Kadıköy'deki derbide 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi biletini alan taraf Fenerbahçe değil de, Beşiktaş gibiydi.

Beşiktaş 90 dakika boyunca çimin her karışına bastı. Topu kaybettiği yerde geri aldı, rakibine ne savunmada nefes bıraktı ne hücumda çıkış yolu. Kadıköy tribünü kendi takımının değil, misafirin ritmini seyretti.

Fenerbahçe ev sahibiydi. Yalnızca kağıt üzerinde.

♦♦♦♦♦

İsmail Kartal'ın hocalığı tartışılabilir ama derbilerdeki başarılı karnesi ortada. Kadıköy'deki maçtan sonra o karneye düşen imza kendisine benzemedi.

Aslan payı Italiano'nun. Maçın şifresini çözen adam oydu. Haftalardır aynı savunma dizilişiyle, aynı orta saha kurgusuyla sahaya çıkan bir takımın dizlerinin yorulduğunu fark etti ve parmağını tam oraya bastırdı. Futbolda akıl, çoğu zaman yeni bir şey icat etmek değildir. Karşıdakinin kendini tekrar ettiğini görmektir.

♦♦♦♦♦

Skor 2-1. Ama asıl acı, kaybedilen üç puanda değil.

Kadroda üç sağ bek duruyor. Mimovic, elden çıkarılamadığı için kaldı. Bir futbolcunun takımda bulunma gerekçesi satılamamış olmaksa, üzülmesi gereken futbolcu değil, o kadroyu kuran akıldır.

Milli takımın sağ beki Mert Müldür'e gelince, anlaşılan futbolu bırakmış da bizim haberimiz olmamış. Gençlerbirliği maçından bu yana beş karşılaşma geçti, bir dakika bile süre alamadı.

Evet, o akşam kötüydü. Peki kötü olan sadece o muydu?

Ondan daha aksak oynayanlar derbide ilk 11'de sahaya çıkabildiyse, Müldür'ün bizim bilmediğimiz bir günahı olmalı. Bir futbolcunun cezası, çoğu zaman hatasından uzun yaşar. Kimse infazın süresini açıklamaz, futbolcu da soramaz, yalnız bekler.

♦♦♦♦♦

Semedo ile Greenwood'un durduğu sağ koridor, rakipler için ardına kadar açık duran bir kapı gibi. Beşiktaş zili çalma nezaketini bile göstermedi, doğruca içeri yürüdü. Galibiyeti getiren iki akın o kapıdan geçti.

İsmail Kartal ise bu manzaraya baktı, baktı, hiçbir şey yapmadı. Ne bir önlem, ne bir müdahale, ne oyuncuya bir uyarı. Yan çizgide görülen bir yangına 90 dakika seyirci kalınmaz.

Bir teknik adamın en zor işi, kendi kurduğu düzenin eskidiğini kabul etmektir. Çünkü o düzen bir zamanlar kazandırmıştır ve insan kendisine galibiyet getirmiş şeyi kolay kolay bozamaz.