlığı seçiminde hiç şansı olmadığı ortaya çıkmasına, halkın hatta parti tabanının karşı çıkmasına rağmen, kurduğu altılı masayı da bir şekilde etkileyerek, milletvekillikleri dağıtarak aday oldu ve kaybetti! Hem cumhurbaşkanlığını hem de meclis seçimlerini kaybetti!Sonuçta, 2023 sonbaharında yapılan kurultayda parti tarihinde görülmemiş bir şekilde bir genel başkan olarak seçimi kaybetti!

-Zorunlu olarak köşesine çekildi…

Butlancı Kemal’e dönüşmek!

Daha doğrusu bizler öyle zannettik!

Yeni yönetim posası çıkmış CHP’yi devraldıktan sonra yeni Genel Başkan yönetiminde büyük bir seferberlik başlatıldı. İlk günlerde “yumuşama”, olmadı “uzlaşma” teraneleriyle geçen sürecin ardından yapılan Mart 2024 yerel seçimlerinde parti bir önceki muhteremin hayal dahi edemeyeceği bir şekilde Ankara, İstanbul, İzmir dahil 12 büyükşehir, onlarca il ve yüzlerce ilçeyi kazanarak Türkiye’nin birinci partisi oldu!

Bu arada büyük bir hayal kırıklığına uğrayan eski genel başkan yanındakilerle birlikte “yeni hesaplar peşinde” koşmaya başlamıştı bile… Diğer yandan da iktidar cenahında planlar yapılıyordu! Özellikle cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklayan Ekrem İmamoğlu hakkında üst üste soruşturmalar açılıyordu…

İmamoğlu’nun 30 yıl önce aldığı diploması 18 Mart 2025 günü iptal edildi. Ertesi sabah ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, İBB’de çalışan birçok bürokratıyla birlikte gözaltına alındı. Birkaç gün sonra da tutuklandı… Ve tarihte benzeri görülmemiş bir süreç yaşanmaya başladı…

Bu tutuklamaların ardından Özgür Özel, Saraçhane’den başlattığı mitingleri, Türkiye çapında yüzün üzerinde kentte ve İstanbul’un tüm ilçelerinde inanılması güç bir enerjiyle sürdürdü. Tabii bu arada hemen her gün CHP’li belediye başkanları ve çalışanları sabah ezanı bile okunmadan gözaltına alınmaya ve ardından da tutuklanmaya başladı!

-Daha başka ne olabilir derken ortaya “Butlancılar” çıkıverdi!

Figüran!

CHP’de genel başkan seçiminin üzerinden neredeyse iki yıl geçmişti…

Sahnede bir anda eski Hatay Belediye başkanı Lütfü Savaş başta olmak üzere birkaç delege beliriverdi! Bakın ne diyorlardı:

-2023 kurultayında hile yapıldı, delegeler ayarlandı

Kurultayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçmiş, YSK sonucu kabul etmiş hatta Genel Başkanın mazbatasını vermişti! Buna rağmen bir Sulh Ceza Mahkemesi, “Mutlak Butlan” yani yapılan kurultayın yok sayılması kararı verdi. Bölge idaresi onadı. Bu kurultayı kabul eden YSK “benim görevim değil” diyerek sesini çıkarmadı. Üstelik iddiaların hiçbirisi de ispatlanamadı! Sadece gizli tanıklar dinlendi, o kadar!

Böylece önce Butlancılardan biri İstanbul İl Başkanlığı’na atandı, ardından da yine mahkemenin kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu “yeni bir kurultaya kadar” pek özlediği CHP genel başkanlığı koltuğuna oturtuldu!

Sonrasını biliyorsunuz; CHP Genel Başkanlığına yüzlerce polis eşliğinde nasıl girildiğini, yapılması gereken kurultayın nasıl sulandırıldığını, tarihte eşine rastlanmamış şekilde milletvekillerinin, il ve ilçe başkanlarının nasıl partiden atıldığını hem de kanunsuz şekilde atıldığını izledik! Butlancı Başkan o koltukta oturduğu andan itibaren belki yüzlerce kez “CHP’yi arındırmaya geldik” dedi!

Gelelim günümüze; durum “kepazelik boyutunu aşınca” Yeni Parti kuruldu. Daha kurulmadan anketlerde birinci parti konumuna zaten yükselmişti! Yüzbinlerce insan CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye katıldı…

Peki ya butlancılar ne yapıyordu? Önceleri hiçbir şey! Ama baktılar ki olmuyor İstanbul Sarıyer’de bir kapalı toplantı yapmayı denediler. Yaptılar da nasıl? Hani birkaç satır üstte Butlacıların “arınma” lafından söz etmiştim ya meğer o “kepazelik” sözcüğünün eş anlamlısıymış!

Yürekli ve becerikli bir gazeteci, Ebru Çelik bu toplantıyla ilgili arka planı bir şekilde öğrendi; o toplantıda “yaşa, var ol” diyecek, alkışlayacak figüran arandığını da öğrenince ajansı aradı. Kabul edildi. Alacağı bedeli de öğrendi:

-Figüran başına 950 TL!

Gitti, fotoğraflar çekti, slogan provalarına katıldı. Toplantı sırasında neler yaşandığını gördü ve gazetesi Birgün’de hepsini yazdı. Biz de bu sayede ağızlarına sakız olmuş “Arınma” sözcüğünün ne anlama geldiğini öğrenmiş olduk:

-Arınmanın bedeli 950 TL imiş!