Trump, bir geliyor, pir geliyor!
Niçin geliyor peki? NATO toplantısı için! Bu ziyaret için, yapılan masraf milyarları buluyor… Geçilecek güzergahlardaki evler boyandı. Boyasan da olmayacak fakir evlerinin önüne dev NATO panoları dikildi. Yalnızca bu panolara yaklaşık 200 milyon lira ödenecek! Etimesgut Havaalanı düzenlemesine 5,5 milyar, protokol yoluna 4 milyar lira ayrıldı. Toplam masraf ise 12 milyar TL’yi buldu!
Bu işin mali boyutu, işin bir de insani yanı var… Ankara’da günlerdir şafak operasyonlarıyla yüzlerce kişi evlerinden alınıp, önce emniyete, ardından savcılığa sevk ediliyor. Buralarda ifadeleri alındıktan sonra önce hâkimin önüne sonrasında da hapishaneye yolculuk başlıyor!
Aralarında TEMA Vakfı’na üye kadınların, gazetecilerin, akademisyenlerin de bulunduğu 103 kişi önceki gün tutuklandı. 26 kişi ise adli kontrol ya da ev hapsi kararıyla bırakıldı. Önce TEMA üyelerine bakalım. Çoğunluğu 65-80 yaşlarında doğaya tutkun çevre bilincine sahip insanlar.
Suçlama ne peki? Sıkı durun: Silahlı terör örgütü üyeliği! Şaka yapmıyorum; Türkiye’nin ilk kadın mühendislerinden biri olan 79 yaşındaki Kaniye K.. 33 yıl Maliye Bakanlığı’nda çalışan 73 yaşındaki Necla K. ve kanser hastası 72 yaşındaki Semra A. TKP/ML üyeliği suçlamasıyla ev hapsine gönderildi!
-Yine de şanslılar, hapishaneye de gidebilirlerdi!
Sorulan sorulara bakar mısınız?
TKP/ML üyeliğiyle suçlanan emekli öğretmenlere, akademisyenlere, çevre aktivistlerine, avukatlara sorulan soruları paylaşayım:
-Kod adınız ne? Silahlı eğitim aldınız mı? Örgütteki yeriniz nedir? Maden işçilerinin eylemine katıldınız mı? 1 Mayıs ya da 8 Mart eylemlerine katıldınız mı?
8 Mart eylemi dedikleri Dünya Emekçi Kadınlar günü, 1 Mayıs ise tüm dünyada kutlanan işçilerin, emekçilerin bayramı! Kod adı, silah eğitimi sorularını ise sizlerin hayal gücüne havale ediyorum!
Bu sorulara muhatap kalan insanların çoğu da üyesi olmakla suçlandıkları terör örgütünün adını bile ilk defa duyduklarını belirtmişler bu arada, iyi mi!
Bunca insan, toplu bir halde nasıl tutuklandılar peki? Mahkeme Hâkimi şüpheliler hakkında somut deliller bulunduğunu ve kaçma şüphesi olduğunu savundu… Ancak, duruşmada bir tek delil bile sunulmadı!
Neredeyse nefes almak bile yasak!
Kısacası Ankara’da özellikle 28 Haziran ile 10 Temmuz arası bu kentin sakinleri deyim yerindeyse “cehennemi” yaşayacak!
Her türlü eylem yasak hatta 13 gündür açlık grevinde olan öğretmenlerin yaşamlarını ortaya koyduğu grev bile yasak!
Kentin en işlek caddeleri trafiğe kapatılacak, alternatif ulaşım yolları kullanılacak. Devlet dairelerinde nöbetçi personel görev yapacak, diğer çalışanlar ise o günler için “idari izinli” sayılacak…
Peki, o bölgelerde oturanlar, esnaf çok daha önemlisi acil hastalar ne olacak? Valla tebligatta bunların yanıtı yok!
Ancak “bu kadarına da pes” diyenler için görüşümü belirteyim.
-Artık sıranın büyükannelere, büyükbabalara kadar uzandığını da görmüş bulunuyoruz!
Bu yazıyı utanarak, içim sızlayarak yazdım. Aklımda sürekli dolanan sözcük ise tekti:
-Vicdan!