Butlan, ihraçlar, görevden almalar, kurultay talepleri…
CHP’de işler hala bildiğimiz gibi.
Karşılıklı atışmalar sürüyor.
Şimdi en önemli konu şu; CHP bölünecek mi?
Özgür Özel ısrarla “Hiçbir yere gitmeyeceğiz, mücadelemizi butlancılardan partiyi yeniden devralıncaya kadar sürdüreceğiz” diyor ama bir yandan da yeni parti çalışmaları sürüyor.
İki seçenek var; yeni parti kurmak, seçime katılma hakkı olan bir partiyle birleşmek.
Birinci şık “bir baskın seçim” ihtimaline karşı endişe yaratıyor.
Diyelim ki yeni parti ya da başka parti ile birleşme gündeme geldi.
Sorun şu; Bu yeni parti oluşumunda mevcut milletvekillerinden kaçı olacak?
Halen CHP’nin 138 milletvekili var.
Bunlardan 60’ının Özel ile hareket edeceği söyleniyor.
Kılıçdaroğlu ile kalacak olanların sayısı tam belli değil, ama 22 ile 30 arasında olacağı tahmin ediliyor.
Ortada 48-56 milletvekili var.
Bunlar beklemede ve belli ki duruma göre hareket edecekler.
Yeni bir parti olması halinde ana muhalefet partisinin kim olacağı da önemli.
Şu anki sayılara bakılırsa yeni parti mecliste ikinci en büyük grubu oluşturacağı için ana muhalefet partisi de olacak.
Eğer ortadaki 48-56 kişi CHP’de kalırsa CHP yine ana muhalefet partisi olur.
Yok bu kişiler içinden Özel’le gidenler olursa denge değişir ve kimin ana muhalefet partisi olacağı o zaman ortaya çıkar.
GÜNÜN SÖZÜ
Değiştir gündemi, yaşanan fakirlikler unutulsun...
Değiştir gündemi, adaletsizlikler unutulsun...
Değiştir gündemi, ana muhalefeti düşür birbirine...
Sen de atı al, Üsküdar’a geç...
Ne âlâ memleket, buz gibi ülke... Ahmet ÜSTÜN
YENİ ÖĞRENDİM
Suriyeliler kalıcı hale geliyor
Suriye’de iç çatışmalar çıktıktan sonra milyonlarca kişi Türkiye’ye gelmişti.
Sayıları resmi olarak 2 milyon kadar olarak açıklanmışsa da aslında son 15 yıldır toplam 7-8 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptık.
Ülkedeki yeni yönetim döneminde resmi olarak 700 bin kişinin geri döndüğü açıklanmıştı.
Türkiye’nin Şam büyükelçisi Nuh Yılmaz geçen hafta yaptığı açıklamada geri dönüşlerle ilgili politikada değişiklik olacağını ve Türkiye’deki Suriyelilerin geri gitmesine gerek olmadığını söyledi.
Yılmaz şu anda Türkiye’de Arapça bilmeyen, Türkçe konuşan yüzbinlerce genç olduğunu belirterek “Bu insanların Türkiye’de kalması iki ülke ilişkilerinde de önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise bu konuşmaya tepki göstererek “Hani savaş bitince döneceklerdi?” diye sordu.
Şam büyükelçisinin konuşmasını ekleyerek sosyal medya paylaşımı yapan Ümit Özdağ, “Yıllarca Türk Milletini ‘savaş bitince dönecekler’ diye oyalayanlar şimdi ‘kalacak’ diyorlar. Türk Milleti artık uyanmaz ise tarihinin en karanlık kabuslarından birisini yaşayacak” dedi.
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Basın kartı itibarını kazandı
Tam 50 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bunun 48 yılında basın kartı taşıdım.
Ancak son yıllarda basın kartının neredeyse hiç hükmü kalmamıştı.
Herhangi bir devlet kurumunda, bankalarda, seçim sandığı başında kimlik olarak basın kartını uzattığımda hep “Kimlik kartı ya da ehliyetiniz yok mu?” sorusuyla karşılaşıyordum.
Oysa basın kartı da tıpkı kimlik kartı ve ehliyet kadar geçerli bir kimlik belgesi.
Bu hep canımı sıkıyordu.
Hatta birkaç kere karşımdaki görevliye takılarak “Kimlik kartı ve ehliyeti içişleri bakanlığı veriyor, oysa basın kartı cumhurbaşkanlığı tarafından veriliyor. Yani siz şimdi cumhurbaşkanının verdiği kimliği kabul etmiyor musunuz” dedim.
Öyle baktılar yüzüme ve “Siz yine de ehliyet ya da kimlik kartı verin” dediler hep.
Nihayet İçişleri Bakanı harekete geçmiş ve ilgili makamlara yazı yazarak basın kartının geçerli kimlik kartı olduğunu hatırlatmış.
Yani bundan sonra bu mesleği yapanlar cumhurbaşkanlığı tarafından verilen basın kartlarını ibraz ettiklerinde kendilerinden başka bir kimlik istenmeyecek.
Ne diyeyim, teşekkürler… Manevi değeri olsa da hakkımızı teslim ettikleri için.
BUNU YAZMAK GEREK
Kıbrıs konusu ısıtılıyor
İçinde Akın Gürlek’in adı geçtiği için Avrupa Parlamentosuna yarınki oylama için sunulan rapor çok tartışıldı.
Gürlek’in Adalet Bakanı olmasının dehşet verici olarak tanımlandığı bu raporda Türkiye’nin demokrasi, hukuk, insan hakları konusunda çok gerilere düştüğü ve bunların düzeltilmemesi halinde Avrupa Birliği üyesi olmasının mümkün olmadığı belirtiliyor.
Ancak raporda yakın gelecekte Türkiye’nin başının derde sokulacağını anlatan bölümler var.
Bunların da başında Kıbrıs geliyor.
Önümüzdeki günlerde Ege ve Kıbrıs çok gündeme gelecek gibi görünüyor.