Tarih 8 Aralık 2011.

Kazım Kaşifoğlu, Türk istihbaratçı ve devlet görevlisidir. Shamir Herbon’la iş birliği yapıp Kara’yı tuzağa düşürür ve öldürdüğünü düşünür. Ancak Polat Alemdar tarafından yakalandıktan sonra tutulduğu binada Kara tarafından yumrukla bayıltıp zehirli iğne enjekte edilerek öldürülür.

Evet…

Kurtlar Vadisi Pusu adlı diziyle başladım yazıya.

Neden mi? Çünkü; MİT Orta Asya Baş Koordinatörü Kaşif Kozinoğlu dosyası yeniden açıldı. Ayrıntılarını anlatacağım.

Ancak…

Kurtlar Vadisi’yle başladım, devam edelim. .

Dizinin 123’üncü bölümünde diziye katılan ‘Kazım Kaşifoğlu’ adlı MİT görevlisini canlandıran karakterin, aslında Kozinoğlu’nu anlattığı öne sürülmüştü ve dizideki olaylar gerçekleşti!

MİT’çi Kozinoğlu’nu ölüme götüren süreç - Resim : 1
Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki Kazım Kaşifoğlu rolünü Sedat Savtak oynadı.

Dizinin 123’üncü bölümünde diziye katılan “Kazım Kaşifoğlu” karakteri, aslında Kozinoğlu’dur. Karakter, dizide Cumhurbaşkanını bile tehdit edebilecek derecede güçlü bir isimdir. Dizideki Kaşifoğlu karakterinin son bölümde Yeşil’i canlandıran “Kara”, Kaşifoğlu’nu öldürmek için yeniden sahaya iner.

Tarih 10 Kasım 2011.

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin, 10 Kasım’da yayılanan 136’ncı bölümünde, Kaşif Kozinoğlu karakterini, Kazım Kaşifoğlu adıyla canlandıran karakter için ölüm emri verilir. Bu bölümün yayınlanmasından üç gün sonra 13 Kasım 2011’de Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri’de kalp krizi geçirerek öldüğü açıklanır. Dizinin bu bölümünde Polat Alemdar, uyuşturucu satıcısı Yaşar Katırcı’ya ‘Kaşifoğlu’nu (Kozinoğlu) teslim etmişti. Yaşar Ağa kızının ölümünden Kazım Kaşifoğlu’nu tutuyordu. Mezarında Kaşifoğlu’nu öldürmek isterken, polis engeline takıldı. Devletin içinden bir birim, “O gizli tanık” diyerek, Yaşar’ın elinden Kaşifoğlu’nu kurtardı. Ancak, Yaşar Ağa’nın yardımcısı İlhan, “Kaşifoğlu, Azrail’in ben olacağım. Seni öldüreceğim” diye bağırarak, Kaşifoğlu’nun polis aracıyla gidişine isyan etti. Yaşar Ağa da bir devlet yetkilisine, “O Kaşifoğlu’nu taammüden öldüreceğim, itiraf ediyorum. Bana verin onu. Ben öldüremezsem, arkamdan gelenler öldürecek” diyerek, meydan okudu. Ve… 139’uncu bölümde de Kara tarafından yumrukla bayıltıp zehirli iğne enjekte edilerek öldürülür. Dizinin ilk 99 bölümünde konsept danışmanı gazeteci-yazar Soner Yalçın’dır ve ayrıldıktan sonra Kurtlar Vadisi’ne Fetullahçı sızması yaşanmıştır. O dönem özellikle emniyet ve yargı içinde yuvalanmış yapı dizileri de etkisi altına almıştır. Burada ilginç bir detay daha var.

15 yıl önce “kovuşturmaya yer yok” denildi

MİT’çi Kozinoğlu’nu ölüme götüren süreç - Resim : 2
Kaşif Kozinoğlu

Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde rahatsızlandı ve hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetti. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelendi, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve eşinin tanık ifadeleri alındı, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.

Dün…

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizdi ve şunları kaydetti: “Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliği’nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir.”

Kaşif Kozinoğlu dosyasındaki üç şüphe

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili “şüphenin” kaynağı ne? Yapılan incelemelere göre Kozinoğlu, ölümünden önce cezaevi müdürlüğünden ‘Coraspin’ ve bir vitamin hapı talep ediyor. Eski MİT’çinin avukatları da otopside vitamin ilacı yönünden bir inceleme yapılmadığını ifade ediyor. Bu konuda bir şüphe doğuyor.

MİT’çi Kozinoğlu’nu ölüme götüren süreç - Resim : 3
Firari FETÖ’cü gardiyan Ferhat Veysi Gül

Yine avukata gönderilen bir mailde Kaşif Kozinoğlu ile aynı cezaevinde bulunduğunu belirtilen bir şahsın, Kozinoğlu’nun kalp krizi sebebiyle ölmediğini mesajında belirtmesi üzerine bir şüphe daha doğuyor.

