NEFES’in Ankara bürosunu ziyaret eden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’yla Türkiye ekonomisi, emeklilerin, emekçilerin durumu ve sendikal mücadele hakkında uzun bir sohbetimiz oldu.
Öncelikle kendisinden aldığımız güzel haberi aktarmak istiyorum: DİSK Genel Merkezi artık Ankara’ya taşınıyormuş. Haziran 1980’de yapılan 7. Genel Kurul’da Ankara’ya taşınma kararı alan DİSK, aynı yıl 12 Eylül günü gerçekleşen askerî darbe nedeniyle bu kararını hayata geçirememişti. 46 yıl sonra hayata geçecek bu kararın sendikal hareket açısından önemli olduğunu düşünüyorum.
Çerkezoğlu, içinden geçtiğimiz dönemin gelecek 40-50 yılı belirleyeceğine dikkat çekerken, şu bilgiyi paylaştı: “Çalışanların milli gelirden aldığı pay 2017’den bu yana tarihin en düşük seviyelerinde. Hatta 12 Eylül darbesinin yapıldığı 1980’lerdeki seviyede... Türkiye yoksul bir ülke olduğu için yoksul değiliz. Türkiye bölüşüm krizi yaşadığı için yoksuluz.”
***
Çerkezoğlu, DİSK’in tarihini anlatan üç ciltlik kitap setini de NEFES’e hediye etti. Kitabın ilk cildinin sayfalarının arasında dolaşırken aşağıdaki fotoğrafa denk geldim.
1961 yılında çekilmiş bir fotoğraf. DİSK’in Saraçhane mitinginden bir kesit. İstanbul Valisiyle İstanbul Belediye Başkanı’nın aynı kişi olduğu bir dönem. Bütün baskılara rağmen insanlar haklarını aramak için belediye yönetiminin bulunduğu Saraçhane binasının önünde toplu gösteri yapıyor.

Fotoğraftaki dövizi fark ettiniz mi? “Maluliyet aylığı 120, ev kirası 150 lira” yazıyor. Ne kadar tanıdık değil mi? Bugünlerde de yoksul insanlar benzer hesaplar yapıyor.
***
Fotoğraftan çok etkilendim ve bugünkü durumu merak ettim.
En düşük maluliyet aylığı 2026’nın ilk yarısında 20 bin liraymış. İkinci yarıda 23 bin 552 olmuş.
Sonra son dört yıldaki artış oranlarına baktım. 2021’in ikinci döneminde artış oranı yüzde 66,67 olmuş ve en düşük malul aylığı 2 bin 500 lira olmuş. Daha sonra altı aylık aralarla artış oranı ve en düşük malul aylığı şöyle değişmiş:
Temmuz 2022: Yüzde 40 artışla 3 bin 500 lira.
Ocak 2023 (seçim öncesi): Yüzde 57,14 artışla 5 bin 500 lira.
Nisan 2023 (seçim öncesi ikinci zam): Yüzde 36,36 artışla 7 bin 500 lira.
Ocak 2024: Yüzde 33,33 ile 10 bin lira.
Temmuz 2024: Yüzde 25 ile 12 bin 500 lira.
Ocak 2025: Yüzde 15,75 ile 14 bin 469 lira.
Temmuz 2025: Yüzde 16,67 ile 16 bin 881 lira.
Ocak 2026: Yüzde 18,48’le 20 bin lira.
Temmuz 2026: Yüzde 17,76 ile 23 bin 552 lira.
***
Ne kadar ilginç değil mi? 2023’te Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve Genel Seçimler var diye 14 Mayıs’tan önce yüzde 95 zam yapıldığını saymazsak, sürekli bir kötüleşme var.
Şimdi fotoğrafa dönelim mi?
Malullük aylığı bu şekildeyken kiralar nasıl?
Resmî verilere göre bugün Türkiye’de kira ortalaması 28 bin 40 lira. Ankara’da bu rakam 34 bin 440 lira olmuş. İstanbul’da ise ne yazık ki kira ortalaması 45 bin lirayı aşmış vaziyette.
Şimdi bir düşünelim: Fotoğraftaki kadın şimdi yaşasaydı, elindeki dövizde ne yazacaktı?
“Malullük aylığı 23 bin 500, kira 45 bin...”
***
1961’de aylık malullük kazancının kirayı karşılama oranı yüzde 80’miş. Üstelik vatandaş bu durumdan da şikâyetçiymiş.
2026’da aylık malullük kazancının kirayı karşılama oranı sadece yüzde 52.
Aradan tam 65 yıl geçmiş.
Bölüşüm problemi nedeniyle insanlarımız daha da yoksullaşmış. Birileri fonlardan milyarlar kaldırırken yoksul halkımız aylığıyla kirayı ödeyemez hâle gelmiş.
Çok merak ediyorum: Şubat 2021’de “AK Parti’yle Türkiye 50 yıl ileriye gitti” diyen ünlü tekstilci Abdullah Kiğılı hâlâ aynı noktada mı?
Peki siz ne düşünüyorsunuz? AK Parti’yle Türkiye 50 yıl ileriye mi, geriye mi gittik?