Üzerinden 12 koca yıl geçti…

13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma İlçesi’ndeki Eynez Karanlıkdere kömür ocağında meydana gelen patlamada 301 işçi ürettikleri kömüre karışarak hayata veda etti…

Türkiye tarihinin en büyük iş ve madencilik kazası olarak tarihe geçti… Ancak sonrasında yapılan araştırmalar, gerçekler durumun hiç de kaza olmadığını belgeleriyle, delilleriyle bir bir ortaya çıkacaktı:

-Soma’da büyük bir iş cinayeti işlenmişti!

Peki, sonrasında ne oldu? Birkaç ay sonra Soma Holding’e bağlı ocakların kapatılması sonucu 2 bin 831 madenci işten çıkarıldı! Madenin sahibi ve bazı görevliler yıllar boyu yargılandı. “Olası kastla öldürme” suçundan ağır hapis cezaları istendi ancak sonuçta “taksirle öldürme” suçundan 15-20 yıl arası hapis cezaları verildi! Kamu görevlilerine hiçbir ceza çıkmadı! Zaten şu anda cezaevinde yatan kimse de yok!

Soma’daki hukuki süreci izleyen Sosyal Haklar Derneği Soma temsilcisi Kâmil Kartal ise faciayı şöyle değerlendirecekti:

-Burada 19. yüzyıl koşulları yaşanıyor!

Hem de bir daha izleri, yüreklerdeki acısı geçmeyecek biçimde…

Bir çocuğun gözüyle bahtı kara insanların öyküsü…

Bu cinayetin 12. yılında, hiç unutulmaması adına büyük bir adım atıldı…

Vicdanlı ve yiğit insanların oluşturduğu 140journas ekibi hem acıları hem de geleceğe dair bir “adil bölüşüm” çağrısını barındıran bir filme imza attı.

Bugüne dek pek çok belgesel video ve görsel hikayeler üreten bu ekip, bu kez yaşananları babası madenci olan küçük bir çocuğun gözünden ve çizgi film olarak anlatma yolunu seçti… Adı yürek yakıcı:

-Karabaht!

Özellikle böyle yazıldığı için hiç dokunmadan paylaştım. 140journas sözcüsü filmin ön gösteriminde bakın nasıl anlattı hikâyeyi:

-Karabaht, hayali bir şehir gibi görünse de aslında Soma’dan Yatağan’a, Amasra’dan Afşin’e kadar Türkiye’nin dört bir yerindeki gerçekliği temsil ediyor! Bir çocuğun dünyasındaki kömür karasını, umuda dönüştürecek bir çıkış yolu aradık. İçinde şakaya yer olmayan dramatik çizgi film ile Türkiye’nin kömürle sınavını ortaya koymaya çalıştık…

Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji kampanyaları sorumlusu Emel Türkay da geleceğe dair umudunu şöyle paylaştı:

-Kömürden çıkışın ve adil dönüşüm ihtiyacının kamuoyunda tartışılması şart. Başka bir yol mümkün ve bu yol insanların canıyla ödenmek zorunda değil!

Kömürün gizli bedeli!

Gelelim enerji verilerine…

İSİG Meclisi verileri vicdan yaralayıcı; buna göre 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda 1267 işçi hayatını kaybetti. Kömürlü termik santraller 1965-2020 yılları arasında yaklaşık 200 bin erken ölüme ve 11 milyon hastane başvurusuna neden oldu. 2022 verilerine göre ise, hava kirliliği normal değerlere (DSÖ) indirilebilseydi 68 bin 440 ölüm önlenebilirdi!

Çevrecilerin ısrarla vurguladığı rüzgâr ve güneşle elektrik üretimindeki payı yüzde 22 ile yerli kömür üretimini geçti.

Türkiye’nin 2030’a kadar kömürlü termik santrallerden çıkması 102 bin 601 erken ölümü, 114 bin 683 bin hastaneye yatışı, çocuklarda 419 bin 834 bronşit vakasını ve 26,7 milyon işgünü kaybını önleyebilir; hava kirliliği maliyetlerinde ise 3,1 trilyon tasarruf sağlayabilir!

Karabaht filmini izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum; bu çizgi filmde gülmeyecek hatta belki de ağlayacaksınız!

-Ancak bir cennet vatanda nasıl bir cehennemi yaşadığımızı, soluduğumuzu, bir hiç uğruna katlandıklarımızı bir küçücük çocuğun anlatımı ile öğreneceksiniz…

Ben, fikir edinmem için gönderilen giriş kısmını seyredebildim. Tarifsiz bir duygunun boğazıma oturduğunu hissettim…

-301 emekçinin anısı için de gidebilirsiniz…