Ancak… İddiaya göre soruşturma dosyasında, Kozinoğlu’nun fenalaştığı anlara ilişkin kamera kayıtlarının da incelendiği ve cezaevindeki müdahale sürecine dair dikkat çeken görüntülere ulaşıldığı öne sürüldü. Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından koğuştaki acil durum butonuna basılmasına rağmen Mayıs 2011’de göreve başlayan ve özel olarak bu koğuşta görevlendirildiği belirtilen infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül müdahale etmek yerine odadaki radyonun sesini yükseltti. Soruşturmanın, olayın ardından cezaevinden ayrılarak firar ettiği belirtilen Ferhat Veysi Gül üzerinden genişletildiği öğrenildi. Gül’ün olaydan sonra yaklaşık 6 ay boyunca hücre tipi olduğu belirtilen örgüt evlerinde saklandığı, daha sonra FETÖ’ye ait olduğu belirtilen Fatih Üniversitesi’ne kayıt yaptırdığı ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Fransa’ya kaçtığının tespit edildiği ve hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı belirtildi.

2004’te “kırık kalp sendromundan” üç dakika kalbi durmuş

Tarih 19 Ekim 2011.

Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri’de yaptığı kapalı görüşlerde kayıt altına alınan konuşmalarının incelendiği öğrenildi. Kozinoğlu’nun kız kardeşiyle yaptığı görüşmede dedikleri ve 2004’te yaşadığı “kalp” sıkıntısını anlatması dikkat çekici:

“Ben bir gün kırık kalp sendromu oldum. Hastaneye kaldırdılar beni, tamam mı? Senin haberin yok, bizim oraya profesör getirdiler... Hiçbir şey olmaz deme. Hiçbir şey olmaz deme. Ha... Şimdi, ondan sonra bir gün pazar günü falan, Allah Allah, ben kendimden geçmişim. Sonra yataktan kalktığımda ter izim vardı komple. Bu da telefon etmiş. Gelmiş bakmış nabız yok, nabız yok. Yani vefat etti diye telefon etmiş. Hemen daireden geldiler. Ben de o sırada kalktım. Üç dakika, üç dakika kalbim durmuş, üç dakika. Sonra tekrar şey yaptım. Gittikçe profesör getirdiler, getirdiler dışarıdan. Bizim orada, bizim orada hastane var. Müsteşar Yardımcısı hepsi yanımda. Elimden tutuyor falan. Profesör baktı, dedi ki bu kırık kalp sendromu. Lan bu ne? Kırık kalp sendromu... Bak dedi. Burada oku dedi. Anlattı. Böyle çok üst üste psikolojik baskı yediğin zaman, bak dikkat et, normal kalp krizinin 7 ila 34 katı şiddetinde bir kriz geçiriyorsun. Dedi ki bana, ‘bir milyonda bir sen kurtuldun’ dedi. Yoksa öldürüyordu, kesin öldürüyordu. Normal kalp krizinin 7 ila 34 kat şiddetinde bak. Kırık kalp sendromu bu. Ben dedi, ha... Şeye çıkardı, anjiyo yapacaktı. Anjiyo aletlerini getirmiş, bana anjiyo yaptırıp yatıracaklar beni. Bir banda çık, banda her gün koşuyorum ya. Bir de spor ayakkabısı yok. Çıplak ayakla koştum. Çıplak ayakla, ben tabi bir kaptırdım, takı tuku, takı tuku. Ya bunu anjiyoya gerek yok, adam acayip koşuyor’ dedi…”

Odatv’de çıktığı iddia edilen dosya ancak Yalçın ve Terkoğlu’nun tanımadığı MİT’çi

Tarih 9 Mart 2011.

Kaşif Kozinoğlu, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait kargo uçağı ile yurda getirildi. MİT Afganistan sorumlusu R.T.’nin eşlik ettiği Kozinoğlu’nu Afganistan’dan getiren uçak saat 18.00 sularında Ankara’ya indi. Etimesgut’taki askeri havaalanına iniş yapması planlanan uçak, Esenboğa’ya indi. Havaalanı çalışanları tarafından fark edilen Kozinoğlu, hiçbir kontrolden geçirilmeden kendisini bekleyen MİT mensuplarınca götürüldü. 17 gündür Afganistan’da olduğu öğrenilen Kozinoğlu, MİT’in Orta Asya Bölüm Başkanı olarak görevdeydi. Kozinoğlu yurtdışındayken etrafında bulunanlara Türk adaletine teslim olacağını söyledi.

Peki Kozinoğlu neyle suçlandı?

Odatv baskınında Soner Yalçın’ın ofisinde bulunan ‘Koz’ isimli dosyada MİT’e ait bilgi ve belgeler, AKP’liler hakkında istihbarat notları tespit edilmiş, bu bilgilerin de MİT mensubu Kozinoğlu tarafından sızdırıldığı ileri sürülmüştü. 10 Mart 2011’de; Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz tarafından ifadesi alınan Kozinoğlu, sevk edildiği İstanbul Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesince sorgulandı. Kozinoğlu, Öz tarafından “Terör örgütü üyeliği ve gizli belgeleri temin etme” suçlarından tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi. MİT görevlisiyle ilgili karar akşam saatlerinde verildi ve İstanbul Nöbetçi 14. Ağır Ceza Mahkemesi Kozinoğlu’nun tutuklanmasına karar verdi.

Odatv’nin sahibi Soner Yalçın ve o dönem yazı işleri müdürü Barış Terkoğlu’na, “Kozinoğlu’nu tanıyor muydunuz?” sorusunu yönelttim. İki isim de soruşturma başlayınca öğrendiklerini söylediler.

Bildiğimiz; Kozinoğlu’nun FETÖ konusunda uluslararası anlamda bildiği çok konu olduğu. Devlet içinde nasıl örgütlendiklerine dair çalışmaları kendisini önemli kılıyor.

Gelelim bugüne.