ACAYİP YAZILAR
Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç İzmir’deki Amerikan Hastanesinin açılış töreninde bir fıkra anlatınca kıyamet koptu.
DEM Parti tepki gösterince Adalet Bakanlığı harekete geçti, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Rahmi Koç hakkında soruşturma başlattı, AKP Sözcüsü Ömer Çelik anında Rahmi Koç’u hedef alan çok ağır açıklama yaptı, Rahmi Koç kamuoyundan özür diledi.
İşin yargı boyutu nereye kadar gider bilemem ama yaşadığımız tuhaflığa anlam veremiyorum.
Rahmi Koç aslında bilinen çok anlatılmış bir fıkrayı anlatmış, fıkranın kahramanı kadını tanımlarken “Kürt” demiş.
Kıyamet kopması bundan.
Ayırımcılık, kadına hakaret, cinsel içerik kullanarak kadınla alay, etnik köken üzerinden kin ve nefret… Yani ne ararsan var.
İşin özü aslında mizah.
Ama Adalet Bakanı onun da önünü kapamış “mizah adı altında olsa bile” ibaresiyle konunun “suç kapsamında” yer aldığının altını çizmiş.
Rahmi Koç’un “Kürt” demesinin altında bir şey yattığını sanmam. Zaten ayak üstü sohbette anlatılmış bir fıkra.
O fıkrayı art niyeti olmayan hiç kimsenin aklına ayırımcılık yapıldığı, Kürtlere hakaret edildiği gelmez.
Ama buradan yola çıkacaksak eğer örneğin “Laz fıkralarını” nereye koyacağız.
Kayseri fıkralarını, Arnavut fıkralarını, Bektaşi fıkralarını, Yahudi fıkralarını ne yapacağız?
Gördüğüm şu ki asıl hedef mizah.
Çünkü mizah en etkili eleştiriden bile daha keskin olabiliyor.
O halde sudan bir bahane ile üstelik Türkiye’nin en önemli iş insanını bile hedef alır, “kim olursa olsun” sloganını da eklediniz mi kimse mizah yapamaz hale gelir bu ülkede.
NOT: ‘Yahu bu kadar yazmışsın da Rahmi Koç’un anlattığı fıkra ne?’ diye merak etmişsinizdir. Yazamam çünkü anında bana da soruşturma açarlar. Merak edenler Google’a “Rahmi Koç’un anlattığı fıkra” yazsın, fıkra anında karşınıza çıkıyor.
HOŞUMA GİDEN ŞEYLER
Fatiha ile başlamak gerek
Bu hafta için gazeteci Erdem Beliğ Zaman’dan gelen iğnelemeleri dikkatinize sunuyorum;
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’nde, “Bir Müslüman olarak Nas ne gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim...” demiş… Malumunuz Nas, Kuran’ın son suresidir. Ekonomi Nas’la devam edecekse bize de kitabı başa sarıp Fatiha okumak düşüyor!
***
K.K., CHP’yi arındırmadan partiyi Kurultay’a götürmeyeceğini söyledi… Arındırmadan kastı “iktidardan arındırma” sanırım!
***
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, mahkûmiyetinde etkin pişmanlıktan yararlanarak Manisa’nın ölmüş Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e rüşvet verdiğini iddia etmiş… Kendisinin yaptığı “etkin pişmanlık” değil “etkin pişkinlik” örneği!
ÇOK GÜLDÜM
İki pazar fıkramız var
Bu hafta Yıldırım Tuna’dan gelen fıkralar “politik bazlı” gibi görünüyor.
Yorumunu siz yapın ama…
OSMANLICA KURSLARI
İçişleri Bakanının “Vali ve kaymakamlara Osmanlıca öğretilecek” tamiminden sonra İstanbul’a gelen kıdemli kursiyer bir bürokrat taksiye bindikten sonra şoför “Nereye gidiyoruz amca?” diye sormuş.
Kursiyer “Gönülde bir gamım var ki el ta’nından efgan eylemek olmaz evladım. Fil yokuşundaki meşhur çeşmenin yanı Ahmet Paşa konağının karşısı” diye cevap vermiş.
Taksi şoförü başını sallamış “Oooo amca” demiş, “Uzun süredir payitahta avdet etmemişsiniz anlaşılan... Elhamdülillah işgal-i İngiliz hitam bulup zevale erdi de seni arzu ettiğin diyara bila-pasaport isal etmek şahsıma müyesser olacak. Aksi halde kuvvat-ı işgaliyye bizi pek müşkil bir hale düşürürdü!..”
MİTİNGDE KARANFİL
Bir partinin sevilmeyen genel başkanı, partililere konuşma yapacağı saat yaklaşırken makam odasının penceresinden aşağı bakıp bir avuç insanın toplandığını görünce etrafındakilere “Bugün burada toplantı olacağı halka bildirilmedi mi?” diye sormuş sinirle.
“Bildirmez olur muyuz? Bildirdik efendim” diye gelmiş cevap.
“Pekii, bizzat benim konuşma yapacağım halka duyurulmuş muydu?”
“Duyurmamaya çalıştık efendim ama aşağıdaki görüntüye bakılırsa birileri sızdırmış olmalı!”
“Peki ya ben konuşma yaparken üzerime atılmasını istediğim karanfiller?”
“Gelenler nedense saksısıyla getirmişler, güvenlik girişte saksıları topluyor efendim.”