CHP’nin etkili isimlerinden Hurşit Güneş’le 9 Temmuz’da NEFES’te yayımlanan röportajımda “arınma” konusunu konuşmuş ve şu soruyu yöneltmiştim:

Kemal Bey ve arkadaşları diyor ki “Biz arınacağız”, Özgür Bey ve arkadaşları da diyor ki “Siz siyasi bir operasyon üzerinden arınma diyorsunuz, iktidarın ekmeğine yağ sürüyorsunuz”. Buradan nasıl bir uzlaşma çıkacak? Ya da çıkabilir?

Hurşit Güneş de şu yanıtı vermişti:

Arınma meselesi bir siyasi partinin ana hedefi değildir. Bir partinin içinde gerçekten yanlış işlere bulaşmış kişiler varsa bunlar parti içi disiplinin meseleleridir. İkincisi; CHP’de yanlışa bulaşmış olanlar varsa, ki yargı kimi kongrelerde bazı delegelerin yanlış işlere bulaştığını gösteriyor. Aldım verdim diyenler var. Bunlar CHP’nin 2027 ya da 2028 seçimleriyle ilgili ana hedefi olamaz. CHP’nin, halkımızın içinde bulunduğu sorunlarla ilgili çözüm üretmek ve bunları topluma sunmak yükümlülüğü var. Birtakım yanlış işler olmuşsa bunlar 4 Kasım kurultayının sonrasında mı oldu? Bunlar çok daha öncelerinde ortaya çıkmışsa bu vebalin altına geçmiş yönetimler de girer.

Hurşit Güneş’in “arınma” üzerine yaptığı tespit dikkat çekiciydi: “Arınma meselesi bir siyasi partinin ana hedefi değildir.”

Neden Güneş’i hatırlattım?

Anlatayım:

Dün bu köşede AREA Araştırma’nın 11- 15 Temmuz 2026 tarihleri arasında 81 ilin tamamında kır-kent ayrımı gözetilerek toplam 183 ilçede 18 yaş ve üzeri toplam 2 bin 30 kişiyle yaptığı anketi sizlerle paylaşmıştım. Bugün de anketin “arınma” soruları üzerinden tartışmak istiyorum.

Soru şu:

“CHP Genel Başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına karşı ahlak vurgusuyla partiyi arındırma vaadini nasıl karşılıyorsunuz?”

İlk önce seçmenin genel eğiliminin verdiği yanıtlar…

Yüzde 61.3’ü bu vaadi olumsuz, yüzde 29.4’ü de olumlu bulduğunu söylemiş. Buraya kadar genel eğilim böyle.

Peki CHP’ye ve Özgür Özel’in kurulacak yeni partisine oy verecek seçmen ne diyor?

Kılıçdaroğlu’nun başında olduğu CHP kitlesinin yüzde 78.1’i “yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına karşı ahlak vurgusuyla partiyi arındırma vaadine” olumsuz yaklaştığını söylemiş. İşte bugün Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikna etmesi gereken kendi seçmeni! Çünkü o seçmenin yüzde 78’.1’i “Arınma ana siyaset olamaz” diyor. Peki Özgür Özel’e oy vereceğini söyleyen seçmen ne diyor? Yüzde 96.3’ü bu vaade “olumsuz” bakıyor! O zaman Özel ve arkadaşlarının yapması gereken toplumu iktidar olacaklarına ikna etmek. Yani program… Yani “Biz Erdoğan’dan daha iyi yönetiriz” cümlesini teoriden pratiğe geçirmek. Tabii ki bir parti “yolsuzluk ve usulsüzlükle” anılmamalı ama Hurşit Güneş’in de dediği gibi bu ana hedef mi? Yoksa “iktidar” olmak mı?

CHP’ye oy verecek seçmen: Derhal kurultay yapılmalı

Bir soru daha: “CHP Genel Başkanlığına dönen Kemal Kılıçdaroğlu sizce bundan sonra ne yapmalıdır?”

“Derhal kurultay yapmalıdır” diyenlerin oranı yüzde 59.7. “Arınma vaadini gerçekleştirdikten sonra kurultay yapmalıdır” diyenler de yüzde 21.9. Bu sorunun alt kırılımında, Kılıçdaroğlu’nun CHP’sine oy vereceğini söyleyenlerin yüzde 72.1’i “Derhal kurultay yapmalı” diyor. Bu da yeni CHP yönetimine açık bir mesaj. Özgür Özel’in yeni partisini destekleyenlerin de yüzde 89.8’i “Derhal kurultay” yanıtını vermiş.

CHP tabanı da Özel tabanı da “ortaklaşıyor”

Tartışılan bir konu daha var. 2028 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili CHP’de kalanlarla, Özgür Özel’le hareket edenler “ortak adayda” buluşur mu? Örneğin… Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın olası adaylığı olursa nasıl bir tutum içinde olurlar?

AREA anketindeki soru burada anlam kazanıyor: “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir dönem daha ülkeyi yönetmesi gerektiği fikrine katılıyor musunuz?”

Seçmenin geneli; “Hayır/Yüzde 58.2”, “Evet/Yüzde 36.5” diyor.

Alt kırılımda da Kılıçdaroğlu’nun CHP’sine oy verecek seçmenin yüzde 89’u, Özel’e oy verecek seçmenin yüzde 98.3’ü “Hayır” yanıtını veriyor. O zaman “yönetenler” ne derse desin CHP seçmeni de yeni parti seçmeni de “ortaklaşıyor”.

Mansur Yavaş’ın tavrı ne olacak?

Özgür Özel, CHP grup toplantısında mutlak butlan kararı sonrası parti içinde verdikleri hukuki mücadeleyi anlattıktan sonra yeni parti kurulacağını resmen açıkladı. Özel’in bu açıklamasının ardından gözler CHP’li vekiller kadar, CHP’li belediye başkanlarına da çevrildi. İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılan ve altı ayı aşkın tutuklu kalan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, yaptığı açıklamada yeni partiye geçmeyeceğini ve CHP’de kalacağını açıkladı. Gazeteci Hilal Köylü’ye konuşan Karalar, “Yeni Parti’ye geçecek misiniz” sorusuna, “CHP’de kalacağım. 54 yıllık CHP’liyim. Benim isimlerle işim yok. Mücadele, Atatürk’ün 2 büyük eserinden olan CHP’de sürdürülmeli” diye yanıt verdi. Ankara’da konuşulanlara göre; bu tartışmada CHP’den seçilmiş belediye başkanları “kavgada” taraf olmamaya çalışıyorlar. Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gibi isimlerin de şu aşamada CHP’de kalmayı düşündükleri biliniyor.