ANALİZ
Butlan kararı nedeniyle alt üst olan CHP’de acilen kurultay toplanması için büyük çaba var.
110 milletvekili kurultay toplanması için genel merkeze dilekçe yazdı.
Kılıçdaroğlu’nun seçimi kaybettiği kurultayda delege olanlar da 900’ü aşkın imza toplayarak kurultay yapılmasını istedi.
CHP içtüzüğüne göre bu imzaların toplanması halinde kurultay yapılması zorunlu.
Buna karşı butlan kararının kesinleşmemiş olması kurultay yapılmasını önlüyor.
Peki butlan kararı istinaf mahkemesinin kararına rağmen neden kesinleşmedi?
Çünkü Yargıtay’a alelacele CHP yönetimi adına Özgür Özel tarafından iptal başvurusu yapıldı.
Ama butlan kararı ile genel başkanlığa oturan Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’in genel başkan olmadığını yazı ile bildirdi.
Şimdi Özgür Özel istese de temyiz dilekçesini geri çekemiyor çünkü bu yetki sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nda.
Dilekçe geri çekilebilse ortada başvuru kalmayacağı için istinaf mahkemesinin butlan kararı kesinleşmiş olacak.
Kurultay için imza veren delegeler butlan kararı ile kesin olarak dönmüş olacakları için CHP yönetimi gelen kurultay talebini karşılamak zorunda kalacak.
Nefes’teki köşe komşum Memduh Bayraktaroğlu, butlan kararının alındığı gün Özgür Özel’e çağrı yaparak “Aman temyiz dilekçesi vermeyin, kararı kabul edin ve kurultay toplanmasını sağlayın” önerisini yapmıştı.
Ancak o öfke ve heyecan içinde temyiz dilekçesi verildi. Şimdi dönüş yolu da kapanmış oldu.
DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER
Bahçeli yine kafa karıştırdı
Butlan tartışmalarına MHP Genel Başkanı Bahçeli de katıldı sonunda.
“Yaşananlar CHP’ye yakışmıyor” diyen Bahçeli, CHP’de kutuplaşmanın derinleştiğini söyleyerek “Yaşanan gelişmeler demokrasimize zarar verici bir noktaya varmaktadır. Provokasyonları artıracak söylem ve eylemlerden kaçınılmalı. Yargıtay, CHP için kararını bir an önce vermeli. Türk siyasetinin hırpalanmasına izin verilmemelidir” diye konuştu.
CHP’nin bölünmemesi gerektiğini belirten Bahçeli şunu söyledi; “Yolsuzlukla anılanların yaptıkları korunmamalı. CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı, arınmalı ve durulmalıdır.”
İyi güzel de Bahçeli’nin ne istediği tam anlaşılmıyor.
Örneğin “Yargıtay kararını vermeli” sözü bir temenni mi bir bilgiye mi dayanıyor?
Yargıtay butlan kararını onaylarsa durum farklı, onaylamazsa bambaşka olacaktır.
Bahçeli “CHP bölünmemeli” derken butlan kararının iptal edileceğini mi ima ediyor, anlamak mümkün değil.
GÜNÜN SÖZÜ
Erdoğan’ın “emir eri” 711 üst dereceli bürokratı var...
Bunlar, Erdoğan sonrasını düşünmek istemiyor...
Başları yasalara aykırı emirlerle derde girecek...
Bu nedenle, iktidar TBMM’de 401 bulmamalı...
Bu komploya alet olmayalım!..
Ahmet ÜSTÜN
KAFAMI BOZAN ŞEYLER
Amerika da bizi kıskanıyor mu?
Ortadoğu’da savaş 3 ayı doldurdu 4’üncü aya girdik.
Dünyaca ünlü Reuters ajansı 4 aylık dönemde Amerika’nın 29.5 milyar liralık masraf yaptığını açıkladı.
Bu açıklamayı gören ekonomist Onur Çanakçı da aynı dönemde Türkiye’de iç ve dış borçlar için faize ödenen miktarı araştırmış.
Sıkı durun, ilk dört aylık dönemde ödenen faizlerin toplamı 1 trilyon 115 milyar Türk Lirası.
Çanakçı bunu dolara çevirmiş.
Aşağı yukarı 24.5 milyar dolar tutuyor.
Demek ki Amerika’nın savaşta harcadığı paraya yakın bir para bizde faizcilerin cebine gitmiş.
Artık Amerika da bizi kıskanıyor mudur acaba?
Şaka bir yana dünyada faize bu kadar para ödeyen başka hiçbir ülke yok.
İşin kötüsü bunu konuşan siyasetçi de yok.
ŞAŞIRDIM
Bunlardan o kadar çok var ki
Televizyonda Nihat Hatipoğlu’na takıldım.
Biliyorsunuz dini konuşmalar yapıyor ve halktan gelen soruları yanıtlıyor.
Akla ziyan sorular geliyor hep ama benim izlediğim korkunçtu.
Bir kadın bağlandı.
“Kocam beni aldatıyor” dedi.
Sonra sıraladı.
Kız kardeşimle yakaladım.
Gelinimle yakaladım.
Bana artık aynı yatakta yatmak istemediğini söyledi.
Nihat Hatipoğlu kadını teselli etmek istedi, “Kocan ahlaksızlık yapıyor” falan dedi.
Ama kadının sorusu bambaşkaydı.
Dedi ki “Hocam kocam beni aldatıyor, bu nedenle kocama kadınlık görevimi yapamıyorum, aynı yatakta yatmıyorum, böyle olunca ben günahkar mı oluyorum?”